7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/7286 E. , 2011/5594 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 116 ada 10, 11, 16, 17, 18, 19, 21 ve 24 parsel sayılı taşınmazlar bağışlamaya, satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ayrı ayrı davalılar Kasım Akgün, ..., ..., ..., ..., ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
Davacı ... kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davacı vergi kayıtlarına dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36. maddesi hükmü gerekçe gösterilerek yazılı biçimde hüküm kurulmuş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemektedir.
Somut olayda kanıtlama yükümlülüğünün davacı taraf üzerinde olduğu, dosyada keşif yapılmasının zorunlu bulunduğu kuşkusuzdur. Ne var ki, davacı tarafa keşif giderlerini yatırması için kesin önel verilmiş ise de, davacı tarafa verilen kesin önel gerekli koşulları içermemektedir. Davacının katılmadığı 24.06.2010 tarihli oturumda verilen ara kararında mahkeme heyetine verilecek ücretler kalem kalem ve ayrıntılı olarak gösterildiği halde davacıya tebliğ edilen davetiyede bu masraflar kalem kalem gösterilmediği gibi davacıya tebliğ edilen davetiyeye 24.06.2010 tarihli oturumun bir örneği de eklenmemiştir. Öte yandan dava konusu taşınmazların komşu parsellerine ait tutanak örnekleri ve varsa dayanak kayıtları getirtilmediği gibi davacının yargılama sırasında tutunduğu vergi kayıtları da ilçe ../.. Özel İdare Müdürlüğünden getirtilerek dosya içine konulmamış, revizyon durumu araştırılmamıştır. Hal böyle olunca dosyanın bu haliyle keşfe hazır olduğundan da söz edilemez.
Hal böyle olunca mahkemece oluşturulan ara kararının kesin önel sonuçlarının uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmadığı kuşkusuzdur. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 29.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.