Esas No
E. 2021/9986
Karar No
K. 2023/3839
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/9986 E.  ,  2023/3839 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/442 E., 2020/3150 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI: 2017/312 E., 2017/452 K.

Taraflar arasındaki trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince 08.09.2020 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin, kararın kesin olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davacı ... yönünden; miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı ... yönünden reddedilen ve temyize konu edilen toplam miktar 15.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmakla Davacı ... yönünden temyiz dilekçesinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek karar yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekir.

Davacı ... yönünden; Bölge Adliye Mahkemesince maddi ve manevi tazminat talebi ayrı ayrı değerlendirilerek temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiş ise de davacı ... için talep edilen tazminat bir bütün olup reddedilen toplam miktar kesinlik sınırının üzerindedir. Bu durumda temyiz dilekçesinin miktardan reddine ilişkin ek kararın hatalı olduğu anlaşılmakla; ... yönünden ek kararın bozularak ortadan kaldırılması gerekir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle, ek kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı bulunan ...'un sevk ve idaresindeki Kocaeli Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü emrinde görevli motosikletin 21.11.2007 tarihinde davacıların murisi ... 'e çarparak ölümüne neden olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı motosiklet sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, davacıların murislerinin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kaldıklarını, aynı zamanda büyük acı ve üzüntü yaşadıklarını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacı eş ... için 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 35.000,00 TL manevi tazminatın, davacı çocuk ... (...) ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın (davalı sigorta şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesini talep etmiş, 28.06.2017 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 52.700,02 TL'ye yükseltmiştir.

II. CEVAP

Davalı Hür Sigorta A. Ş. vekili ; 21.11.2007 tarihinde kazaya karışan aracın 01.08.2007-2008 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, davacının kazaya ilişkin olarak müvekkili şirkete dava açmadan önce sulhen müracaatta bulunmadığını, bu durumda temerrüdün de söz konusu olamayacağını, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili; dava konusu kazanın D-100 Karayolunda İstanbul-Sakarya yönünde davalı ...'un görevli olduğu sırada seyir halinde iken yola aniden çıkan davacıların murisi ... ...'e çarpması şeklinde meydana geldiğini, kaza sonucu davalı ...'un da ağır şekilde yaralandığını, Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada alınan bilirkişi raporuna göre müteveffanın asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, yaya geçişine kapalı bir yola çıkmasının kurallara aykırı olduğunu, davalı ...'un bu halde müteveffayı fark edememesinden dolayı kazayı gerçekleştirmesinde kusurunun bulunmadığının anlaşıldığını, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucu ...'un beraatine karar verildiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Yargılama sırasında davalı ...'un 18.07.2016 tarihinde vefat etmesi nedeniyle mirasçıları davaya dahil edilerek yargılamaya devam edilmiştir. Dahili davalılar beyanlarında, murislerinin kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın meydana gelmesinde davacılar murisi ... ...'in % 70, davalı araç sürücüsü ...'un % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek düzenlenen 23.06.2017 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak; davacı ...'in maddi tazminat davasının kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, davacı ... ...'in manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, maddi tazminat talebinin ıslah dilekçesinin usule uygun olmaması nedeni ile usulden reddine, maddi tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacı ... için dava ve ıslah dilekçelerine göre 50.544,87 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan (Davalı ... mirasçıları ve ... yönünden olay tarihi olan 21.11.2007 tarihinde, davalı Hür Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi olan 19.09.2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ... için 24.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçıları ve İçişleri Bakanlığından olay tarihi olan 21.11.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, davacı ... ... için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... mirasçıları ve İçişleri Bakanlığından olay tarihi olan 21.11.2007 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davalı Tasfiye Halinde Hür Sigorta A. Ş. vekili; hesap raporunun hatalı olduğu, kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin tam kusurlu olduğu, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı, kusur yönünden eksik araştırma ve inceleme yapılarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Davalı ... vekili; Adli Tıp Kurumu (ATK) raporu ile kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin tam kusurlu, araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiği, Ağır Ceza Mahkemesince bu rapor dikkate alınmak suretiyle ...'un beraatine karar verildiği, mahkemece araç sürücüsünün % 30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Dahili davalılar ..., ... ve ...; kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin tam kusurlu olduğu, murisleri olan ...'un kusursuz olması nedeniyle Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada beraatine karar verildiği, mahkemece murislerinin kazada kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2008/222 E. sayılı dosyası ile yapılan yargılamada temin edilen ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 23.06.2011 tarihli raporu ile; kazanın, davacılar murisi ... ...'in yayaların girişinin yasak olduğu yola geceleyin kaza yerinin çok yakınındaki üst geçidi kullanmayarak ve yol kenarındaki 80 cm yüksekliğindeki bariyeri de aşarak kendi ... güvenliğini tehlikeye düşürecek şekilde girmiş olmasından kaynaklandığı gerekçesiyle kazanın meydana gelmesinde davacılar murisinin tam kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsü ...'un herhangi bir kusurunun bulunmadığının tespit edilmesine, Ağır Ceza Mahkemesince bu rapor hükme esas alınarak sanık ...'un kaza nedeniyle kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmesine, verilen kararın Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 08.04.2013 tarih ve 2012/11364 E., 2013/8933 K. sayılı kararı ile mahkeme gerekçesi yerinde bulunarak, sanık ...'a atfedilebilecek kusur bulunmadığı, taksirinin dahi bulunmadığı gerekçesiyle onanarak kesinleşmesine, Yargıtay onama ilanı ile kesinleşen ceza mahkemesi kararındaki maddi olaya ilişkin kesinleşen hükmün hukuk hakimini de bağlayacak olmasına, bu durumda dahili davalılar murisi, motosiklet sürücüsü ...'un kazanın meydana gelmesinde kusursuz olduğu, davacılar murisi ... ...'in kaza nedeniyle tam kusurlu bulunmasına göre, davalıların kaza nedeniyle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesi hatalı olduğunu ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/2 maddesi gereğince mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili; hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğu, ilgili diğer dosyalarda alınan raporlara göre davalının % 30 kusurlu olduğu ve kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, iş bu dosyada da davalının % 30 kusurlu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3.Değerlendirme

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; A- Davacı ... Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.09.2020 tarihli ek kararın ONANMASINA,

B- Davacı ... Yönünden Bölge Adliye Mahkemesince verilen 08.09.2020 tarihli ek kararın BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davacılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.03.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY

Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince alınan 23.06.2017 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın % 70, davalı sürücünün % 30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, ceza dosyasında alınan 23.06.2011 tarihli ATK raporunda müteveffanın asli kusurlu olduğu, davalının kusursuz olduğunun tespit edildiği, Kocaeli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/16 Esas sayılı dosyasında alınan 19.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın % 70, davalının % 30 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, Bölge Adliye Mahkemesince müteveffanın tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince; kusur dağılımına ilişkin çelişkilerin giderilmesi yönünde İTÜ öğretim üyeleri veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek uzman bilirkişi kurulundan, önceki raporların da irdelendiği, denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli şekilde rapor alınması gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog