Esas No
E. 2023/5130
Karar No
K. 2023/6105
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/5130 E.  ,  2023/6105 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1296 E., 2023/834 K.
KARAR: Davanın reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2016/322 E., 2017/353 K.

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait dava konusu 7 No.lu bağımsız bölümü davalının kullandığını, tarafların 3 yıl önce boşandığını, boşanma kararından sonra müvekkilinin davalıya Bucak PTT şubesi kanalıyla ihtar göndererek bağımsız bölümü tahliye etmesini istediğini, davalının bu ihtara karşı 13.05.2016 tarihinde cevap vererek evlilik birliği içinde aldıkları daireyi boşaltmayacağını, mal paylaşımı davası açtığını, bu davanın kesinleşmesinden sonra tahliye edeceğini, gelini doğum yapacağından 14.05.2016 tarihinde Almanya'ya gideceğini beyan ettiğini ileri sürerek, el atmanın önlenmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili her ne kadar 13.05.2016 tarihli ihtara cevap dilekçesinde meskeni boşaltmayacağını mal paylaşım davasının kesinleşmesinden sonra tahliye edeceğini ve Almanya'ya gideceğini beyan etmiş ise de, 14.05.2016 tarihinde Almanya'ya giderken dava konusu meskeni tahliye ettiğini, müvekkilinin şu anda Almanya'da olduğunu, dava konusu meskende sadece tarafların müşterek oğlu ...'a ait eşyaların bulunduğunu, müvekkiline ait herhangi bir eşyanın bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2017 tarihli ve 2016/322 Esas 2017/353 Karar sayılı kararıyla; dava konusu evin dava tarihinden sonra boşaltıldığı kabul edilerek davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 25.08.2018 tarihli ve 2017/1250 Esas, 2018/618 Karar sayılı kararıyla; dosya kapsamından dava konusu bağımsız bölümün hâlen davalının kullanımında olduğu, davalı tarafından tahliye edilmediği anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 11.03.2021 tarihli ve 2018/15082 Esas, 2021/2241 Karar sayılı kararıyla, davalının dinlenen iki tanığı arasında çelişki bulunduğu hâlde, bu çelişki giderilmeden karar verilmiştir. O halde Mahkemece, davalının tanıkları arasındaki çelişki giderilerek, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu da gözetilerek davalının dava tarihinde müdahalesinin bulunup bulunmadığı hususunun netleştirilmesi gerektiği belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma doğrultusunda davalı tanıkları tekrar dinlenerek beyanları arasında çelişki giderilmekle, dava konusu evde, dava tarihinde ve öncesinde de davalının ikamet etmediği, sadece davacının oğlu ...'nin 2015 yılı sonları ile 2020 yılları arasında oturduğu, davalı ...'nin dava konusu evde ikamet etmediği, dava tarihinde de haksız işgalinin söz konusu olmadığı, davacının haksız el atma iddiasını ispat edemediği; davacının iddiasının sübut bulmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyizinde, dosya kapsamından davasının ispatlandığını, davalının dava konusu daireyi tahliye etmediğinin anlaşıldığını, delillerin yanlış değerlendirildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.

3.Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,11.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog