4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2022/16899 E. , 2023/4198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarih, 2019/3018 E- 2021/1018 K sayılı bozma ilamına uyularak, taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı ...'dan alacaklı olduğunu, alacağın tahsilini teminen davalı borçlu aleyhine Konya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/10164-2010/10165 -2010/20166 dosyalar ile takip yapıldığını, takiplerin kesinleştiğini, davalı borçlu adına kayıtlı bulunan Konya İli, Meram İlçesi, ... mah. ... ada, 11 parseldeki 1/2 hissenin 9.10.2010 tarihinde davalı ...'a, ondan ...'a, ondan da ...'a devredildiğinin tespit edildiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalılardan ... ve ... vekili; müvekkilinin sahil kasabasında başka bir ev almak amacı ile evi sattığını, ancak oğlunun borcu olduğunu öğrendiğinden dolayı sattığı evden aldığı paranın önemli bir kısmını da oğuluna verdiğini, tapuda yapılan hatalar için müvekkilinin suçlanamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı ... vekili; davacının İİK 105-143 maddeleri gereğince kesin veya geçici aciz vesikası ibraz etmediğini bu nedenle de dava şartı gerçekleşmediği için davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; öncelikle husumet itirazında bulunduğunu, müvekkilinin evi alırken eşi üzerine olan kooperatif hissesini de sattığı için bu evin aile konutu olduğunu, aile konutu olan bu taşınmaza hukuken dava açılmasının da mümkün olamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 08.06.2012 tarihli ve 2010/603 E, 2012/281 K sayılı kararı ile "....aciz vesikası yokluğundan " davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan)17.Hukuk Dairesi'nin 03.06.2014 tarih, 2013/2576 Esas ve 2014/8896 Karar sayılı ilamı ile; ".... davalı borçlu ... adına kayıtlı dört taşınmaz hissesine üzerine davacı tarafından haciz konulduğu ve bu taşınmazların 2010/10164 sayılı takip dosyasından alacağa mahsuben 23.1.2012 tarihinde davacı tarafından icradan satın alındığı, ödemelerden sonra 15.2.2012 tarihi itibarıyla 2010/10164 sayılı takip dosyasındaki borç miktarının 16.566,23 TL, 2010/10165 sayılı takip dosyasındaki borç miktarının 20.953,20 TL, 2010/10166 sayılı takip dosyasındaki borç miktarının da 1.1840,20 TL olduğu, borçlu için tapu sicil müdürlüğü, trafik tescil büro amirliği, banka, SGK ve 3.kişilere gönderilen haciz ihbarnamelerine borçlu ...'ın malı, hak ve alacağının bulunmadığı şeklinde cevap verildiği, 2010/10164 sayılı takip dosyasından borçlunun tebligat adresinde yapılan 25.10.2010 tarihli haciz tutanağının İİK 105 anlamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğu anlaşıldığından davanın esasına girilerek dava konusu taşınmazın borçlu ... tarafından 1/2 hissesinin satışına ilişkin 19.10.2010 tarihli tasarruf ile 21.10.2010 ve 3.11.2010 tarihli tasarrufların İİK 278, 279 ve 280. maddeleri gereğince iptale tabi olup olmadığı yönünden taraf delilleri toplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3.Mahkemenin 03.12.2018 tarih, 2014/670 E-2018/1100 K sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
4.Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 09.02.2021 tarih, 2019/3018 E- 2019/1018 K sayılı ilamı ile ".... davalı ... yönünden kötüniyetinin ispatı karar yerinde tartışılmadan eksik inceleme ile karar verilemez. Bu durumda mahkemece, davalı ...‘ın savunmaları da dikate alınarak belirtilen yasal düzenlemeler doğrultusunda davalı ... yönünden yapılacak inceleme ile kötüniyetin ispat edilip edilmediği karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 27.05.2020 tarih, 2021/552 E., 2022/412 K sayılı ile uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan yargılama neticesinde; " .... Davalı-borçlunun Konya İli Meram İlçesi Havzan Mahallesi ... Ada 11 parsel B blok 7 numaralı bağımsız bölümde kayıtlı taşınmazın 19.10.2010, 21.10.2010 tarihinde diğer davalılara satışına ilişkin tasarrufunun davacı bakımından iptaline, Davalı ...'a 3.11.2010 tarihinde devrine dair talebin reddine, Davalı ...'ın (67.500TL ile sınırlı olarak), ...'ın, ...'ın 135.000 TL nispetinde, davacının Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2010/10164-10165-10166 sayılı takip dosyalarındaki toplam alacağından fazla olmamak üzere nakden tazmine mahkum edilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...
vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalı borçlu tarafından dava konusu gayrımenkulün 1/2 hissesi devredilmesine rağmen tam hisse üzerinden tazminata hükmedilmesinin doğru olmadığını, sorumluluk miktarının neye göre belirlendiğinin de anlaşılamadığını beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 428 ve 438 inci maddeleri
2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri
3.Değerlendirme
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, toplanan delillere, tasarrufun iptali davalarında vekalet ücreti ve yargılama masraflarının takip konusu alacak miktarı ile iptali istenen tasarrufun tasarruf tarihindeki gerçek değeri karşılaştırılarak düşük olan değer üzerinden nispi olarak hesaplanacağından, icra dosyasındaki takip rakamlarının toplamının, dava konusu tasarrufun tasarruf tarihindeki gerçek değerinden daha düşük olduğunun anlaşılıp, yargılama masraflarının takip dosyasındaki alacak toplamı üzerinden belirlenmiş olmasına, davalıların da müteselsilen sorumlu olduğunun belirlenmiş olmasına, davalı ...'ın kötü niyetinin ispat edilememiş olması sebebi ile davacının talebinin bedele dönüşmesi gerekeceğine göre davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Dosya içerisinde yer alan tapu bilgilerine göre ; dava konusu gayrımenkulün 1/2 hissesi davalı borçlu tarafından 19.10.2010 tarihinde 22.000 TL bedel ile ...'a, 21.10.2010 tarihinde davalı ... tarafından tam hisse olarak ...'a ondan da 03.11.2010 tarihinde davalı ...'a devredildiği anlaşılmıştır.
Mahkemece dava konusu gayrımenkulün devredildiği tarihlerdeki gerçek değerinin 135.000 TL olduğu, davalı borçlunun 1/2 hissesinin değerinin ise 67.500 TL olduğunun anlaşılmış olmasına göre, mahkemece davalı ..., ... ve ...'ın 67.500 TL nispetinde icra dosyalarındaki (Konya 3. İcra Müdürlüğünün 2010/10164-10165-10166 sayılı) alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere nakden tazmin ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken, davalı ... yönünden (67.500 TL ile sınırlı olarak), ...'ın, ...'ın 135.000 TL nispetinde sorumlu tutulmaları doğru değil bozma nedeni ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2 maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince sadece temyiz eden davalı ... yönünden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda değerlendirme bölümünün (1) nolu bendinde açıklanan sebeplerle ... vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) nolu bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün 1b bendinde yer alan ...'ın ifadesinden sonra gelmek üzere hükme (67.500 TL ile sınırlı olarak) ifadesinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ...'a iadesine,
22.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.