ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1305 Esas - 2024/1434
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müvekkili şirketin ...'de;15.03.2023 tarih, ... sayılı fatura ile 133.399,49TL'lik (Teslim tarihi: 15.03.2023), 15.03.2023 tarih ve ... sayılı fatura ile 98.636,20TL'lik (Teslim tarihi: 15.03.2023), 21.03.2023 tarih ve ... sayılı fatura ile 17.265,60TL'lik (Teslim tarihi: 21.03.2023), 03.04.2023 tarih ve ... sayılı fatura ile 9.853,00TL'lik (Teslim tarihi: 03.04.2023), 23.03.2023 tarih ve ... sayılı fatura ile 13.074,40TL'lik (Teslim tarihi: 23.03.2023) ... Ortaklığı'na (Vergi no'su: ...) kazan dairesi - kazan - ısıtma sistemi ve bunun için diğer malzemeleri sattığını ve kurulumunu yaptığını ve belirtilen tarihlerde teslim ettiğini, söz konusu mal ve hizmetlerin bu faturalarda gösterildiğini, "Servis formu" başlıklı belgede teslim için müşteri onay bölümü "kaşelenip, imzalanarak" teslimin gerçekleştirildiğini, yani bu malların davalı tarafa teslim edildiğini, kaldı ki faturaların alt kısımlarında davalı tarafın kaşesi ve imzası bulunduğunu, kaldı ki; söz konusu işin diğer kısmına ait diğer faturalarla - diğer malzemelerle ilgili bir diğer davanında Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...
E. Sayılı dava dosyasında da bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu, dava konusu malların ve hizmetlerin davalı tarafa teslim edildiğini, kurulum yapıldığını, bunların faturalarda ve teslim belgelerinde gösterildiğini, faturalarda ve teslim belgelerinde davalı tarafın teslim alma kaşe ve imzaları bulunduğunu, ancak davalı tarafın borcunu ödemediğini, açılan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini, davalı ... isimli (...) şirketin ... Ortaklığı'nın (Vergi no'su: ...) ortaklarından birisi olduğunu, bu nedenle davalı şirketin dava konusu borçlardan sorumlu olduğunu, söz konusu malların teslim edilmiş olmasına rağmen bunlara ilişkin fatura bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin icra takibine itiraz ettiğini, takibin durdurulduğunu beyan ederek, davalı tarafın yetki itirazının iptaline, (Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ve Ankara Batı İcra Dairesi'nin yetkili olduğuna,) Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E Sayılı icra takibine davalı borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, davalı tarafın %20'den az olmamak üzere müvekkili davacıya icra inkar tazminatı ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; yetki, zaman aşımı defi, husumet itirazında ve özel dava şartı eksikliği bulunduğu yönünde itirazlarını belirterek, davacı yanın, başlatılan takibe dayanak gösterdiği ticari malın nevi, şekli, miktarı, bedeli, bu malın nerede kim tarafından nasıl verildiği/ alındığı ve benzeri herhangi bir açıklama yapmadığını, sadece faturayı dayanak göstererek başlatılan takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürdüğünü, davacının her ne kadar huzurdaki bu davayı ikame ederek itirazın iptalini istemiş dahi olsa da alacağını ispata yönelik geçerli deliller sunamadığını, davacının fatura kesmiş olduğu iş ortaklığı, kuruluş amacı olan işe daha başlar başlamaz uyuşmazlık vuku bulduğunu ve idare tarafından söz konusu iş durdurulduğundan, davacıdan iddia olunan malların alınmış olması imkan dahilinde bulunmadığını, kaldı ki müvekkili ve dava dışı ... Şti. ve ... A.Ş.'den müteşekkil iş ortaklığının ekte sunulu sözleşmesinde ortaklığın kuruluş amacı ve ihale ile alınan iş açıkça belirtilmiş olup; idareden ilgili işe ait hakediş istendiğinde böyle bir imalat bulunmadığının da görüleceğini, huzurdaki olayda, ortaklar da, davacı tarafın da şirket olduğunu, her iki tarafın da şirket yani basiretli tacir olduğu bir durumda aradaki sözleşmenin yazılı olması gerektiğini, ancak davacı yanın böyle bir sözleşmenin varlığından bahsedemediğini, aslını ya da nüshasını sunamadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla huzurdaki usul ve yasaya aykırı davanın öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafları ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023 yılına ait BA - BS formları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturalara dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 09.09.2023 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 13.09.2023 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir.
Borca itiraz talebinin davacıya 07/07/2024 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 13/11/2024 tarihinde açıldığı, bu itibarla itirazın iptaline yönelik olarak açılan işbu davanın 1 yıllık hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu alacağın dayanağı faturaların ... Ortaklığı (... A.Ş., ... A.Ş., ... Şti. oluşan) adına düzenlendiği ve bu ortaklık adına düzenlenen kaşenin fatura üzerinde bulunduğu, takip talebinde ise borçlu olarak ... A.Ş. ile ... Şti.'nin gösterildiği, işbu davanın ise ... A.Ş.'ne husumet yöneltilerek açıldığı tespit edilmiştir.
Adi ortaklık, belli bir amacı gerçekleştirmek isteyen kimselerin bir araya gelerek oluşturdukları, ayrı bir tüzel kişiliği bulunmayan, kuruluş ve işleyişlerinde sıkı şekil kurallarına tabi olmamaları ve basit bir yapıya sahip bulunmaları nedeniyle uygulamada sıkça karşılaşılan özel borç ilişkisi mahiyetindeki birlikteliklerdir. Adi ortaklığın 4721 sayılı Kanun'un 47 ve devamında düzenlenen hükümler çerçevesinde tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu sebeple adi ortaklığın 4721 sayılı Kanun'un 48 ve 49 uncu maddeleri anlamında hak ve fiil ehliyeti mevcut değildir. Gerçek veya tüzel kişiliği olmayan kuruluş yahut toplulukların taraf ehliyeti de bulunmadığından adi ortaklığın da davalarda taraf ehliyetleri bulunmamaktadır. Bu durum icra takipleri için de geçerlidir. Zira icra takiplerinde de alacaklı veya borçlu taraf olarak yer alabilmenin ilk koşulu; taraf ehliyetinin mevcudiyetidir. Dolayısıyla adi ortaklığın taraf ehliyeti mevcut olmadığından, icra takiplerinde de alacaklı veya borçlu olarak yer alamazlar. Bu nedenle, adi ortaklık için yahut ortaklığa karşı dava açılacak ise adi ortaklığı oluşturan her bir gerçek veya tüzel kişiye dava dilekçesinde veya icra takip talebinde yer verilmesi zorunludur ve adi ortaklık tarafından açılacak davaların yahut icra takiplerinin de el birliği mülkiyeti kuralları gereğince (6098 sayılı Kanun md. 638., 4721 sayılı Kanun md.
702.bütün ortaklar tarafından mecburi dava arkadaşı olarak (6100 sayılı Kanun md.
59.birlikte hareket edilmesi gerekir.
Taraf ehliyeti 6100 sayılı Kanun'un 114/1-d maddesi gereğince dava şartlarından biri olup aynı zamanda icra takipleri bakımında da bir takip şartıdır. Bu sebeple hem davalarda hem de icra takiplerinde taraf ehliyeti, davalarda mahkemece, icra takiplerinde ise takip hukukunun doğasına uygun ölçüde icra memurunca/mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir. Aynı zamanda bu durum, taraflarca takibin/davanın her aşamasında ileri sürülebilen bir takip şartı olarak değerlendirilmelidir (6100 sayılı Kanun md. 115/1). Zira bu husus aynı zamanda kamu düzenine ilişkindir.
Davacı vekili adi ortaklar arasında müteselsil borçluluk geçerli olduğu,dilediği ortağa başvurabileceğini, ortaklardan ... A.Ş. Hakkında geçici mühlet kararı verildiğini, bu nedenle bu şirkete karşı takip başlatılmadığını ileri sürmüştür.
Para borcu söz konusu olduğunda farklı yönde kararlar bulunmaktaysa da, emsal olarak alınan güncel kararlardan olan Yargıtay ... H.D.'nin ... esas, ... karar sayılı 03.04.2023 tarihli kararı "Davacı, ....Tic. A.Ş. - ...Ltd. Şti. Adi Ortaklığına kesilen faturalara dayalı olarak ...Dairesinin ... sayılı icra dosyasındaki takip talebinde borçluyu ....A.Ş. olarak göstermiş olup davayı da husumet yönelttiği davalı tarafı bu şekilde göstererek açmıştır. Adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından davanın adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilere ayrı ayrı yöneltilmesi gerekir. Gerek taşınır ve taşınmaz mallara, gerekse salt para alacağına ilişkin takip ve davalarda adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunduğundan, aksine hüküm bulunmadığı hallerde adi ortaklığa ait mallardaki rejimin iştirak halinde olduğunun kabulü zorunlu olduğundan ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından ortakların tümünün davacı-alacaklı veya davalı-borçlu olmaları gerekir. Somut olayda salt para alacağı olan takip ve davalarda böyle bir zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunmadığının ve alacaklının, müteselsil sorumlu olan bu şirketlerden birini tercih ederek takip ya da dava açabilmesinin mümkün olduğunun kabulü doğru olmayıp, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği dikkate alınarak icra takibine konu faturalarda yer alan adi ortaklığın her iki ortağına yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığından İİK nın 67 nci maddesi hükmü gereği açılan itirazın iptali davasının da takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken.." şeklindedir.
Emsal olarak açıklanan karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; takibe konu alacağın dayanağı olan faturaların adi ortaklık adına tanzim edildiği, adi ortaklığın tüzel kişiliği olmadığından davanın ve takibin adi ortaklığı oluşturan gerçek veya tüzel kişilere ayrı ayrı yöneltilmesi gerektiği, gerek taşınır ve taşınmaz mallara, gerekse salt para alacağına ilişkin takip ve davalarda adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunduğundan, aksine hüküm bulunmadığı hallerde adi ortaklığa ait mallardaki rejimin iştirak halinde olduğunun kabulü zorunlu olduğundan ortaklığı ilgilendiren haklar ve borçlar bakımından ortakların tümünün davacı-alacaklı veya davalı-borçlu olmaları gerektiği, uyuşmazlığın da salt para alacağından kaynaklandığı ve zorunlu takip ya da dava arkadaşlığı bulunmadığının ve alacaklının, müteselsil sorumlu olan bu şirketlerden birini tercih ederek takip ya da dava açabilmesinin mümkün olduğunun kabulünün doğru olmadığı, adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığı için adi ortaklığı oluşturan kişilerin taraf olarak hep birlikte hareket etmeleri gerektiği dikkate alınarak icra takibine konu faturalarda yer alan adi ortaklığın her üç ortağına yöneltilmiş geçerli bir icra takibi olmadığından 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi hükmü gereği açılan itirazın iptali davasının da takibe sıkı sıkıya bağlı olduğu gözetilerek davanın usulüne uygun başlatılmış takip bulunmasına ilişkin özel dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN USULÜNE UYGUN BAŞLATILMIŞ TAKİP BULUNMASINA İLİŞKİN ÖZEL DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken 427,60TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.484,57TL harçtan mahsubu ile artan 3.056,97TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 2.850,00TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4.Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)