Esas No
E. 2021/26297
Karar No
K. 2024/564
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2021/26297 E.  ,  2024/564 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/504 E., 2021/708 K.
DAVA TARİHİ: 20.10.2017
HÜKÜM/KARAR: Ret/Esastan Ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİH : 22.05.2018

SAYISI: 2017/1164 Esas, 2018615Karar

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; sürücü olan müvekkili ile davalıya zorunlu trafik sigortalı araç sürücüsünün 05.08.2016 tarihinde yaptığı kazada davcının yaralandığını, her iki sürücünün de kaza tespit tutanağında kusurlu bulunduğunu, bu nedenle kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, davacının sürekli ve geçici maluliyetinin belirlenerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, kusur oranlarının tespiti ile davacının zararı kanıtlaması gerektiğini, zira davalıya başvuru esnasında özür oranının bulunmadığını, geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte usule uygun başvuru olmadığından dava tarihinden öncesine ilişkin faiz sorumlulukları olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı ile belirtilen kararı ile; 05.08.2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeni ile düzenlenen kaza tespit tutanağında davalıya sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) 57/1-a maddesini, davacının ise 52/1-m maddesini ihlal ettiği, Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/16495 soruşturma sayılı dosyasında müşteki... ile şüpheli ... Duygulucan arasında taksirle bir kişinin yaralanmasına sebebiyet vermek suçu ile ilgili olarak müşteki... beyanında, olayda maddi zararının olduğunu, şüpheliden 900,00 TL tazminat talebinin olduğunu, ödenirse uzlaşacağını başka da maddi ve manevi tazminat talebinin bulunmadığını beyan ettiği, şüpheli ... Duygulucan'ın müştekinin tazminat talebini kabul ettiği, 900,00 TL'nin müştekiye huzurda ödediğini beyan ettiği, gerçekleşen uzlaşma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verileceği, tarafların yaşanan bu olay nedeniyle bir daha şikayetçi olamayacakları, herhangi bir maddi ve manevi talebin de olamayacağının ihtar edildiği, tutanağın taraflarca imza altına alındığı, soruşturma dosyasında uzlaşma nedeni ile şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, kazaya karışan aracın davalı ... şirketine 25.12.2015-25.12.2016 tarihleri arasında sigortalı olduğu, 290.000,00 TL teminat bulunduğu, söz konusu kaza nedeni ile araç sürücüsü ve davacının uzlaştığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu (CMK) 253/19 madde hükmü uyarınca uzlaşma sağlanılması halinde tazminat davası açılamayacağı, açılmış ise feragat edilmiş sayılacağı hükmü uyarınca, davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ceza soruşturması aşamasında uzlaşmanın sağlanmış olmasının diğer sorumluluların sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını, uzlaşma tutanağında uzlaşmayı kabul veya reddetmenin hukuki sonuçlarının davacıya hatırlatılmadığını, davacıya dava dışı sürücü tarafından yapılan ödemenin davacının gerçek zararını karşılamadığını, uzlaşmanın KTK’nın 111 inci maddesi uyarınca iptali gerektiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın trafik kazası nedeni ile geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkin olduğu, 5271 Sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 253/19 uncu maddesi uyarınca davacı ve davalıya sigortalı araç sürücüsü arasında sağlanan uzlaşma ile soruşturma konusu suç nedeni ile tazminat davası açılamayacağı, söz konusu uzlaşmadan hukuki sorumluluğu üzerine alan sigorta şirketinin de yararlanacağı, CMK 253/19 uncu maddesi uyarınca uzlaşmanın sağlanması ile tazminat davası açılamayacağı ve açılmış dava varsa feragat edilmiş olacağından, davacının istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler ile kararın bozulmasının talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 05.08.2016 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı sürücünün uğradığı zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253/19 uncu maddesi.

3.Değerlendirme

Davacı vekili, sürücü olan müvekkilinin 05.08.2016 tarihinde davalıya sigortalı araç sürücünün yaptığı kaza neticesinde malul kaldığını beyanla maddi tazminat isteminde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesi davacının ceza soruşturması sırasında 900,00 TL ödenmesi ile maddi ve manevi haklarından vazgeçerek uzlaşmayı kabul ettiği, bu tutanağın davalıyı borçtan kurtardığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiş, kararın davacı vekili tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesi, uzlaşma tutnağının ilam mahiyetinde olduğu ve davacının artık tazminat davası açamayacağı, bu belgeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin reddine karar vermiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu 253/19 uncu maddesine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır, bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmadığı, uzlaşma raporunun ilam mahiyetinde olacağından uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağı kabul edilmekteydi.

Ancak; Anayasa Mahkemesi 26.07.2023 tarihinde 2023/43 Esas, 2023/141 Karar numaralı dosyada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 5560 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değiştirilen 253 üncü maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi iptal kararları derdest davalarda derhal uygulanacağından, söz konusu uzlaştırma tutanağının Anayasa Mahkemesi iptal kararı da dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu itibarla kararının bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.