7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2011/5648 E. , 2012/2444 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 27.03.2012 günü belirlenen saatte temyiz eden ... ve arkadaşları vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen Hazine vekili Av. ... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 195 ada 2 parsel sayılı 45586,94 m² yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ... ve ... vergi kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmışlardır. Mahkemece davacıların davasının reddine, 195 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/2-B maddesi gereğince mera olarak sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava konusu taşınmazın davalı tarafın dayandığı mahkeme ilamı kapsamında kaldığı, kamu malı niteliğinde kadim mera olduğu davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkeme hükmüne dayanak yapılan Palu Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.07.1951 tarih 1949/40-1951/152 E.K. sayılı ilamının usulüne uygun şekilde mahalline uygulanarak kapsamı denetime elverişli şekilde belirlenmediği gibi yöntemine uygun mera araştırması da yapılmamış, ayrıca davacılar tarafından yargılama sırasında dosyaya sunulan tapu ../.. 2011/5648-2012/2444 S.2 kayıtlarından hangisine dayanıldığı açıklattırılmamış, dayanılan tapu kayıtları ilgili mercilerden getirtilmemiş, yöntemine uygun şekilde yerine de uygulanmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın dayandığı tapu kaydı sorulup, saptanmalı, tutunulan tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, kayda dayanan tarafın kayıt maliki ya da malikleri ile akdi, irsi ilişkisi saptandığı takdirde dayanılan kaydın dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bunlara komşu diğer taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazlar ve dava konusu taşınmazın güneyindeki ... Köyü çalışma alanında kalan taşınmazlara ait onaylı tespit tutanak örnekleri varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı mülki amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ise ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen, dava sonucunda yararı olmayan, elverdiğince yaşlı, yansız, taşınmazın bulunduğu köy ya da beldeye komşu köy ya da belde halkından seçilecek yerel ve uzman bilirkişi, tapu fen elemanı, uzman ziraatçi bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit ve komisyon tutanağı bilirkişileri ve taahhütname başlıklı noter senedi ile gayrimenkul teslim ve tahliye tutanağında sağ olan tanıkların tümü hazır olduğu halde taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan somut olaylara dayalı, davalı köy tüzel kişiliğinin dayandığı mahkeme ilamının hüküm bölümünde geçen sınırların nereler olduğu, dava konusu taşınmazın bu ilam kapsamında kalıp kalmadığı, ayrıca davacı tarafın dayandığı tapu kayıtları ve vergi kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinmeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı ve uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda 2011/5648-2012/2444 S.3 tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın öncelikle davacı tarafın tutunduğu tapu ve kayıtları kapsamında kalıp kalmadığı, davacı tarafın tapu ve vergi kaydının kapsamında kalmadığının belirlenmesi halinde, mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazların bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından, mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazların öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, uzman ziraatçi bilirkişi aracılığı ile taşınmazın bizzat mahkeme hakimince görülüp gözlenmesi, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu ve niteliği hususunun da ayrıntılı bir şekilde tutanağa geçirilmesi, fotoğraflarının çektirilmesi, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısının mukayese edilmesi, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığının ve meradan açılıp açılmadığının belirlenmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan biçimde araştırma yapılmamıştır. O halde yukarıda açıklandığı biçimde araştırma, inceleme yapılmalı, taşınmazın tutunulan tapu ve vergi kaydı kapsamı dışında kaldığı, mera olduğu sonucuna varıldığı takdirde Kadastro Kanununun 16/B maddesi hükmünce sınırlandırılmasına karar verilmeli, aksi halde davacıların zilyetlik delilleri değerlendirilerek tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesinde öngörülen kısıtlamalar dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, davalının dayandığı ilam kapsamında aynı şekilde davalı bulunan derdest davaların birleştirilmesi düşünülmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacılar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay ../.. 2011/5648-2012/2444 S.4 duruşmasında kendisini vekilli temsil ettiren davacı ... ve ... yararına takdir ve tespit olunan 900,00 TL vekalet ücretinin davalı Köy Tüzel Kişiliği ile Hazine'den alınarak davacı tarafa verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 03.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.