Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/853
Karar No
K. 2024/850
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/853
KARAR NO: 2024/850
DAVA: Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak)
DAVA TARİHİ: 26/12/2023
KARAR TARİHİ: 24/12/2024

Mahkememizde görülmekte bulunan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (Alacak) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalı bankanın ... şubesi nezdindeki ... ve ... numaralı hesaplarının bulunduğunu, ... tarihinde müvekkili şirketinde bağlı bulunduğu ... şirketlerinin ... hesaplarında rıza ve talimat dışı para çıkışları olduğunun fark edildiği olayın öğrenilmesiyle derhal davacı şirketin finans yetkilisi ... tarafından banka şube yetkilisi ... telefonla aranarak şüpheli işlemlerin aktarıldığı ve bloke koyulmasının talep edildiği, ancak bu bildirimden sonra dahi hesapların bloke edilmediği ve para transferinin devam ettiği, tüm engelleme ve müdahalelerine rağmen aşağıda liste halinde belirtilen hesaplara rızaları dışında para transferleri yapılarak şirket hesaplarındaki toplam ... TL paralarının çalındığını, ... numaralı hesaptan ... ismine ... TL, ... adına ... TL ve ... TL olmak üzere toplam ... TL, ... numaralı hesaptan ... adına ... TL, ... adına ... TL ve ... TL, ... adına yine ... TL ve ... TL olmak üzere toplam ... TL aktarıldığını, akabinde konu araştırıldığında işlemlerin daha önce müvekkili tarafından hiç kullanılmamış olan ... bankacılık uygulaması üzerinden yapıldığının fark edildiği, davalı bankanın hem hesap güvenliğini sağlayamadığı, hem şüpheli işlemleri ile ilgili bilgilendirme yapmadığı, şirket yetkilisinin bildirilmesine rağmen paraların hesaptan çıkışını engelleyemediği, paranın aktarıldığı bankalara geç bilgi vermek suretiyle çalınan paraların bloke edilmesini zorlaştırdığını, dolandırıcılığın müvekkili şirketin ... bankacılık telefonu tanımlama suretiyle olduğunu, müvekkili şirketin bu tarz bir sorunla karşılaşmaması adına tuşlu eski model bir telefon kullandığını, Antalya CBS'nin ... sayılı dosyasında olayın cezai boyunun incelendiğini, Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda ... cihaz eşleştirme sms bilgilendirme log kayıtlarında ... - ... tarihleri arasında 9 kez cihaz eşleştirme yapıldığını, yapılan arabuluculuk görüşmesinde de anlaşmanın sağlanamadığını belirterek, şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ... TL'nin davalı bankadan ... tarihinden itibaren en yüksek faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafından öne sürülen davaya konu işlemlerin ... tarihide davacı şirketin ... şube ... ve ... numaralı hesaplarından ... bankacılık aracılığıyla gerçekleştirildiğini, bahse konu işlemlere ilişkin kayıtları ekte sundukları, öne sürülen işlemlerin ... ... uygulamasıyla onaylandığı, davacının internet bankacılığı giriş tercihini dava konusu finansal işlemlerden 1 gün önce ... tarihinde ... cihazı ile ... olarak değiştirildiği, ilgili değişikliğe ilişkin davacı tarafın sistemde kayıtlı ... telefonuna gönderilen sms ekteki gibi olduğu, davacıya tarihinde ... cihazı ile ... uygulamasının eşleştirildiğini,, bu işlemi siz yapmadıysanız ... çağrı merkezimi arayın içerikli sms gönderilip gerekli bilgilendirmelerin yapılmasına rağmen mesajın dikkate alınmadığını, müvekkili kurumla bu hususa ilişkin iletişime geçilmediği, böylece davacı yanın işlemi kendisinin yaptığını doğruladığı, dava konusu işlemlerin 1 gün sonra aynı cihaz üzerinden gerçekleştiğini, müvekkili kurumun müşterilerin yüz yüze müşterilerin yüzyüze yapılmayan online bankacılık işlemleri için iki faktörlü kimlik doğrulama mekanizmasına tabi tutulduğu, bu süreçte kullanılan faktörlerin müşterinin bildiği parola, sahip olduğu mobil uygulama, sms ile gönderilen tek kullanımlık şifre veya müşterinin biyometrik bir karakteristiği olan unsurlar arasından seçilen en az iki farklı tipte olmasının zorunlu olduğu, davacının itiraz ettiği işlemlerin ... uygulaması ile onaylandığını, müvekkili kurumun sorumlu tutulmasına konu işlemlerde herhangi bir usulsüzlüğün bulunmadığı, yargılamaya konu işlemlerde gerekli güvenlik doğrulamalarının ilgili mevzuata uygun olarak başarılı şekilde gerçekleştirildiğini, somut uyuşmazlığa emsal nitelikteki İstanbul BAM 13 HD'nin kararını da ekte sunduklarını belirterek, davanın reddi ile yargılama giderinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, alacak istemine ilişkindir.

Mahkememizce davacı şirkete ait banka hesap hareketleri, log ve sms kayıtları getirtilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya CBS'nin ... Esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınarak incelenmiştir.

Uyuşmazlık, davacının davalı bankada bulunan mevduat hesabından internet bankacılığı kullanılarak usulsüz şekilde havale yapılması nedeniyle bankanın sorumluluğuna dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememiz dosyası bir teknik bilirkişi ve bir bankacı bilirkişiye tevdi edilerek davacının bilgi ve rızası dışında hesaplarından para transferlerinin olup olmadığı, bunda davalı bankanın kusurunun bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi istenilmiş, ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "davacı şirketin hesaplarından bilgisi ve rızası dışında ... tarihinde yapılan ... işlemde toplam ... TL tutardan ve bu tutara ... tarihinden itibaren işletilecek avans faizinden dava tarafların eşit oranda sorumlu oldukları" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6762 sayılı TTK) 20/2. (6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (6102 sayılı TTK) 18/2) maddesi gereğince, tacir, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli iş adamı gibi hareket etmesi lazımdır. Nitekim, bankaların, tacir olarak bütün işlemlerinde basiretli davranma yükümlülüğü herhangi bir tacirden farklıdır. Bu sebeple bankalardan beklenen basiret ölçüsü ve özen yükümlüğü şüphesiz daha ağırdır. Özellikle bankaların internet bankacılığı hizmeti vermeye başladıkları andan itibaren özen yükümlülüğünün daha da arttığının kabul edilmesi gerekmektedir (Yılmaz, Süleyman; Hukuki Açıdan İnternet Bankacılığı, Ankara, 2010, s. 152.) .

Buna karşılık, hiç kuşkusuz, internet bankacılığı işlemlerinde müşteriler de kendilerinden beklenen her türlü tedbiri almak ve her türlü dikkat ve özeni göstermek zorundadırlar. Bu sebeple bilgisayarlarına başkalarının ulaşmasına imkân tanıyan her türlü gerçek ve sanal saldırıyı önleyici tedbirleri almaları ve bu konuda azami özeni göstermeleri gerekmektedir. Müşterilerin, internet bankacılığında kullanılmak üzere kendilerine verilen özel bilgilerini, banka ve kredi kartlarında olduğu gibi, üçüncü kişilerden özenle koruma ve saklama yükümlülüğü mevcuttur. Bu yükümlülüklerin ihlal edilmesi hâlinde müşterinin kendi kusurundan kaynaklanan bu durumun sorumluluğuna kusuru oranında katlanması gerekmektedir. 4491 Sayılı Yasa ile değişik 4389 Sayılı Bankalar Kanunu 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61 inci maddesi uyarınca bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. Bu tanımlamaya göre, mevduat sözleşmesi ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. Yine 6098 sayılı Borçlar Kanunun 379 uncu maddesi uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile birlikte iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 570/1 inci maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, dolandırıcılık eylemi müşteriye değil bankaya karşı gerçekleştirilmekte ve mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi, 02.07.2012,2011/4104 E., 2012/11588 K.)

Niteliği gereği bir güven kurumu olan bankalar,

TBK'nın 115 (818 sayılı mülga Borçlar Kanunu'nun 99.) maddesi gereğince hafif kusurlarından dahi sorumludur. İnternet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan banka, mudinin kastı, kötüniyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan (ve diğer yatırım araçlarından) güven kuruluşu vasfı nedeniyle sorumludur. Davacının zararın meydana gelmesinde kusurunun bulunduğunu ispat yükü davalı bankadadır. (Yargıtay 11. H.D'nin 16/12/2014 tarihli 2014/13736 Esas -19841 karar sayılı ilamı).

İnternet veya telefon bankacılığını müşterilerine özendiren davalı bankanın kendisine emanet edilen mevduatı koruma özel yükümlülüğü gereğince; internet bankacılığı işlemlerinde işlem yapanın gerçek müşteri olup olmadığını belirleme yönünde, gelişen dolandırıcılık yöntemlerine karşı, bunları önleyici gerekli altyapının sağlayarak güvenlik önlemlerini almak zorundadır. (Y.

11.HD 09.09.2019 tarih ve 2018/3563 Esas 2019/5115 Karar sayılı ilamı). İnternet bankacılığı ile yapılan işlemlerde şubeden yapılan işlemlerde olduğu gibi mevduat banka kontrol ve sorumluluğundadır. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafik kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Birer güven kurumları olan bankalar, aldıkları mevduatları sahtecilere karşı özenle korumak zorundadırlar. Bu nedenle de hafif kusurlarından dahi sorumludurlar. (Yargıtay 11.HD 2011/4104 Esas 2012/11588 Karar sayılı).

Tüm dosya kapsamı ve yukarıda tarihi yazılı bilirkişi raporu bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı banka nezdinde bulunan hesaplarında, art arda ... isimli şahıs hesabına ... işlemde toplam ... TL. ve ... isimli şahıs hesabına ise ... işlemde ... TL. olmak üzere toplam ... işlemde ... TL. para çıkışının internet bankacılığı (...) üzerinden davacının bilgisi ve rızası dışında havale edildiği, yapılan işlem nedeniyle Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyasında bilişim sistemlerinin kullanılması yoluyla hırsızlık, kişisel verileri hukuka aykırı olarak ele geçirmek ve yaymak suçlamasıyla ... ... ve diğerleri hakkında dava açıldığı görülmüştür. ... cihaz eşleştirme sms bilgilendirme log kayıtlarında ...-... tarihleri arasında 9 kez cihaz eşleştirmesi yapıldığı, davacı şirketler ... olay gününe kadar verilen bankacılık işlem loglarında ... uygulamasını kullanmadığı, sadece dava konusu ... işlemin mobil kanaldan yapıldığı, davalı bankanın yoğun işlemde bulunan müşterisinde bir gün içerisindeki kullanıcı tercih değişikliği ve akabindeki işlemleri şüpheli işlem olarak değerlendirmesi ve olayın öğrenmesi akabinde önlem almada yetersiz kaldığı, davalı banka tarafından dolandırıcılık riski bulunan işlemlerin tespit edilmesine ve bunların önlenmesine yönelik işlem takip mekanizmalarının kurulmadığı, dosyadaki belgelere göre davacının anılan işlemler için banka tarafından telefonla aranıp teyit de istenmediği, bu nedenle davalı bankanın kusurlu olduğu anlaşılmıştır.

Bu itibarla, müşterinin internet dolandırıcılığı eyleminin işlenmesinde ve kişisel bilgilerinin kötü niyetli üçüncü kişilerin eline geçmesinde kusuru var ise 6098 sayılı TBK’nın 52. maddesi gereğince bu kusur, müterafik kusur olarak değerlendirilebilecektir. Bu durumda banka, sözleşmeden doğan yükümlülüğünü yerine getirememesinde kusurlu olmadığını 6098 sayılı TBK’nın 112. maddesi gereğince ispat etmek durumunda olup, ayrıca müşterisinin müterafik kusurunu da ispat etmekle yükümlüdür (Yasaman, Hamdi; Banka Hukuku, İstanbul 2013, C. II, s.105) .

Davacının ise kendisine davalı banka tarafından verilen hesaba ilişkin tüm şifreleri koruyamadığı veyahut hesap için mobil uygulama aktivasyonu yapılacak biçimde telefondaki SMS ya da diğer verilerini üçüncü kişilerle paylaşarak bu kişilerin eline geçmesine ve söz konusu işlemlerin yapılmasına sebebiyet vermesi, ...-... tarih aralığının kapsadığı zamana bakıldığında para transferleri yapılırken gerekli özen ve dikkati göstermediği anlaşılmakla müterafik kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Tarafların %50 oranında kusurlu olduklarının kabulü ile; davacının ıslah ettiği miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile; toplam ...- TL alacağın, ... TL’lik kısmına dava tarihi ... tarihinden, bakiyesine ıslah tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE

2.Alınması gereken ...-TL harçtan peşin alınan ...-TL (ıslah harcı+peşinharç) harcın mahsubu ile eksik alınan ...-TL nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,

3.Davacının yapmış olduğu ...-TL posta ve müzekkere ücreti ile bilirkişi ücreti, ...-TL ilk dava masrafı ve ...-TL harç (peşin harç+ıslah harcı) olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

4.Yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

5.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ...-TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra masrafı kendisine ait olmak üzere tarafların göstereceği bir IBAN/hesap numarasına yatırılmasına ancak hesap numarası bildirilmemiş veya bildirilmez ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilmesine veya taraflara iadesine,

Dair, davacı vekili ... ile davalı vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog