Esas No
E. 2022/6331
Karar No
K. 2023/5983
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2022/6331 E.  ,  2023/5983 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1803 E., 2022/2115 K.
KARAR: Asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulüne

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2011/78 E., 2016/473 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili tarafından duruşmalı olarak incelenmek üzere temyiz edilmekle; tayin olunan 05.12.2023 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili Avukat ..., davacı ... vekili Avukat ..., birleştirilen dava davacısı 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı vekili Avukat Anıl Yasak geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı TSK Mehmetçik Vakfı vekili, 08.08.2010 tarihinde ölen davalıların murisi ... ’ın Beyoğlu ... Noterliğince düzenlenen 06.11.2003 tarih, 23863 numaralı vasiyetnamesi ve Beyoğlu .... Noterliğinin 02.06.2005 tarih, 13104 numaralı vasiyetnamesi ile müvekkilini mirasçı atadığını, ancak murisin Beyoğlu .... Noterliğinin 05.11.2008 tarih, 25393 numaralı vasiyetnameden dönme belgesi ile önceki vasiyetnamelerinden döndüğünü, mirasbırakanın vasiyetten rücu senedini davalıların zorlaması sonucunda ve fiil ehliyeti bulunmadığı sırada düzenlettirdiğini; dolayısıyla Beyoğlu 28. Noterliğinin 05.11.2008 tarih, 25393 numaralı vasiyetnameden dönme belgesinin zorlama ve ehliyetsizlik nedenleri ile iptalini istemiştir.

2.Birleştirilen dosya davacısı 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfı vekili; asıl dava davacısı ile aynı doğrultudaki iddiaları ileri sürerek Beyoğlu 28. Noterliğinin 05.11.2008 tarih, 25393 numaralı vasiyetnameden dönme belgesinin zorlama ve ehliyetsizlik nedenleri ile iptalini istemiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili, mirasbırakanın özgür iradesiyle yaptığı vasiyetnameden rücu belgesinin geçerli olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kabulüne, davalıların zorlaması sonucunda yapıldığı için 05.11.2008 tarihli vasiyetnameden dönme belgesinin iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2017 tarih ve 2017/811 Esas, 2017/995 Karar sayılı kararı, mirasbırakanın ehliyetli olması nedeniyle vasiyetnameden rücu senedinin iptalini gerektirir bir yön bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve birleştirilen dosya davacısı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 28.05.2019 tarih ve 2017/15177 Esas, 2019/5068 Karar sayılı ilâmıyla, asıl ve birleştirilen davanın ehliyetsizlik ve irade sakatlığı (zorlama) nedenleriyle vasiyetnamenin iptali istemine ilişkin olduğu belirtilerek, davacı ...'nın sair temyiz itirazlarının reddine ve zorlama iddiasına yönelik değerlendirme yapılmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2019 tarih ve 2019/2139 Esas, 2019/2183 Karar sayılı kararı ile vasiyetnameden dönme belgesinin murise yapılan baskı sonucu düzenlendiği, bu nedenle geçerli olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin 11.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 09.03.2021 tarih ve 2020/865 Esas, 2021/2443 Karar sayılı ilâmıyla; bozma ilamına uyan Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, daha önce kaldırdığı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin 26.05.2021 Tarihli, 2021/903 Esas, 2021/1268 Karar sayılı ilamıyla, baskı sonucu düzenlendiğinden vasiyetnameden dönme belgesinin geçersiz olduğu, davacıların istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının kaldırılması ve düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmış olduğundan asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, vasiyetnameden dönme belgesinin iptaline, davalıların istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

E. Üçüncü Bozma Kararı Dairemizin 05.04.2022 tarihli ve 2021/6290 Esas, 2022/2545 Karar sayılı ilamıyla, Bölge Adliye Mahkemesi kararının somut olaya özgü gerekçe ihtiva etmemesi ve hüküm ile gerekçenin çelişkili olması nedenleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

F. Bölge Adliye Mahkemesince Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davanın kabulüne, tanık ... Gülbin Sözen'in beyanı dikkate alınarak murise yapılan baskı sonucu düzenlendiğinden geçersiz olan vasiyetnameden dönme belgesinin iptaline karar verilmiştir. VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili, zorlamanın ispatlanamadığını, kararın gerekçesiz olduğunu, davacı tanıklarının bir kısmının davacı 21. Yüzyıl Eğitim ve Kültür Vakfında yönetici olduğunu, kendi tanıklarının dikkate alınmadığını, ölene kadar murisin pek çok hizmetlisi olduğunu, evinde yaşayıp sosyal bir hayat sürdüğünü, zorlama altında olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnameden dönme belgesinin ehliyetsizlik ve zorlama nedenleri ile iptali istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6, 557, 542, 532 ve devamı maddeleri.

2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369 ve 371 inci maddeleri.

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/3-3101 Esas, 2020/392 Karar ve 10.06.2020 tarihli kararı.

4.Bilindiği üzere, vasiyetnamenin iptali sebeplerinden biri olan ikrah (korkutma), kişinin irade serbestîsini ihlal suretiyle onu gerçek istemine uymayan bir beyanda bulunmak zorunluluğunda bırakan, hukukun caiz görmediği davranışlardır. İkrah, maddi ve manevi olmak üzere iki türlüdür. Bir kimseye o akdi yapmasını temin için maddi tazyik yapılmışsa, örneğin eli tutularak zorla sözleşmenin altı imzalatılmışsa bu hâlde maddi ikrah hâli varsayılır. Öte yandan bir kimsede korku yaratarak ona istenilen işlemi yaptırmayı amaçlayan tehdide de manevi ikrah denilir.

5.Bir ölüme bağlı tasarrufun meydana gelmesine tesir edecek her türlü ikrah, bir iptal sebebi teşkil eder (TMK. m. 557/2). Ancak, her iki türünde de ikrahın ciddi olması, ikrahın ağır bir tehlike teşkil etmesi, tehdidin yaratacağı tehlikenin derhal gerçekleşecek nitelikte olması, tehdidin bizzat akdin tarafına veya yakınlarına yapılması ve yapılan tehdidin haksız ve hukuka aykırı olması, tehdidin şahsa, namusa, cana, mala veya hürriyete yönelmiş bulunması ve nihayet tehdit ile yapılan işlem arasında illiyet bağı bulunması koşulu aranır.

3.Değerlendirme

1.Somut olayda mirasbırakanın fiil ehliyetine haiz olduğu Adli Tıp Kurumu raporu ile saptanmıştır.

2.Öte yandan mirasbırakan ... Banat, 05.11.2008 tarihinde vasiyetnameden rücu senedi düzenlettirmiş ve 08.08.2010 tarihinde ölmüştür. Tüm dosya içeriğine göre miras bırakanın vasiyetnameden rücu senedinin düzenlendiği tarihte iradeyi bozucu bir zorlamanın etkisi altında bulunduğu ve düzenlemeden sonra da bu etkinin sürdüğüne dair somut, şüpheden uzak bir delil olmadığı halde mahkemece aksi düşünce ile vasiyetnameden dönme sözleşmesinin iptaline karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple; Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısından alınarak asıl ve birleştirilen dava davalılarına verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog