Esas No
E. 2021/6555
Karar No
K. 2024/7245
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2021/6555 E.  ,  2024/7245 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2017/1801 E., 2019/530 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz taleplerinin reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk derece mahkemesince sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a bendi uyarınca beraat kararı verilmiş, katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 5271 sayılı CMK'nın 280/1-g bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın 2863 sayılı Kanun'un 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 62, 52/2, 51 ve 53. maddeleri uyarınca mahkumiyetine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdii edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafinin temyiz nedenleri; İstinaf incelemesi sırasında yapılan keşfin ve alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanık ve sanık müdafine tebligat yapılmadığına, her iki bilirkişi raporu arasında çelişki olduğuna, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

İlk derece mahkemesince; toplanan deliller, yapılan yargılama, sanığın savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Sanığın 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği iddası ile kamu davası açılmış ise de; suça konu yerde uzman bilirkişiler marifetli keşif yapılmış, dosyamıza sunulan bilirkişi raporlarına göre dava konusu yerin III. Derece arkeolojik sit alanında kaldığı, doğal sit alanı sınırları içerisinde bulunmadığı, sanığın eyleminin inşai ve fiziki müdahale sayılmayacağı belirtilmiştir.

Sanığın eyleminin inşai ve fiziki bir müdahale olup olmayacağı konusunda yapılan incelemede 2863 sayılı Kanunun 9. maddesinde hangi eylemlerin inşai ve fiziki müdahale olduğu sayılmış olup, sanığın eyleminin bu maddelerde belirtilen inşai ve fiziki müdahaleyi oluşturmadığı anlaşıldığından sanığın eyleminin iddianamede üzerine atılı suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle CMK'nın 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşmalı yapılan inceleme neticesinde; Sanığın Muğla Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulunun 25.01.2012 tarihli kararı ile III. derece arkeolojik sit alanı olarak tesciline karar verilen mülkiyeti hazineye ait 137 ada, 106 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yol açtığı ve yol açarken taşınmazın doğal durumunu bozduğu, ağaçları ve çalıları kestiği, kayaları parçaladığı yapılan tespit, keşif, bilirkişi incelemesi ve fotoğraf görüntüleri ile sabit olduğu, yerel mahkemece suça konu eylemin hukuki niteliğinin tespiti maksadıyla tapu fen bilirkişisi ve inşaat mühendisi bilirkişiler aracılığıyla keşif ve bilirkişi işleminin yaptırıldığı, alınan raporlara göre; sanığın eyleminin inşai ve fiziki müdahale niteliğinde bulunmadığı kabul edilerek suçun unsurlarının oluşmadığından bahisle sanığın beraatine karar verildiği, verilen beraat kararının katılan idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine duruşma açılmasına karar verildiği, 2863 sayılı Kanun uygulamalarında taşınmazın doğal sit olması halinde keşif sırasında dinlenmesi ve rapor alınması gereken bilirkişinin Çevre Mühendislerinden oluşması gerektiği; arkeolojik sit olması halinde ise mutlaka arkeolog veya sanat tarihi uzmanı bilirkişi olması gerektiği ,açılan duruşma sonunda, taşınmazın arkeolojik sit oluşu nazara alınarak, arkeolog, inşaat bilirkişisi ve fen bilirkişi aracılığıyla Marmaris 1.Asliye Ceza Mahkemesi aracılığı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan rapora göre arkeolojik sit alanının doğal yapısının geri dönüşümü mümkün olmayacak şekilde zarara uğradığı belirlenmiştir. Zarar verilen taşınmazın hazineye ait taşınmazlardan olması, bu nedenle haksız zemine vaki müdahalede koruma altına alınan yerin koruma altında olup olmadığını bilme unsurunun da gerekmediği değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde yazılı suçu işlediği sonuç ve vicdani kanaatine varılmıştır. Yerel mahkemece eksik inceleme, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak sanığın beraatine ilişkin verilen kararın hukuka aykırı olması nedeni ile kaldırılması gerekmiş ve sanık hakkında üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmekle cezalandırılması yönünde hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Marmaris 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.