10. Ceza Dairesi
10. Ceza Dairesi 2022/12867 E. , 2024/24350 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
A. İstanbul Anadolu 15.
Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28.
Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri özetle;
1.Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğuna,
2.Kararın usûl ve yasaya aykırı olduğuna,
3.Kullanıcı tanığın soruşturma beyanlarına itibar edilemeyeceğine,
4.Arama işleminin usulsüz olduğuna,
5.Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına,
6.Kesin, yeterli ve somut delil olmadığına,
7.Suçun unsurlarının oluşmadığına,
8.5237 sayılı TCK'nın 188/4-b. maddesinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir.
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ve değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yoğun uyuşturucu madde kokusunun fark edilmesi üzerine aracın arka koltuğunda ve paspas üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan tanığın da kendisinde olan uyuşturucu maddeyi rızayla teslim ettiği olayda arama kararına gerek olmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı CMK’nın aradığı şartları taşıdığı anlaşılmakla, sanık ve müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Olay tutanağına göre, sanığın araç içerisinde olduğu; tanık 'un aracın dışında olduğu, sanığın maddeyi aracın camından dışarıdaki alıcıya verdiği, alışverişin bu şekilde gerçekleştiği olayda; uyuşturucu madde satışının, araç içerisinde gerçekleştiği anlaşılmakla, araçlar, "umumi veya umuma açık yerler" olarak nitelendirilemeyeceğinden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/4-b maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 28. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.10.2024 tarihinde karar verildi.