2. Ceza Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 2. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/3296
- Karar No
- 2024/12752
- Karar Tarihi
- 08.07.2021
- Dava Türü
- Ceza
- Hukuk Alanı
- Ceza Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
2. Ceza Dairesi 2022/3296 E. , 2024/12752 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Sanıkların aşamalarda hükümlü ...'ın beyanını kabul etmeyerek üzerilerine atılı suçu işlemediklerini savundukları hükümlü ...'nın aşamalarda değişmeyen ifadelerinde ise katılanlara ait suça konu malları sanık ... ile birlikte sanık ...'ın azmettirmesi ile yakmak suretiyle zarar verdikleri beyan ederek suç sırasında kullandıkları benzin bidonlarını, sağ paçası yanık eşofman altını, üzerinde kan bulunan tişörtü, 2 adet şapkayı, yüzlerine geçirdikleri çorapları, sanıklardan ...'ın kullandığı alt üst eşofmanı kolluk görevlilerine teslim ettiği, dosya içeriğine göre olay anında tespit edilen bulguların uzman bilirkişilerce incelendiği ancak hükümlü ...'ın teslim ettiği suçta kullanılan eşyalar üzerinde herhangi bir incelemenin yapılmadığının anlaşılması karşısında, suçta kullanılan eşyalar üzerinde hükümlü ...'yı tanımadığını beyan eden sanık ...'ın parmak izinin ve DNA profilinin bulunup bulunmadığına ilişkin Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce bilirkişi raporunun alınması ve yine mahkemece sanık ...'ın teşhise elverişli önden, profilden ve boydan çekilmiş fotoğrafları ile dosya içinde mevcut olay anını gösterir kamera görüntülerinin bulunduğu CD/DVD’nin mümkünse incelemeye elverişli hale getirilerek, Adli Tıp Kurumu’na veya Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığına gönderilip, görüntü netleştirilmesi ve iyileştirmesi sağlandıktan sonra bu görüntüler ile sanığın fotoğrafları arasında karşılaştırılma yapılıp bahse konu görüntülerdeki kişinin sanık olup olmadığına ilişkin rapor alınması, ayrıca sanığın suç tarihinde kullandığı cep telefon numarası tespit edilip, o tarihteki kullanım bilgileri ve nereden sinyal verdiğinin, sanıkların hükümlü ile suç tarihi ve öncesinde ki iletişim halinde olup olmadıklarının belirlenmesi sağlanarak sonucuna göre sanıkların hukukî durumunun takdir ve tayini gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, açıklanan nedenlerle hükümlerin Tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.09.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY: Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2021 tarih ve 2021/104 Esas, 2021/286 Karar sayılı ilâmı ile sanık ... ve ...’ın mağdur ...’ya yönelik yakarak mala zarar verme eylemleri nedeniyle cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama talep edilen işbu ilamla ilgili olarak dairemizin çoğunluğu eylemlerin subûtu noktasında tereddüte düşerek, olayları ikrar eden temyize gelmeyen sanık ...’nın teslim ettiği eşyalar üzerinde tekrar DNA incelemesi yapılması ve işyerinden elde edilen kameralarda iyileştirme yapılmak suretiyle kamera görüntülerindeki kişilerin sanıklar olup olmadığına ilişkin tespit yaptırılması için ilâmın bozulmasına karar verilmiştir.
Çoğunlukla aramızdaki ihtilaf eylemin subût bulup bulmadığı noktasındadır. Kanaatimizce eylem sanıklar açısından subûta ermiştir. Şöyle ki;
Olay tarihinde dosya içerisindeki kamera kayıtlarına göre; başlarında şapka olan üzerlerinde tulum gibi bir giysi bulunan ve ellerinde yakıcı madde dolu ve muhtemelen 2,5 litrelik kola şişesi olan iki şahsın gelerek mağdur ...’nın kiraladığı dükkânının önünde durmakta olan ve her ikisi de mağdur ... üzerine kayıtlı bulunan araçları yaktıkları görülmektedir. Yapılan soruşturma sonucunda mağdur ... ile beraat eden sanık ...’ın birlikte ticaret yaptıkları, aralarında anlaşmazlık çıktığı, malları paylaştıkları, yakılan araçlardan birisinin ...’da kaldığı, diğerinin mağdur ...’de kaldığı, bu nedenle aralarında ihtilaf oluştuğu, soruşturma sırasında herhangi bir delil yokken sanıklardan ...’ın pişmanlığını dile getirerek kendiliğinden polis merkezine müracaat ederek, olayı ... ile birlikte gerçekleştirdiklerini ifade ederek ...’ın ... ile birlikte kendilerini çağırdığını, burada ...’un daha önce görmediği ve tanımadığı ...’ın mağdur ...’ün ilçeyi terk etmesini istediğini ifade ettiğini, bu nedenle bu eylemleri yaptırmak için adam bulması karşılığında ...’a 60.000,00 TL verdiğini ...’un da bu paranın mağdur ...’ün araçlarını ve işyerini yakmak üzere 15.000,00 TL’sini kendisine, 20.000,00 TL’sini ...’e vereceğini söyleyerek anlaştıklarını, benzini, şapkaları, çorapları sanık ...’un temin ettiğini kamera kayıtlarında gözüken bacağı yanan kişinin kendisinin olduğunu ifade ettiği olayda kullanılan pet şişeler, şapkalar ve elbiseleri polise teslim ettiği anlaşılmaktadır.
Soruşturma dosyası baştan sona incelendiğinde sanıklardan ...’ın ikrarının soyut nitelikte olmadığı, diğer sanıklara atfı cürüm niteliğinde olmadığı açıkça ortadadır. Kamera kayıtlarında ayağı yanan kişinin kendisi olduğunu herhangi bir şekilde kamera kaydı izlemeden söylemiş ve alınan doktor raporu bu hususu doğrulamıştır. Kamera kayıtlarına göre yine gelen iki kişidir ve sanığın ifadesi gibi gelenler şapkalı elbiseli ve ellerinde yakıcı madde şişeleri bulunan kişilerdir. ... ile yaptıkları toplantıyı doğrulayan görgü tanıkları da mevcuttur. Tanık polisler içeriyi doğrulamasalar da birlikte yapılan görüşmeyi doğrulamışlardır. Görmediği ve tanımadığı ... ile müşteki ... arasında ihtilafı bu kadar ayrıntılı şekilde bilmesi hayatın olağan akışına aykırı bir durumdur. Aynı şekilde yine tanımadığı bilmediği mağdur ...’nın işyerini ve araçlarını herhangi bir husumet yokken sebepsiz yere yakması da hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu nedenlerle diğer delillerle doğrulanan sanık ...’ın olayla örtüşen ifadelerine bölünmeksizin itibar edilmesi gerekmektedir. Sanıkların mahkûmiyet kararlarının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun dosyaya yenilik getirmeyeceği düşünülen delil araştırmasına yönelik bozma kararına iştirak edilmemiştir.