9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/14773 E. , 2024/7954 K.
"İçtihat Metni"DURUŞMA TALEPLİ
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin incelenmesinde; kovuşturma aşamasında 14.07.2015 tarihli duruşmada on beş yaşını ikmal eden katılan mağdurenin sanık ... hakkında şikayetçi olmayıp davaya katılmak istemediğini beyan etmesi nazara alındığında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, katılan mağdure vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteklerinin sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan beraat hükümleri ile sınırlı olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ...'in kanuni süresinden sonra yaptığı duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 318. maddesi uyarınca reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ- OLAY VE OLGULAR
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve katılan mağdure ile buluştuğu vakitlerde öpüşüp vücuduna dokunduğu ve son eyleminde vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, sanık ... hakkında da farklı zamanlarda katılan mağdure ile anal ve vajinal yoldan cinsel ilişki yaşadığı iddiasıyla çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından cezalandırılmaları talebiyle açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 10.02.2016 tarihli ve 2015/92 Esas, 2016/35 Karar sayılı kararı ile mevcut delillerin değerlendirilmesi ile sanık ...'in, tehdit ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını, sanık ...'ın da çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine, sanık ...'in farklı zamanlarda olacak şekilde cinsel maksatla kayda göre ön dört yaşında bulunan katılan mağdure ile cinsel maksatla buluşarak idaresindeki araçla gezdirmek suretiyle alıkoyduğunun kabulü ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-f, 109/5, 43/1 ve 53. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin beyanlarında genel itibarıyla bütünlük bulunması, sanık ... ile olan görüşme kayıtlarında öğretmen öğrenci ilişkisini aşacak şekilde yoğunluğun bulunması, olaydan sonra psikolojik tedavi gören katılan mağdurenin olayı tüm detaylarıyla anlatmasının beklenemeyeceğine, beyanlardaki ufak çelişkilerin sanık lehine yorumlanamayacak olması karşısında sanıklar hakkında kurulan beraat hükümlerinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Eksik inceleme ve araştırma ile kurulan hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir.
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin 10.01.2015 tarihinde ilaç içmek suretiyle intihara teşebbüs etmesi ve aşamalarda alınan beyanlarında istikrarlı olarak çelişkiye mahal bırakmaksızın cinsel istismar eylemini anlatması, sanık ile katılan mağdure arasında yoğun görüşme olduğuna dair HTS kayıtları, 59 TH 343 plakalı araç sahibinin aracı sanığa birkaç kez verdiğini beyan etmesi, katılan mağdurenin anatomik olarak bakire olması sebebiyle kızlık zarında yırtık tespit edilememesinin mümkün olması, katılan mağdure ile sanığın araçla olay yerine gittiklerinin sabit olması, yine katılan mağdurenin sanık ...’a iftira atmasını gerektirecek husumet bulunmaması karşısında sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan mahkumiyetleri yerine beraatlerine dair verilen hükümlerin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
D. Sanık ...
Müdafiinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin sanık ...’e duyduğu kin ve öfke ile cinsel istismar ve tehdit suçuna ilişkin suç isnadında bulunduğunun kabulüne karşın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyet hükmü kurulmasının çelişki yarattığına, eylem tarihinde katılan mağdurenin on beş yaşını doldurması karşısında suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığına, sanığın imam olarak görev yapması gerekçe gösterilerek üst sınırdan ceza tayininin hatalı olduğuna ilişkindir.
III. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
Kayden 16.02.2000 doğumlu olup kovuşturma aşamasında 14.07.2015 tarihli duruşmada on beş yaşını ikmal eden katılan mağdurenin sanık ... hakkında şikayetçi olmayıp davaya katılmak istemediğini beyan etmesi nazara alındığında, sanık ... hakkında kurulan hüküm yönünden katılan sıfatı kazanamayan katılan mağdureye yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteğinin İncelenmesinde
1.Sanığın yargılama konusu eylemine uyan tehdit suçunun düzenlendiği 5237 sayılı Kanun’un 106/1-c.2 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 03.06.2015 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
3.Açıklanan nedenlerle Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
C. Sanık ...
Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırılarak vicdani kanıya ulaşıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptanarak eylemlerine uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği, buna ilişkin gerekçelerin hukuka uygun olduğu anlaşılmış, bu kapsamda kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
D. Sanıklar İbrahim ve Murat Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, Katılan Bakanlık Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İsteklerinin İncelenmesinde
Katılan mağdurenin yaşadığı bunalımla 10.01.2015 tarihinde intihara teşebbüs etmesi üzerine vuku bulan intikal şekli ve süresi, katılan mağdurenin her aşamada ayrıntılı hususlar dahil olmak üzere (buluştukları yerler, mesajlaşma saati, araç bilgisi, oto yıkamacı hususu vb.) ayrıntılı, tutarlı, maddi delillerle destekli ve samimi görülen anlatımlarda bulunması, On Dokuz Mayıs Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinin Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi ve araştırma görevlisince düzenlenen10.06.2015 tarihli raporu, Samsun Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinin 19.01.2015 tarihli raporunda da anal muayenede kanamalı anal fissür tespit edildiğinin bildirilmesi, sanık ... ile katılan mağdure arasında zaman ve sayı itibarıyla olağan görülemeyecek yoğunlukta (29.06.2014-05.01.2015 tarihleri arasında 14.241 görüşme kaydı) görüşme kaydının bulunması, sanık ... tarafından ikrar olunduğu üzere aralarında cinsel mevzularla ilgili konuşacak derecede yakınlık oluşması, bu duruma karşın sanık ...'in katılan mağdure ile görüşmeye devam edip iddiaları doğrulayacak şekilde Ocak ayının ilk günlerinde ansızın görüşmeyi kesmesi, sanık ... yönünden de sanığın katılan mağdurenin duygusal hislerine karşılık vermediğini beyan etmesine karşın iki gün ardı ardına katılan mağdureyi aracı ile okulundan alması ve katılan mağdure ile arasında 03.01.2015 ile 11.01.2015 tarihleri arasında büyük çoğunluğu mesajlaşma olmak üzere 937 görüşme kaydına rastlanması ile katılan mağdurenin iddiası gibi gece yarısından sonra da mesajlaşmaların devam etmesinin savunmanın aksini göstermesi, taraflar arasında iftira atmayı gerektirecek husumet bulunmamasının yanında intihara teşebbüsün akabinde katılan mağdure ile hastanede yapılan şifahi görüşmede kimliği belirsiz kişilerin istismarına uğradığını beyan edip devam eden günlerde güven duyduğu teyzesi ile görüştükten sonra maruz kaldığı eylemlerden bahsetmesinin iftirada bulunma kastı ile hareket edilmediğini göstermesi, Mahkemesince de sanık ...'in katılan mağdureyi cinsel maksatla alıkoyduğunun kabulü ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların katılan mağdureye karşı çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarını işledikleri gözetilerek mahkûmiyetleri yerine, sanıkların cezadan kurtarma amacına yönelik ifadelerine itibar edilerek beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdure vekilinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereğince Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ...
Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan Bakanlık vekilinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık ...
Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Katılan Bakanlık Vekili ve Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (C) bölümünde açıklanan nedenlerle; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanıklar İbrahim ve Murat Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Mağdure Vekili, Katılan Bakanlık Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstekleri Yönünden
Gerekçenin (D) bölümünde açıklanan nedenlerle; Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik katılan mağdure vekili, katılan Bakanlık vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,30.09.2024 tarihinde karar verildi.