11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/2090 E. , 2023/5727 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ergani 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; davalı tarafından aleyhinde 210.000,00 TL'lik senet nedeniyle icra takibi yapılarak kesinleştiğini, davalı tarafa borcu bulunmadığını, davalının kendisini oğlunun borcundan dolayı iş yerine çağırarak, önüne bıraktığı yazılı evrakı imzalamasını söylediğini, belirtilen evrakı imzalaması neticesinde sonradan hakkında icra takibi yapıldığında bu evrakın senet olduğunu farkettiğini, senedin içeriğinin ve meblağının davalı tarafından düzenlendiğine sonradan vakıf bulunduğunu, davalı hakkında davalı hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, oğlunun davalıya olan borcu nedeniyle yaşlılığından yararlanarak evrakın imzalatıldığını, belirtilen icra dosyaları ve Ergani Cumhuriyet Savcılığında verilen ifadelerin incelenmesi ile bu hususun açıkça ortaya çıkacağını, kendisinin 88 yaşında olduğunu, okuma ve yazmasının olmadığını, imza atmasını bile bilmediğini ileri sürerek icra dosyası ve dayanağı senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu alacağın kaynağının davacı tarafından imzalanmış olan ve borç ikrarını içeren bono olduğu, bonolarda borcun olmadığına yönelik ispat yükünün senet üzerindeki kaydın aksini savunan tarafa ait olduğu, her iki taraf da bononun mal karşılığı olmadığına yönelik beyanda bulunmaları durumunda senedin veriliş nedeninin talil edildiği (değiştirildiği) kabul edileceğinden ve bu durumda her iki taraf da senedi talil ettiğinden ispat yükünün genel hükümler dairesinde davacıda olduğu, davacı tarafın senedin bedelsiz olduğunu ispat etmekle yükümlü olduğu, davacı tarafın senedin oğlu olan ... ...'tan davalı tarafın alacağının olması nedeniyle imzaladığını ve hile yolu ile senedin imzalatıldığını beyan ettiğini, ancak Ergani Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonucunda senet üzerinde tahrifat yapılmadığı ve davacının herhangi bir irade sakatlığına da maruz kalmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, davacının senedi imzalama nedeninin oğlunun borcuna karşılık kefalet mahiyetinde olduğu, bu hususun davalı tarafça da ikrar edildiği, dolayısı ile davanın her iki tarafı yönünden senet metninin talil edilmiş olduğu, bu durumda ispat yükünün davacıda olduğu, davacı tarafın sunmuş olduğu deliller dairesinde borçlu olmadığına yönelik mahkemede kanaat hasıl olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kendisinin 81 yaşında ve ağır özürlü olduğunu, davalı tarafın kendisini iş yerine çağırarak boş bir evrakı önüne bırakıp imzalamasını söylemesi üzerine, o esnada bilmediği ancak sonradan öğrendiği zaman senet olduguna vâkıf olduğu bir belgeyi davalı kendisi bile doldurmayarak başkasına doldurtup hakkında icra takibi yapıldığını, davalının, kendisinin oğlu olan ... ...'ın borcu olması sebebi ile ve oğlundan alınan senedi icra takibine koymasına rağmen, kendisinin ayrıca bir borcu bulunmadığı halde yaşlılığından ve dosyada bulunan özürlü raporuna istinaden gıyabında işlem yapılarak kendisinin borçlandırıldığını, dava dilekçesinde vermiş olduğu deliller ve tanık listesi dikkate alınmadan karar verildiğini beyan ederek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacının istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğunu, kural olarak ispat yükünün senedin bedelsiz olduğunu iddia eden tarafta olduğunu ancak senette malen kaydı var ise davacının yazılı borç sebebine dayanmaya hakkı olacağından ispat yükünün aksini iddia eden taraf düşeceğini, somut olayda da ispat yükünün davalıya geçtiğini, davalının iddiasını ispatlayamadığını, delil listesinde tanık deliline dayanılmasına rağmen tanıkların dinlenilmediğini, soruşturma dosyasında davalının senedi kendi doldurduğunu, miktarını da kendisinin yazdığını açıkça belirttğini, senedin davacıdan hile yolu ile alındığının açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kambiyo senedi ve bu senede dayalı olarak yapılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.2004 İcra İflas Kanunu' nun 72 nci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Alınmadığı anlaşılan 269,85 TL temyiz ilam harcı ile 1.330,20 TL temyiz başvuru harcının HMK 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.