Esas No
E. 2024/3431
Karar No
K. 2024/8095
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2024/3431 E.  ,  2024/8095 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/235 E., 2024/298 K.
SUÇ: Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında Dairemizce verilen bozma ilamı üzerine kurulan hükmün sanık ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Mahkemece sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK’nın 179/3-2,53,58/6. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2022 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece durma kararı verilerek dosyanın seri muhakeme bürosuna gönderildiği, seri yargılama usulüne tabi talepnamenin düzenlendiği ancak sanığın mahkeme huzurunda seri muhakeme usulünün uygulanmasından vazgeçmesi nedeniyle talepnamenin reddine karar verildiği, mahkemece dosyanın yeni esasa kaydı yapılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam edilmesine karar verildiği, sanık hakkında trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatine ilişkin verilen kararın mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2024 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, bozma sonrası mahkemece sanığın trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan TCK'nın 179/3-2, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık ve sanık müdafiinin temyiz isteminin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri; olayla ilgisi olmadığına, aracı başkasının kullandığına, suçu işlemediğine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kararın somut gerekçesi bulunmadığına, somut delile dayanmadan mahkumiyetine hükmedildiğine,sanığın üzerine atılı suçu işlemediğinin sabit olduğuna, beraat kararı verilmesi gerektiğine, resen gözetilecek nedenlerle kararın sanık lehine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanığın sevk ve idaresindeki aracıyla seyir halinde olduğu, devriye görevi ifa eden kolluk ekiplerince alkol muayenesi yapıldığında sanığın 1,69 promil alkollü olduğunun tespit edildiği kabul edilerek sanığın TCK'nın 179/3-2. maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.11.2022 tarihli kararıyla dosyanın basit yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması ve tekerrüre esas alınan ilamdaki mahkumiyetin hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alınması nedeniyle uzlaştırma işlemleri ilgili mahkemece yerine getirildikten sonra, tekerrür hükümlerinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle bozulması üzerine, mahkemece sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli, kanuni ve takdiri, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, şüphenin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği, anılan kararın mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 16.05.2024 tarihli kararı ile sanığın üzerine atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği halde çelişkili, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle bozulması üzerine mahkemece; Sanığın olay tarihinde sevk ve idaresindeki aracı park etmekte iken kolluk ekibinin yaptığı kontrolde 1,69 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın ilk ifadesinde aracı park ederken polislerin geldiğini savunduğu, 09/06/2016 tarihli mahkeme huzurundaki ifadesinde, arabayı yeğeninin kullandığını, aracı yeğeninin park ettiğini savunduğu, 07/07/2023 tarihli mahkeme huzurundaki ifadesinde, aracı ... isimli yeğeninin kullandığını, yeğeninin oğlu ile beraber araç içinde müzik dinledikleri sırasında kolluk ekiplerinin geldiğini beyan etmiş ise de, tanık olarak dinlenen ...'un beyanında sanığın ifadesini kabul etmediği, böyle bir şey olmadığını, araç kullanmadığını beyan ettiği, sanık tanığın bu beyanından sonra şimdi hatırladığını, ...'un orada olmadığını ... isimli kişinin orada olduğunu beyan etmiş ise de, yaptırılan araştırmada bu kişinin tespit edilemediği, tutanak tanıklarının olay tarihinden 7 yıl sonra alınan beyanlarında olayı hatırlamadıkları ancak park halinde olan araç sahibine alkol nedeniyle işlem yapılmayacağını, araç seyir halinde olduğu için işlem yapıldığını beyan ettikleri göz önüne alındığında sanığın çelişkili, suçtan ve cezadan kurtulmaya yönelik savunmasına itibar edilmeyerek, sanığın sevk ve idaresindeki aracı park etmekte iken yapılan kontrolde 1,69 promil alkollü tespit edildiği ve üzerine atılı suçu işlediği sabit olup sanığın alkol miktarı göz önüne alınarak teşdiden hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık ve müdafinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Bozma kararı öncesi hükmedilen 3 ay hapis cezasına ilişkin ilk hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi nedeniyle sonuç ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği gözetilmeyerek, bozma sonrası yapılan yargılamada sanığın 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek, sanığın 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının ihlal edilmesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle, Polatlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanunun 322. maddesi gereği hüküm fıkrasına, "Polatlı 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli, 2016/375 esas 2016/731 karar sayılı hükmün sadece sanık tarafından temyiz edilmiş olması nedeniyle, 5271 sayılı CMUK'un 326/son maddesi dikkate alınarak, sanık hakkındaki 3 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün infaz aşamasında gözetilmesine" ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.