Esas No
E. 2022/1079
Karar No
K. 2025/87
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/1079 Esas

KARAR NO: 2025/87

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/12/2021

NUMARASI: 2016/960 E. - 2021/883 K.

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:

DAVA DİLEKÇESİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, takip dayanağı olan 25/09/2014 tanzim tarihli, 31/06/2015, 31/10/2015, 31/09/2015 ve 31/10/2015 vadeli dört adet bono üzerinde bulunan imzaların müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından alacaklıya bu bonoların verilmediğini, alacaklı kaşede ismi geçen kişinin imzasını teyit anlamında imza beyannamesi almamakla senedin başkası tarafından imzalanmasını teşvik edici ve kötü niyetli davrandığını, bu nedenle alacaklı takip dayanağı bonoları icraya koymakta kötü niyetli olduğunu belirterek takip dayanağı bonolar üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığından İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasından borçlu olmadığının tespitine, alacağın %20 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile dava dışı ... San ve Tic Ltd Şti arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı şirkete kullandırılan kredilere ödeme vasıtası olarak dava dışı şirket davaya konu dört adet bono ile beraber başkaca bonoları müvekkiline ciro ettiğini, davaya konu bonoların ödenmesi adına ödememe protestosu çekildiğini, ancak ödeme olmaması nedeniyle İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/1105 D.iş sayılı dosyasından ihtiyati haciz talep edildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile esas takibe geçildiğini, davacı tarafından icra takibine itirazda bulunulmadığını ve bu nedenle takibin kesinleştiğini, davacının müvekkiline yöneltmiş olduğu dava tamamen takibin sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, müvekkilinin davaya konu bonoları ciro ile teslim alma aşamasında davacının imzasını incelemeye yükümlülüğü bulunmadığını, davaya konu bonolar incelendiğinde ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığına göre müvekkilinin davaya konu bonoları iktisap ederken kanunun kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirdiğinden iyi niyetli olduğunu, müvekkilinin tamamen yasal mevzuata uygun olarak dava konusu bonoları iktisap ettiğini, bonoların kambiyo borçlusu sıfatı taşıyan davacı aleyhine icra takibine girişildiğini belirterek davanın reddini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; "Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, toplanan delillere göre; davacı tarafça, dava konusu senetler üzerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacı asilin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları ile dava konusu senetler üzerinde imzalarının karşılaştırılması suretiyle, senetler üzerinde bulunan imzasının davacı eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli 18.11.2021 tarihli ATK raporu ile dava konusu senetler üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, davaya konu senetlerden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından, davacının davasının kabulü ile 25/09/2014 tanzim ve 31/06/2015 vade tarihli, 2.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/09/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/10/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/11/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik Borçlusu; ... lehtarı; ... Tic. Ltd. Şti. olan cirantası; ... A.ş. olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasından takibe konu bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyeti ispat edilemediğinden davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine" şeklindeki gerekçeleri ile; Davacının davasının KABULÜ İLE; 25/09/2014 tanzim ve 31/06/2015 vade tarihli, 2.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/09/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/10/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/11/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, Borçlusu; ... lehtarı; ... San. Tic. Ltd. Şti. Olan cirantası; ... A.Ş. Olan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

E. Sayılı dosyasından takibe konu bonolardan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF:

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senetler üzerinde bulunan imzanın davacı eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen18.11.2021 tarihli ATK raporu ile dava konusu senetler üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, mahkemenin tamamen ATK raporuna dayanarak hüküm kurduğunu ve söz konusu ATK raporu yeterli açıklığa denetlenebilirliğe sahip olmadığını, raporun içeriğinde birçok teknik terim bulunmasına rağmen teknik terimlerin açıklanmadığını, rapordaki terimler ve kullanılan yöntemler anlaşılamadığından raporun denetime elverişle bir rapor olmadığını ve raporda da görüntüsü olan imza örneklerinden anlaşılacağı üzere cirodaki imza ile örnek imzaların el hareketleri biçimleri fazlasıyla benzediğini, bilirkişi raporunda çek üzerindeki imzanın benzerlik göstermediği belirtmiş olmakla, bu sonuca çok ufak farklar sebebiyle ulaşıldığını, bir şahsın her imzasının birbirinin kopyası olmasının mümkün olmadığını, karakteristik hareketlerin uyuşması, imza aidiyetinin tespiti için yeterli olduğunu, kişilerin imzalarının yıllar içerisinde değişmiş olma ihtimali de göz önüne alınarak bir inceleme yapılması gerektiğini, davacıdan alınan örnek imzaların da davacının oturarak, ayakta, sağ ve sol el ile vb. alternatif şekillerde alınması gerektiğini, mahkeme dava dışı şirket ile davacı arasında ticari ilişkisi olup olmadığını, davacının adına kambiyo senedi imzalamak için 3. kişiyi yetkilendirip yetkilendirmediği hususunun araştırılmadığını ve bu yönüyle eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, mahkemece, çekin imzalandığı tarihteki şirket yetkililerinin Ticaret Odasından sorulması ve çekin vekaleten keşide edilmiş olma ihtimalinden dolayı Bankalardan ve Noterliklerden temsil yetkisi verilen kişilerin sorulmasını, cirantaların çek karnesi aldığı bankalardan davacının ödenen karşılıksız çıkmayan çeklerinin görüntülerinin istenmesini, uyuşmazlığın aydınlatılması için yeterli delil toplanmadan dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile de hukuka aykırı şekilde hüküm verildiğini, bilirkişi raporuna karşı, temlik eden tarafından itiraz edildiğini, imzaya yetkili kişinin böyle bir durumda doğabilecek imzasının karakter olarak çekteki imza ile grafolojik açıdan karşılaştırılması talep edildiğini, mahkemenin eksik inceleme ile vermiş olduğu kararın hukuka aykırı olduğunu ve istinaf incelemesi ile kaldırılarak haksız davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.

Davacı tarafından icra takibine dayanak bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı hakkında 25/09/2014 tanzim ve 31/06/2015 vade tarihli, 2.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/09/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/10/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik, 25/09/2014 tanzim ve 31/11/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL lik bonolara istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. 20/11/2018 tarihli ATK raporunda özetle; "Fotokopi belgeler, bilgisayar ortamında hazırlanmış belgeler, faks çıktısı ve karbon suret belgelerde bazı tanı unsurları kayba uğrayabileceği gibi bu tür belgelerin sair usullerle elde edilebilme olasılığının da bulunduğu; ayrıca belgeye imza, yazı ya da artefakt gibi harici unsurlar eklenebileceğinden fotokopi belgeler üzerinde inceleme yapılması sakıncalı olup genel olarak belge asılları üzerinde inceleme yapılmasının gerekli olduğu, söz konusu belgelerin orijinal belgeden elde edilmiş olduğunun kabulü halinde, istem doğrultusunda yapılan değerlendirmede: inceleme konusu senetlerdeki borçlu imzalarının, teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin ve bu meyanda sorulduğu üzere ...'ın eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği mütalaa edildiği anlaşıldı." denilmektedir. 18/11/2021 tarihli ATK raporunda özetle ; "Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'ın mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği " belirtilmiştir. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. Somut olayda, davacı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına konu bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü kambiyo senedine dayalı takibin dayanağı olan bonoların, 25/09/2014 tanzim ve 31/06/2015 vade tarihli, 2.000,00 TL bedelli, 25/09/2014 tanzim ve 31/09/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL. bedelli, 25/09/2014 tanzim ve 31/10/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL. bedelli , 25/09/2014 tanzim ve 31/11/2015 vade tarihli, 6.000,00 TL. bedelli olduğu, mahkemece ATK' dan rapor alınarak hüküm kurulmuş ise de raporda incelenen senetlerin dava konusu senetler olmadığı, dava konusu olmayan başka senetlerin incelenerek düzenlenen rapora istinaden hüküm kurulduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüştür. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/12/2021 tarih, 2016/960 E. 2021/883 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/01/2025

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.