21. Hukuk Dairesi
T. C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1535 Esas 2024/1672 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/09/2024 (Ara Karar)
NUMARASI : 2024/581 Esas
İHTİYATİ TEDBİR KARARINA İTİRAZ
EDEN DAVALILAR :
VEKİLİ
LEHİNE İHTİYATİ TEDBİR KARARI
VERİLEN DAVACI :
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali, tapu ve araç devirlerinin batıl olduğunun tespiti istemine ilişkin asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı davanın yargılaması sırasında asıl ve birleşen davada ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı ihtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili, ... A.Ş. vekili ve asıl davada davalı ... A.Ş. vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde özetle; 02/04/2017 tarihinden bu yana şirketi tek temsile yetkili kişinin ... olduğunu, yine şirketin 01/04/2019 tarihli ticaret sicil kayıtlarında ... yabancı şirketi ile olan ortaklık ilişkisinin neredeyse 5 senedir devam ettiğini, davalı ...'nun müvekkili şirkette bugüne kadar hiçbir yetkisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin benzer faaliyet alanları dışında diğer davalılar ile hiçbir illiyet ve organik bağının olmadığını, dava konusu taşınır ve taşınmaz satışlarının piyasa değerlerinin üstünde olduğunu, tüm ödemelerin banka havalesi ile yapıldığını, müvekkili şirketin, satış esnasındaki tapu kayıtlarına güvenen üçüncü bir kişi olduğunu, kazandığı hakkının korunması gerektiğini belirterek aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tüm taşınır ve taşınmazları yönünden ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı dosyasında davalı ... İnşaat A.Ş vekili itiraz dilekçesinde özetle; mahkeme tarafından menkul ve gayrimenkul yönünden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararına itiraz ettiklerini, söz konusu kararın müvekkili ile diğer davalı şirketler yönünden ticari hayatını ve itibarını sekteye uğratacak bir karar olduğunu belirterek öncelikle menkul ve gayrimenkul mallar üzerindeki tedbir kararının kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise açılmış olan işbu dava değeri ve anayasa tarafından düzenlenmiş olan ölçülülük ilkesi gereği, üzerinde tedbir kararı bulunan fatura karşılığı alınan 55.000.000 TL bedeli ... parsel de bulunan 4 katlı Beton Apartman ile 41.800.000,00 TL değerindeki ... Parsel 3 katlı mesken ... adresinde bulunan taşınmazın üzerindeki tedbir kararının devamına karar verilerek diğer taşınır ve taşınmaz mallar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl davada davalı ... A.Ş. vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin işbu davada ihtiyati tedbir kararına konu olan taşınırları ...
İnşaat A.Ş.'den satın alma işlemi gerçekleştirirken ...'nun yetkilerini, imza sirkülerini ve ticaret sicili kayıtlarını kontrol ettiğini, yetkili olduğunun görüldüğünü, takyidat bilgilerinde de herhangi bir tedbir kararı görülmediğinden satın alma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu satın almalara ilişkin faturaların ... İnşaat A.Ş. tarafından taraflarınca kesildiğini ve banka kanalı ile ödemesinin gerçekleştirildiğini, verilen ihtiyati tedbir kararının, birden fazla ortağa sahip olan müvekkili şirketin ticari faaliyetini sekteye uğrattığını, davalı ...
İnşaat A.Ş.'nin yıllardır aynı genel kurul kararı ile ticari faaliyetlerini devam ettirdiğini, müvekkili şirketin satın alımlarının yasal dayanağı olan ve kanuna aykırılık teşkil etmeyen işlemler olduğunu belirterek ihtiyati tedbir şerhi işlenen araçlar üzerindeki tedbir kararlarının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, tedbir konusu edilen ve ...
İnşaat A.Ş.'den diğer davalı şirketlere devri gerçekleştirilmiş olan taşınmaz ve araçların dava konusu olduğu ve yapılan inceleme ve araştırmalar neticesinde, ihtiyati tedbir isteminin yasal koşullarının bulunduğu kanaatine varıldığı, davacının ihtiyati tedbir yönünden bu aşamada iddiasını yaklaşık olarak ispat ettiği nazara alınarak, ihtiyati tedbir talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davalıların ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, uyuşmazlığa konu somut olayın diğer davalı ... ve davacı ... arasındaki bir takım uyuşmazlıklar sebebi ile tarafların anlaşmazlıklarından kaynaklı olarak birbirlerine ikame ettikleri iddialar ve bu kapsamda yürütülen bir yargılama olduğunu, müvekkili şirketin diğer davalı şirketlere kıyasen, davacı veya davalı ile hiçbir hukuki ve fiili bağının olmayan bir ortaklık yapısına sahip bulunduğunu, 02/04/2017 tarihinden beri yani neredeyse 8 senedir şirketi tek temsile yetkili kişinin ... olması, yine şirketin 01/04/2019 tarihli ticaret sicil kayıtlarında ... yabancı şirketi ile olan ortaklık ilişkisinin neredeyse 5 senedir devam etmesi ve bu durumun dosyada da mübrez olması, diğer davalı ...'nun müvekkili şirkette bugüne kadar hiçbir yetkisinin bulunmaması, müvekkili şirketin benzer faaliyet alanları dışında diğer davalılar ile hiçbir illiyet ve organik bağının bulunmaması sebepleri ile ihtiyati tedbir kararı yönünden diğer davalılarla müvekkili şirketin bir tutulmamasının gerekmediğini, tapu siciline güven ilkesi ve toplumsal huzur ve güvenin gerçek hak sahibinin menfaatine üstün tutulduğunu, söz konusu işlemlerin ilgili kurumlardan randevu alınmadan yapılamayacağını, tedbir konulan taşınır ve taşınmazların satışına ilişkin pazarlıkların yapıldığını, işlemlerin tamamlanması için de internet üzerinden, ihtiyati tedbir kararının verilmesinden çok önce ilgili kurumlardan randevular alındığını, müvekkili şirket tarafından satın alındığı tarihte ne üzerinde ihtiyati tedbir ne de başka bir şerh bulunmadığını, mahkeme tarafından yapılacak incelemede söz konusu randevu tarihlerinin de ihtiyati tedbir kararından çok önce alındığının açıkça ortaya çıkacağını, satın alma randevusunu oluşturulan ve satın alınan tarihte taşınır ve taşınmaz mallar üzerinde hiçbir şekilde ne tedbir şerhi ne de başka bir şerh bulunmadığını, rayiç bedelleri üzerinden piyasa değerlerinin üzerinde tüm bu alım işlemleri gerçekleştirildiğini, bu alım işlemleri gerçekleştirilirken söz konusu taşınır ve taşınmazlara dair ne taşıt kayıtlarında ne de tapu kayıtlarında herhangi bir mahkemenin ihtiyati tedbir kararı veyahut başkaca bir şerhinin bulunmadığını, müvekkili şirket açısından dava konusu taşınır ve taşınmaz malların satış anı gözetilerek ve ortaklık yapısı da dikkate alınarak satış esnasındaki tapu kayıtlarına güvenen üçüncü bir kişi olması ve kazandığı hakkının korunması gerektiğinin izahtan vareste olması sebepleri ile davacının soyut ve mesnetsiz iddialarına daha fazla itibar edilmemesi, müvekkil şirketin hukuka uygun tüm işlemlerine rağmen cezalandırılmasının önüne geçilmesi amacı ile aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilen tüm taşınır ve taşınmazları yönünden ihtiyati tedbir kararlarının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı dosyasında davalı ... İnşaat A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati tedbir kararının tesisi için yaklaşık ispat koşulu oluşmasına ilişkin deliller mevcut olmadığı gibi eksik inceleme ile karar tesis edildiğini, mahkeme tarafından müvekkili şirketin faaliyeti ve ticari varlığı dikkate alınmadan istemin doğru olmama ihtimali üzerinde durulmadığını, davacı beyanlarının esas alındığını, bu davanın çekişmenin konusunun, sahte belgeler ile yetki tesis edildiği ve dolayısıyla sahte yetkilerle de satış işlemlerinin yapılması olduğunu, davacının ortak olduğu davalı ... AŞ'de ortakların 11 yıldır kesintisiz olarak şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduklarının ticaret sicil gazetelerinin ilgili sayfalarında aleni olarak görüldüğünü, davacının da münferit imza yetkisine dayalı olarak 2013'den itibaren 3 yılda bir değişen imza sirkülerine göre yüzlerce işlem yapmış olup müvekkili şirketin de aleni olan ve kesintisiz devam eden bu kayıtlara güvendiğini, aynı şekilde ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat kuralının, somut olayda da dava konusu genel kurul ve yönetim kurulu kararındaki imzanın ...'ya ait olduğunun tespitinin yapılması gerekmekteyken, taraflarının cevap süresi beklenmeden ve sunulan deliller değerlendirilmeden savunma hakları kısıtlanarak ihtiyati tedbir kararının verilmesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu, diğer yandan mahkeme tarafından imzaların sahte olduğu hakkında yeterli kanaat edinmiş olması halinde yaklaşık ispat unsuru sağlanarak ihtiyati tedbir kararı verilmesinin olanaklı olması gerektiğini, bu konuda da dosyada uzman raporunun aksi yönde olduğu için tedbir kararını önleyici içerikte olmakla bu raporun da dikkate alınması gerektiğini, ihtiyati tedbir kararında kısmi olarak açılan davada müvekkili şirketin zararlarını karşılamak üzere alınan teminat miktarı, ölçülülük, elverişlilik ve orantılılık ilkeleri dikkate alınmadığı için düşük kaldığını, başvurulan tedbirin, ulaşılmak istenen amaç bakımından elverişli ve gerekli olmakla birlikte başvurulan tedbir ile ulaşılmak istenen amaç arasında orantı olması gerektiğini, şayet davacının sunduğu delillerle mahkemece yaklaşık ispatın sağlandığı kanaati oluşsa dahi yatırılan teminat miktarı ve ihtiyati tedbir kararının işlenen menkul gayrimenkul sayısı ve değeri düşünüldüğünde kısmi dava şeklinde açılan ve henüz gerçek değerin bilinmediği davada dava değeri gözetilmeden ölçülülük ilkesi aşılarak karar alındığının görüleceğini, oluşabilecek bir zararda ödemiş olduğumuz milyonlarca liralık bedelin 1.500.000 TL teminat ile karşılanamayacağını, ihtiyati tedbirde asıl olanın, ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın varlığı ve bir ihtiyati tedbir sebebinin bulunması olduğunu, tedbir talep eden tarafın davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmediğini, hiçbir yasal delil ya da belge sunamayan davacının taleplerine sadece şirket ortaklıkları ve yetkilileri üzerinden yaklaşık ispatın sağlandığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir kararı vermişse de ihtiyati tedbirde tek ölçünün yaklaşık ispatın sağlanması olmayıp ihtiyati tedbir kararı ile davanın her iki tarafının menfaatinin gözetilmesi gerektiğini, yasal ve güçlü delillere, belgelere dayanılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İhtiyati tedbir ara kararına itiraz eden asıl davada davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemeye sundukları pay defterinden de görüleceği üzere müvekkilinin şirket diğer davalı şirketlerden farklı olarak tek ortaklı olmayıp, %51 ... A.Ş.’nin, %48 ...’nun, %1 ... şeklinde olduğunu, müvekkili şirkette ...'nun pay çoğunluğuna sahip olmadığı ortaklar kuruluna hesap vermek ile yükümlü bulunduğunu, mahkemenin gerekçesinde belirttiği gibi müvekkili şirketin tek yetkili temsilcisinin ... olmadığını, müvekkil şirketin bu yapısı gereği diğer davalı şirketlerle bir tutulmaması gerektiğini, özellikle pay çoğunluğuna sahip olan ... A.Ş.'nin işbu dava açılmadan önce tesis etmiş olduğu kazanılmış haklarının korunması gerektiğini, TMK'nun 1023. maddesi kapsamında müvekkili şirketin haklarının korunması gerektiğini, müvekkili şirketin işbu davada ihtiyati tedbir kararına konu olan taşınırları ...
İnşaat A.Ş.'den satın alma işlemi gerçekleştirirken ...'nun yetkileri, imza sirküleri ve ticaret sicili kayıtları kontrol edildiğini, yetkili olduğunun görüldüğünü, takyidat bilgilerinde de herhangi bir tedbir kararı görülmediğinden bu satın alma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, bu satın almalara ilişkin faturaların ... İnşaat tarafından taraflarına kesildiğini, banka kanalı ile ödemesinin gerçekleştirildiğini, haliyle piyasa değerlerinde satışı gerçekleştirilen ve ödemesini alan davacının korunması gereken nasıl bir hukuki yararı vardır da, satın alınan taşınırlara ilişkin tedbir kararı verilebilmiştir taraflarıca anlaşılamadığını, davacının diğer ağır itham ve iddiaları özellikle diğer davalılar ... İnşaat A.Ş. Ve ...'yu ilgilendirmekte olup müvekkilinin bu iddialara cevap verebilmesi elinde bulunan bilgi ve belgeler ışığında hukuken mümkün olmadığını, verilen ihtiyati tedbir kararlarının birden fazla ortağa sahip olan müvekkili şirketin ticari faaliyetini sekteye uğrattığı gibi, davacının yıllardır aynı genel kurul kararı ile ticari faaliyetlerini devam ettirdiği dikkate alındığında müvekkilinin yasal dayanağı olan ve kanuna aykırılık teşkil etmeyen satın alımları aleyhine ihtiyati tedbir şerhi işlenen araçlar üzerindeki tedbir kararlarının kaldırılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; ihtiyati tedbir ara kararına itiraz istemine ilişkindir.
HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
HMK'nun 390/1 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir dava açılmadan önce esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden, dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilebilecektir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır.
Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen asıl ve birleşen Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/561 Esas sayılı davada davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde özetle; davalı ... A.Ş. adına kayıtlı iken şirket yönetim kurulu üyesi ... tarafından TTK'nun 395, 396, 408. maddelerine aykırı olarak müvekkili ve ortağı olduğu şirketten mal kaçırma kastıyla diğer davalılara toptan tapu ve araç devirleri gerçekleştirdiğini, ...'nun ... A.Ş.'yi münferit temsil yetkisi bulunmadığını, 30/12/2021 tarihli genel kurul ve aynı tarihli yönetim kurulu kararına müvekkilinin imzasını taklit etmek veya ettirmek suretiyle sahte imza ile ...'ya da münferit temsil yetkisi tanınmış gibi tescil ettirdiğini, ayrıca müvekkilinin şehir dışında bulunduğu bir tarihte 26/02/2024 tarihli genel kurul kararıyla yönetim kurulu üyelerine TTK'nun 395 ve 396 maddelerinde yer alan yetkilerin verildiğini, bu kararın da tescil edildiğini, müvekkilinin böyle bir karara imza atmadığını, alınan kararların yok hükmünde olduğunu, davalı ... tarafından davalı ... A.Ş.'nin taşınır ve taşınmaz mallarının toptan satışının söz konusu olduğunu, genel kurul kararı alınmadığını, yapılan satışların yok hükmünde olduğunu belirterek davalı ... A.Ş.'nin 30/12/2021 tarihli genel kurul, aynı tarihli yönetim kurulu kararı ve 26/04/2021 tarihli genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine, yapılan tüm hukuksuz devirlerin iptaline, davalı ... A.Ş. adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl ve birleşen dava dilekçesinde ayrıca iptalini talep ettiği devirlere konu taşınmazlar, araçlar, iş makineleri ve nakit olarak şirket hesabından çekilen paralar ile davalı ...'ya ait şirket hisselerinin üçüncü şahıslara devredilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 08/08/2024 tarihli ve 15/08/2024 tarihli ara kararlar ile, davalı ... A.Ş.'ye davalı ... A.Ş. tarafından taşınmaz devri gerçekleştiği,
... A.Ş.'nin tek ortaklı bir yapıya sahip bulunduğu, yöneticisinin davalı ... olduğu, davalı ...'nun aynı zamanda davalı ... A.Ş.'nin tek pay sahibi ve yöneticisi olduğu gibi, davalı ... A.Ş.'nin de yetkili temsilcisi olduğu, şirketlerin ticaret sicil kayıtlarının aynı olduğunun ticaret sicil kayıtlarında görüldüğü, tedbire konu davalı ... A.Ş.'den diğer davalı şirketlere devri gerçekleştirilen araçlar ve taşınmazların dava konusu olduğu, bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiği, bu kısım yönünden tedbir talebinin kabulü gerektiği, tüm banka hesaplarına ve davalı ...'nun davalı şirketlerdeki paylarına tedbir konulması istemi yönünden bu kısımların dava konusu olmadığı, genel ve soyut olduğu anlaşılan bu talebe yönelik tedbir isteminin kabul edilemeyeceği, davalı ... A.Ş.'den diğer davalı şirketlere devri gerçekleştirilmeyen araçlar yönünden de tedbir kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Anılan ara karara karşı asıl davada davalı ... A.Ş., asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş., ... A.Ş., ... A.Ş., ... vekilince itiraz edilmesi üzerine mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu asıl ve birleşen davada ihtiyati tedbir kararına itirazların reddine hükmedilmiştir. Mahkemenin ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin 24/09/2024 tarihli ara kararına karşı asıl davada davalı ... A.Ş., asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş., ... A.Ş. vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı ile davalı ...'nun davalı ... A.Ş.'de ortak oldukları, davacının anılan şirketin %75, davalı ...'nun %25 oranında hissedar olduğu, davacı ile anılan davalının baba oğul oldukları, davalı ...'nun davalı ... A.Ş. dışındaki diğer davalı şirketlerin ortağı ve yetkilisi olduğu, davalı ... A.Ş.'nin de önceki yetkilisi sıfatı bulunduğu, davalı ...'nun tek pay sahibi olduğu şirketlerin birleştirme suretiyle davalı ... A.Ş.'ye devredildiği dosya içeriğiyle sabittir. Banka havale dekontları, davalı ... A.Ş. tarafından düzenlenen fatura suretleri, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. arasında akdedilen otel kira sözleşmesi, dava konusu yönetim kurulu ve genel kurul kararları, tapu kayıtları dosya içerisinde yer almaktadır.
Dosyaya ibraz edilen, mukayese ve tetkik konusu fotokopi belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucu hazırlanan ve dosyaya ibraz edilen 16/08/2024 tarihli adli bilim uzmanı tarafından hazırlanan raporda, dava konusu yönetim kurulu kararı ve imza sirkülerindeki imzaların kuvvetle muhtemel davacının elinde çıktığı yönünde kanaat bildirilmiştir. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için aranan ispat koşulu haklılığın yaklaşık olarak ispatı yeterli olup, mahkemece mevcut delillere göre tedbir talep edenin hakkının muhtemel görülmesi ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerin de gerçekleşmesi gerekmektedir.
Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişim nedeniyle, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.
Yukarıda açıklandığı üzere davalı ... davalı ... A.Ş.'de ortak olduğu gibi, davalı ... A.Ş. dışındaki diğer davalı şirketlerin ortağı ve yetkilisi olduğu, davalı ... A.Ş.'nin de önceki yetkilisi sıfatı bulunduğu, davalı ...'nun tek pay sahibi olduğu şirketlerin birleştirme suretiyle davalı ... A.Ş.'ye devredildiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır.
İhtiyati tedbir talebine konu edilen davalı ... A.Ş.'den diğer davalı şirketlere devri gerçekleştirilen taşınmaz ve araçlar dava konusu olup, dosya içerisine sunulan yönetim kurulu ve genel kurul kararları, ticaret sicil kayıtları ile bu aşamada tedbir talep edenin yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirdiğinin kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece, bu aşamada dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile davacının yaklaşık ispat koşulunu gerçekleştirdiği, ihtiyati tedbir kararının kalıdrılmasını gerektirir bir durumun bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin 24/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi yönündeki ara kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili, ... A.Ş. vekili ve asıl davada davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili, ... A.Ş. vekili ve asıl davada davalı ... A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
4.İhtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl davada davalı ... A.Ş.'den alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.-İhtiyati tedbir kararına itiraz eden asıl ve birleşen davada davalılar ... A.Ş. vekili, ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından lehine ihtiyati tedbir kararı verilen davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 31/12/2024 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi - Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.