Esas No
E. 2023/594
Karar No
K. 2025/7
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/594 K. 2025/7 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/594, K. 2025/7, T. 07.01.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/594
Karar No
2025/7
Karar Tarihi
07.01.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/594 Esas
KARAR NO: 2025/7
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 20/09/2023
KARAR TARİHİ: 07/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı firma ile davalı şirket arasında gerçekleşen loading inspection (malın yüklenirken denetimi) hizmeti gereğince davalı firmanın fatura düzenlediği; fatura kesilen firma ... Ltd. olarak görünse de ilgili firmanın ortağı ve çalışanlarının davalı firma ile tamamen aynı olduğu ve iki şirket arasında doğrudan organik bağ bulunduğu; şirketler arasındaki maillerde de davalı şirketin tüm yazışmaları ... olarak yaptığı ve iki şirketin adreslerinin de aynı olduğu; davacının davalıya ödemeyi hatırlatmak amacıyla birçok kez mail gönderdiği; davalının hiçbir şekilde ödeme yapmadığı; bu duruma istinaden TTK 1530/4 (a) maddesi gereği davalı aleyhine gecikme faizi işletildiği; davacının 3.047,63 USD cari-fatura alacağına istinaden 10.07.2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü nezdinde açılan ... Esas sayılı icra takibinin, borçlu davalının haksız ve kötüniyetli itirazı sebebiyle durduğu öne sürülerek davanın kabulü ile itirazın iptaline, davalının haksız ve kötüniyetli borca itirazı sebebiyle takibe konu bedelin %20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi talep edilmektedir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Ticaret ve Limited Şirketi’nin 2003 yılında kurulmuş Türkiye menşeli bir firma olduğu; ... Ltd. firmasının ise 10.02.2003 yılında Britanya Krallığına bağlı Virgin Adaları'nda kurulmuş bir firma olduğu; her iki firmanın ayrı iştigal alanları olup, her iki firmanın bağımsız bir şekilde faaliyetine devam ettiği ve iki ayrı bağımsız tüzel kişilik bulunduğu; davacının davalıya herhangi bir hizmet vermediği; davacının hizmet verdiği firmanın ... Ltd. firması olduğu; ... firmasının Türkiye'de bir adresi bulunmadığı; davacı tarafın bir alacağı var ise bunu ... firması üzerinden işleme koyması gerektiği; davacı tarafın, hizmeti yurt dışında bulunan ... Ltd. firmasına verdiğini iddia ettiği için düzenlemiş olduğu faturada KDV kalemi yer almadığı; bu kapsamda KDV'siz faturayı yurt dışına kesip yurt içinde davalıdan tahsilat çabasının Vergi Usul Kanunu'na da aykırı olduğu; hizmet kime verilmiş ise faturanın da o firmaya kesileceği; takip talebinde işlemiş faiz talep edildiği; ancak bu konuda herhangi bir temerrüt durumunun söz konusu olmadığı; mahkeme, davalının söz konusu alacaktan sorumlu olduğu kanaatine varacak olursa fatura içeriğinin ve fatura içeriğinde belirtilen hizmetlerin kabul edilmediği öne sürülerek davanın reddine, davacı tarafın açıkça kötü niyetli bir şekilde davalı şirket aleyhine icra takibi başlatması nedeniyle alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesi talep edilmektedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, Ticaret Sicil kayıtlarının, Beşiktaş ve Esenyurt Vergi Dairesi'nden gelen Ba formlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. ....İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 3.216,03 USD toplam alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.

Dosya Mali Müşavir bilirkişisine tevdi olunmuş, düzenlenen 18.10.2024 tarihli raporda özetle ''...Dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacı tarafın usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahibi lehine delil kudretine haiz olduğu; dava konusu icra takibinin dayanağı, dava dışı ... Ltd. şirketine düzenlenmiş olan 23.12.2021 tarihli, ... nolu ve 3.005,00 USD tutarlı faturanın davacı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olduğu; davacı şirket ticari defterlerinde dava dışı ... Ltd.’den alacak olarak görülen 3.005,00 USD’nin davalı ... ve Ticaret Ltd. Şti.’den talep edilip edilemeyeceği hususunun, Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu; ilgili fatura bedelinin davalı şirketten talep edilebileceğinin değerlendirilmesi durumunda, 11.07.2023 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 3.005,00 USD asıl alacak ve 116,08 USD işlemiş faiz olmak üzere 3.121,08 USD alacaklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.

Davalı şirket ile dava dışı ... Ltd. Şti arasında organik bağ olduğu iddiası yönünden davacı taraf tanık dinletmiş ve İzmir Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, 25/06/2024 tarihli celse ile tanık dinlenmiş; Tanık Beyanında: ben davacı şirketin yetkilisi olan İlker beyi tanırım, öncesinde başka bir firmada İzmir Bölge müdürü olarak çalışmaktaydı, ben de kendisi limanda tanışmamız üzerine tanımaktayım, daha sonrasında davacı şirketin yetkilisi İlker bey davacı şirketi kurmuştu, davaya konu olaya ilişkin olarak ben Ukranya'da bulunduğum ve çalıştığım esnada davacı şirkete ait geminin yüklenmesi sırasında bana bağlı olarak çalışan personel limanda bulunmaktaydı. Ukranyada ofis bulunmadığından dolayı İlker beyden aldığımız yükleme işini İlker bey adına faturalandırdık, İlker beyde davalı ... şirketi adına yapılan işi faturalandırılmıştır. Davalı ve dava dilekçesinde adı geçen ... LTD. Şirketi isim olarak duydum ancak çalışma düzenleri hakkında bilgim yoktur, dedi.

Davacı vekilinin talebi üzerine soruldu. Ben ... isimli birini tanıyorum, ... şirketi ile çalışmışlıyım yoktur, bu nedenle bu şirketle ilgili kimseyi tanıyorum. Yüklemeyi biz sadece İlker bey adına yaptık, müşterisine dair bir bilgimiz yoktur, biz Ukranyadaki limanda sadece gözetim yaptık, onun dışında herhangi bir sertifikasyon yapmadık, çünkü Ukranyada ofisimiz ve şirketimiz yoktu, ben Hububat işi ile uğraştığım için buna ilişkin sertifikasyon almanız gerekmektedir, kayıtlı bir işte herhangi bir kayıt dışı söz konusu değildir, söylediği şekilde vergiden kaçınmak veya başka bir türlü yasa dışı işlerde benim yaptığım iş bakımından söz konusu değildir, benim bilgim ve görüm bundan ibarettir, şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.

Tarafların iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların; fatura alacağının icra takibine konu edilmesi üzerine borca ve ferilerine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davası olduğu anlaşılmıştır.

Her ne kadar davacı tarafça .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla davalı ... ve Tic. Ltd. aleyhine yapılan icra takibine itiraz nedeniyle işbu itirazın iptali davası açılmış ise de; Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28/03/2013 tarihli, 2013/341 E. 2013/5453 K. sayılı ilamında “İtirazın iptali davaları, dayanağı olan takiple sıkı sıkıya bağlıdır. Somut olayda takip dayanağı olarak (6) adet fatura gösterildiği halde taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bu durumda davalının ödeme iddiasının ve davacı defterlerinde gözüken davalı ödemelerinin takip dayanağı faturalar çerçevesinde değerlendirmesi yapılarak ve gerektiğinde bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir” denilmek suretiyle uygulamaya yol gösterildiği, itirazın iptali davasında taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespit edileceği, alacak varsa itirazın iptaline karar verileceği, yoksa davanın reddine karar verileceği, bunun dışında taraflar arasındaki organik bağın tespitinin mümkün olmadığı, alınan bilirkişi raporuyla icra takibinin dayanağının, dava dışı ... Ltd. şirketine düzenlenmiş olan 23.12.2021 tarihli, ... nolu ve 3.005,00 USD tutarlı faturanın, davacı şirket ticari defterlerinde 25.12.2021 tarihli ve 446 nolu fiş ile 38.997,38 TL olarak kaydedilmiş olduğu tespit edilmiş olduğu, dolayısıyla davacının dava dışı ... Ltd. Şirketinden alacaklı olduğu, davalı tarafın ise davacıya borçlu olduğuna ilişkin dosya içerisinde ve tarafların ticari defterlerinde herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, her ne kadar davacı taraf her iki firma arasında bir takım iddialarla organik bağ olduğunu iddia ederek davalı ... yönünden itirazın iptalini talep etmiş ise de; yukarıda belirtilen Yargıtay kararı gereğince organik bağ iddiasının itirazın iptali davasında dinlenemeyeceği, dolayısıyla davalı tarafın davada taraf sıfatı bulunmadığı anlaşıldığından davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine,

2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 397,68 TL'nin yatıran tarafa iadesine,

3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine,

6.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/01/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog