3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08/11/2019 tarihinde davacı şirketin işyerinde hırsızlık olayı gerçekleştiğini, davacı şirketin para, ziynet eşyaları ve bir kısım imzalı çekleri ile boş halde bulunan çek koçanlarının çalındığını, hırsızlık konusu ---------- seri no'lu 7.000,00 USD meblağlı 1 adet çekin piyasaya sürüldüğünü ve ilgili çek --------, --------, --------- ihracat yapan yıllardır ticari itibari yüksek olan davacı şirket tarafından hiçbir şekilde ciro edilmediğini, çekteki bahsi konu ciro yapılan şirketler ile davacı şirketin hiçbir ticari ilişkisi olmadığını, davacı şirketin imzasından hemen sonraki 2 adet cironun hırsızlık vakası göz önünde bulundurarak açığa çıkmaması için kasıtlı olarak şüpheli kişilerce çizilip iptal yazıldığını, aralarında ne tip bir ticari ilişki olduğu bilinemeyen yüksek ihtimalle gerçek dışı bir ticari durum olduğunu, tüm bunlar kapsamında 2 kez daha ciro edildiğini, banka şubesinden operasyonel birim memurundan çekin güncel durumunu rahatlıkla öğrenebileceklerini, davacı şirketin çalıntı çeklerin haksız mesnetsizce cirolanıp piyasaya sürülmesi nedeni ile haksız yere hacizlere maruz kaldığını beyan ederek davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını taleple dava etmiştir. Davalı -------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava dilekçesinde delillerini somutlaştırmadığını ve delil listesi sunmadığını, davacının dilekçesinde hasrettiği deliller ile bağlı olduğunu, bu aşamadan sonra herhangi bir delil ibrazına, tanık bildirilmesi ve dinletilmesine muvafakatlarının olmadığını, dava konusu çekin incelendiğinde, keşidecisinin ---------Ş., olduğu daha sonra gerçekleştirilen ciro silsilesiyle takip alacaklısı müvekkili ---------- Şti.'ne geçtiğini ve alacaklı müvekkilinin yetkili son hamil olduğunun görüleceğini, davacı şirketin ciro silsilesinde imzası bulunmakla beraber imzaya açıkça itiraz etmeyerek davacı borçlu tarafın açıkça çekteki imzasını ikrar etmediğini, Dolayısıyla işbu davaya konu olan çeki usulüne uygun olarak ciro eden davacı ---------- Şti.'nin davanın açılmasında hukuki menfaatinin olmadığını, bir davanın açılabilmesi için aktif bir hukuki menfaatin varlığının dava şartı olduğunu, karşı tarafın müvekkili tarafından haklı alacağına ilişkin başlatılan icra takibi neticesinde borca itiraz, ihtiyati tedbir talepli dava ve menfi tespit davası açabilecek durumda bulunmasına rağmen açmadığını, dosya borcunu icra müdürlüğüne herhangi bir itirazı kayıt olmaksızın ödediğini, bunun neticesinde de haksız olarak işbu davayı ikame ettiğini, davacı tarafından açılan -------- Esas numaralı çek iptali davasının takipsiz bırakıldığı için davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve ödemeden men yasağının kaldırıldığını, kararın kesinleştiğini bu nedenle davacının iddialarının samimi olmadığını, takibe konu çek üzerinde davacı şirketin cirosunun bulunduğunu, çekin ciro edilerek çalınıp kaybolmasının inandırıcı olmadığını, davacı tarafından ciro edilerek başkalarına verildiğini ayrıca çek hamiline yazılı olduğundan yetkili hamilin çekin kim yada kimlere ciro edildiğini bilmek zorunda olmadığını, davacı tarafın çek hakkında ödemeden men yasağı olduğunu iddia ettiğini ancak bu hususun müvekkili tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde gerçek dışı bir ticari ilişkilerinin olduğunu iddia etmişse de takibe konu çekteki imzasını inkar etmediğini, davaya konu çekten dolayı borçlu bulunan imzasını dahi inkar etmeyen davacının kendi imzası ile bağlı olduğunu ve müvekkili şirkete karşı sorumlu olduğunu, müvekkilinin birçok kişi ve kurum ile ticari ilişkisinin olduğunu, icra takibine konu çeki de resmi ve fatura alacağına karşılık iktisap ettiğini,
TTK 790. ve 792. maddeleri uyarınca müvekkilinin söz konusu çeki iyi niyetli meşru hamil olarak teslim aldığını beyan ederek haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar ve kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Borçlu vekilinin İcra Müdürlüğüne sunduğu 22.07.2020 tarihli dilekçesi ile, “--------- Şirketi vekili olarak yukarıda Müdürlüğü'nüz esas sayılı dosyasında mevcut borcu kabul etmemekle birlikte icra, haciz tehditi altında her türlü başvuru, talep ve dava (istirdat vb.) hakkımızı da saklı tutarak söz konusu dosya borcunu ödüyoruz.
Bu kapsamda talebimizin kabul edilerek dosya kapak hesabının oluşturulması ve dosyanın kapatılmasına ilişkin diğer işlemlerin yapılması talep olunur.” Şeklinde talepte bulunmuş olup dosya borcunu ödediği görülmüştür. DELİLLER ve GEREKÇE: Dava; Hukuki niteliği itibariyle, ---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında ödenen borcun istirdatına ilişkindir.
Dosyanın ----------- sayılı yetkisizlik kararı sonrası talep üzerine Mahkememize geldiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.--------- sayı dosyasında çek iptali davası açıldığı, davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.---------- soruşturma sayılı dosyası dosyasının uyap sureti,---------- İcra Müdürlüğünün ---------Esas sayılı dosyasının uyap sureti, ---------- soruşturma sayılı dosyasının UYAP suretinin gönderildiği, ---------- Bankası ile -------- Bankası --------- Şubesi'ne müzekkere yazılarak çekin ibrazına ilişkin bilgiler ve çekin ibraz anındaki görüntüsü dosyamız arasına alınarak incelendiği görülmüştür.
Mahkememizce dava konusu ticari ilişkinin varlığı hususunda Mali Müşavir bilirkişiye verilerek rapor alınmıştır.
14/03/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "davacı ---------- ile Davalı ---------- şirketlerinin 2019 ve 2020 senelerine ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. madde 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu için HMK. madde 222/2, fıkrasındaki şartları sağladığı kanaatine varıldığı, davacının 2019 ve 2020 senelerine ait ticari defter kayıtları tarafımdan incelemiş olup davacı yan ile davalı şirketler arasında ticari faaliyetin bulunduğuna dair herhangi bir ticari defter kaydına rastlanılmadığı, davacının, ---------- şirketinden tahsil etmiş olduğu 7.000 USD bedelli çeki 101.01 Portföydeki Çekler hesabına kaydettiği ancak ilgili çekin ciro yoluyla 3. Bir gerçek kişiye veya tüzel kişiye teslim edildiğine dair herhangi bir kayda rastlanılmamış olup bünyesinde tuttuğu kanaatine varılmış olup, davalı ---------- ile diğer davalı ---------- şirketleri arasında ticari ilişkinin 13.11.2019 tarihinde başladığı, bu ticari ilişki nedeniyle dava konusu olan 7.000,00 USD bedelli çeki 24.01.2020 tarihli, --------- nolu çek/senet giriş bordrosu ile diğer davalı ---------- Şirketinden tahsil ettiği, 31.12.2020 tarihi itibariyle cari hesap bakiyesi kapanmış olup taraflar arasında borç/alacak bakiyesinin bulunmadığı, diğer davalılardan ---------- ve ---------- şirketleri inceleme günü ticari defterlerini sunmadığı için bu şirketlerin ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamamıştır," şeklinde raporunu sunmuştur.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş olup taraf vekilleri ayrı ayrı beyan ve itiraz dilekçesi sunmuşlardır.Bilirkişi raporu denetime açık, karar vermeye yeterli ve elverişli mahiyettedir.Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından;
Davacı tarafından---------İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı icra dosyasına 22/07/2020 tarihinde 63.225,63 TL ödeme yapıldığından davanın istirdat davasına dönüştüğü görülmekle davacı tarafından ödenen taleple bağlı kalınarak 63.225,63 TL ödemenin ödeme tarihinden tarihinden itibaren davalılardan istirdatına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı taraf, takip ve dava konusu çekin müvekkiline ait işyerinden çalındığını, bu nedenle --------- Bankası --------- şubesine ait -----------Ş. adına düzenlenmiş, müvekkil ----------- Şti’ye keşide edilen, 18.02.2020 vade tarihli 7.000 USD bedelli, ---------- seri numaralı çekten dolayı borçlu olmadığını iddia ettiği, dava konusu çekin keşidecisinin ----------Ş., lehtarının davacı ----------- Şirketi olduğu, lehtar cirosunundan sora iptal edilen cirolardan sonra --------- Şirketi cirosundan sonra ise sırayla ---------- Şti. , ---------- Şirketi cirosu geldiği,
Mahkememizce taraflar yönünden bilirkişi incelemesi yapıldığı, 13/04/2024 havale tarihli ibraz edilen bilirkişi raporunda davacının davalılar ile ya da davalılardan ve dava konusu çekte davacıdan sonra ilk ciranta görünen ---------Şirketi ile davacı yan arasında ticari bir ilişkinin bulunduğuna dair herhangi bir kayıt ya da belgenin olmadığı, bununla beraber davalı ---------- Şti.nin diğer davalı ---------- şirketine olan borcunu dava konusu çeki vermek suretiyle ödediği, soruşturma dosyasında daimi arama kararı verildiği, bu nedenle soruşturma sonucunun beklenmesinde yargılama açısından fayda görülmediği, dava konusu çekteki ciro silsilesinin düzgün olması, davalıların iyi niyetli yetkili hamil olması söz konusu olduğunda, çekin davacının elinden rızası hilafına çıkmasının tek başına davalıları ağır kusurlu veya kötü niyetli olarak göstermeyeceği, bu nedenle davacının çek bedelinin istirdatı isteminde bulunamayacağından istirdat talebinin reddine, haksız ve kötü niyetli icra takibi yapıldığı ispat edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine dair karar verildiği anlaşılmıştır.
1.Davanın REDDİNE,
2.Şartları oluşmadığından ispatlanamayan Kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3.Alınması gerekli 427,60-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 1.079,74 TL peşin harcın mahsubu ile fazladan yatırılan 652,14 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davalı ---------- Şirketi kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
7.Tarafların artan gider avansı bulunması halinde karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8.6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca ----------- tarafından karşılanan 1.360,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair davacı ve davalı ---------- vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024