Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/727
Karar No
K. 2024/1198
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/727 Esas
KARAR NO: 2024/1198
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/08/2024
KARAR TARİHİ: 26/12/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde; 28/08/2023 tarihinde müvekkiline ait ... plaka sayılı aracın 15 Temmuz Şehitler Köprüsünden Anadolu Yakasına geçmiş olup Bostancı çıkışı'ndan çıkış yapacakken arka tekerleğin kayması ile bariyerlere çarptığını ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, işbu hasar sebebiyle aracındaki aksamına ilişkin esaslı parçaların değişmesi ya da onarım görmesi gerektiğini, Müvekkili adına kayıtlı... plaka sayılı aracın... Numaralı Kasko Poliçesiyle kayıtlı olup meydana gelen kaza neticesinde davacının aracında oluşan maddi zararın davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere karşılama yükümlülüğü bulunduğunu, iş bu davaya konu davacının aracında oluşan hasar onarım bedelinden gerçek zarar kapsamında olduğundan sorumluluğu bulunduğunu, fazlaya dair hakları sakla kalmak üzere,

HMK 107 uyarınca Sayın Mahkemece toplanacak deliller nazara alınarak, trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan şimdilik; 500,00.-TL (KDV Dahil) hasar bedeli hasarı ret tarihinden (temerrüt tarihi) itibaren işletilecek avans faizi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; Davacı şirkete ait... plakalı aracın 28.08.2023 tarihli trafik kazasında hasarlandığı iddiası sonucu, müvekkili şirket nezdinde bulunan... no lu kasko poliçesinden ...nolu hasar dosyası açıldığını, davacı vekili delilleri arasında kaza tespit tutanağı bulunduğunu belirtmiş ise de kaza sonrası polis tutanağı tanzim ettirmediğini, herhangi bir tutanak bulunmadığını, sabaha karşı saat 03.30-04.00 aralığında tek taraflı kaza yapan sürücünün bariyerlere çarparak kamu malına zarar vermesine, araçta yüksek miktarda hasar olmasına rağmen kaza sonrası hiçbir yükümlülüğü yerine getirmeyerek, polis çağırıp tutanak tanzim ettirmesi beklenirken polisi aramaması, alkol raporu almaması hasar boyutu yüksek kazada olay yerini terk ederek evine gittiğini beyan etmesinin adeta olayın üzerini örtme saikiyle hayatın olağan akışına aykırı, iyiniyetli olmayan bir yaklaşım olduğunu, rizikonun gerçekleşmesinden sonra bir çok önemli hususta doğru ihbar yükümlüğünün yerine getirilmediğini, dava dosyasına sunulan sürücü beyanında 27.08.2023 günü akşam 19:00 da nişanlısını almaya gittiğini saat 20:00 civarında Bebek Semtinde bulunan... isimili Restaurant'ta yemek yediklerini 28.08.2023 gece 01.30 da nişanlısını bırakmaya gittiğini sonrasın 03.30 sularında yola çıktığını ve kaza yaptığını belirten sürücünün cevap dilekçesi ekinde sunulan 13.09.2023 tarihli müvekkili şirkete ilettiği beyanında 27.08.2023 günü öğle saatlerinde nişanlısının evine giderek 28.08.2023 gece saat 03:00 e kadar nişanlısının ailesi ile zaman geçirdiğini sonrasında aracı ile ayrıldığını belirterek müvekkili şirkete tamamen yanıltıcı beyanda bulunarak, doğru bildirimde bulunmadığını, sosyal medyada... isimli işletme "meyhane" olarak yer aldığını, özellikle alkollü mekandan çıktıktan sonra tek taraflı kaza yaparak kamu malına zarar verip yüksek hasar oluşan aracına tutanak düzenlettirmeyip olay yerini terk eden sürücü ve sigortalı şirkete doğru beyanda bulunmayarak yapılan usulsüzlükleri örtmek istediğini, olayın gerçek oluş şeklinin gizlenmeye çalışıldığını, sürücünün aynı zamanda şirket sahibinin oğlu olduğunu, yine müvekkili şirkete ilettiği beyanında gece saatlerinde gerçekleşen kazayı sabah babasına bildirdiğini belirtmiş ise de müvekkili şirkete ilettiği arama kaydında kazanın hemen sonrasında 03.59 da babasını aradığı görülmekte olup, polisi veya sigorta şirketini aramadığının net olarak görüldüğünü, davanın reddine, temerrüt oluşmadığından haksız faiz talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir,

DELİLLER

Hasar dosyası, sigorta poliçesi, Tramer kayıtları delil olarak değerlendirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava, Kasko sigorta sözleşmesine dayalı açılmış hasar bedelinin tazmini talepli maddi tazminat davasıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacı şirkete ait ... plaka sayılı aracın 28/08/2023 tarihinde tek taraflı trafik kazası gerçekleştirdiğini, kaza sonucu araçta önemli ölçüde hasar meydana geldiğini, davalı şirketin kasko poliçe teminatı limitleriyle sınırlı olarak zararı karşılama sorumluluğu altında olduğunu, kasko poliçesinde sigorta ettirenin kusurunun sigortacının sorumluluğuna etkisinin bulunmadığını ileri sürerek hasar bedelinin tazminini talep etmiştir.

3.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı tarafça kaza sonrası polis tutanağı tanzim etirilmediğini, kazanın sabaha karşı saat 03.30-04.00 aralığında meydana geldiği, bariyerlere çarparak kamu malına zarar verildiği halde olay yerine polis çağrılmaksızın ve alkol raporu alınmaksızın olay yerinin terk edilerek eve gidilmesinin olağan hayat akışına uygun olmayıp adeta olayın üzerini örtme saikiyle gerçekleştirildiği ve iyi niyetli olmayan bir yaklaşım olduğunu, kaza yerinin zaruret dışında terk edilmesinin hasarı poliçe teminatı dışında bırakacağı, davacının doğru ihbar yükümlülüğünü ihlal ettiği, araç sürücüsünün olay gecesinde bulunduğunu beyan ettiği ...isimli işletmenin "meyhane" olarak faaliyet gösterdiğini, araç sürücüsünün kaza öncesi bulunduğu yer ve kaza saatine göre alkollü olarak araç kullanmış olabileceği ve kolluk tarafından kaza tespit tutanağı düzenlenmemesi nedeniyle bu durumun tespit edilemediği ve sair hususlar savunularak davanın reddini talep etmiştir.

4.Taraflar arasındaki öncelikli uyuşmazlık oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.

Kasko Sigorta Genel Şartları'nın A/1 maddesine göre, gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3.kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ile aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bu tür sigortanın teminatı kapsamında olduğu anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan TTK'nın 1409.maddesi gereğince, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra, oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından ispatlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin, Kasko Genel Şartlarının A.5.maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir.

Kasko Sigortası Genel Şartları B.1.5 maddesine göre, sigortalı, sigortacının isteği üzerine rizikonun gerçekleşmesi nedenlerini ayrıntılı şekilde belirlemeye, zarar miktarı ile delilleri saptamaya ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı bilgi ve belgelerin geçikmeksizin sigortacıya vermekle yükümlüdür.

Sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın B.1.5.maddesi ve TTK'nın 1446.maddesi gereğince rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu, sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle ispatlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Ancak sigortacının, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde oluştuğunu ve bu oluş şeklinin sigorta teminatı dışında kaldığını soyut iddialarla değil somut delillerle ispatlaması gerekmektedir. 2918 sayılı KTK.nun 48. maddesinde; alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.

Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5. maddesinde; Ayrıca Kara Taşıtları Kasko Sigorta Genel Şartlarının A.5.5 maddesinde taşıtın Karayolları Trafik Kanunu uyarınca yasaklanan miktardan fazla içki almış kişiler tarafından kullanılması sırasında meydana gelen zararların kasko poliçesi teminatı dışında olduğu belirtilmiştir.

Bununla birlikte Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.5.5. maddesi ve Kara Taşıtları Kasko Sigorta Genel Şartlarının A.5.5 maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve mütakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır. Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabülü de mümkün değildir. O halde, zararın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez.

Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurlarında olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması, sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin saptanması durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın reddine aksi halinde kabulüne karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir. (Bkz.YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840; YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212; YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18; YHGK 14.12.2005 gün 2005/11-624-713 sayılı ilamları, Yargıtay 4. HD'nin 2021/20022 esas, 2022/17884 karar sayılı, Yargıtay (Kapatılan) 17. HD'nin 2012/526 esas, 2013/1078 karar sayılı emsal kararları)

5.Dosyada delillerin birlikte incelenmesi neticesinde, dava dilekçesi ekinde yer alan ve araç sürücüsü olduğu anlaşılan... tarafından imzalı kaza ihbar dilekçesinde "28 Ağustos Saat 01:30 civarı Bebek'den çıktım. Saat 02.00 civarı Bahçelievlerdeydim. Saat 03:30 civarı Bahçelievlerden Suadiye'ye yola çıktım. Kaza Saat; 04.00 civarı gerçekleşti" ve "27 Ağustos günü ve 28 Ağustos'a bağlayan gecesi; 27 Ağustos saat 12:00 gibi, ... plakalı aracımla Bahçelievler'den Yeşilköy'e ... isimli mekana kahvaltı etmeye gittim.

Öğleden Sonra: Saat 15:00 civarı, Bahçelievler Metroport yakınında bulunan... Pastanesine uğradım. Saat 16:30 civarı Suadiye, Anadolu yakasına geçtim. Saat 19:00 civarı Suadiye'den Avrupa yakası, Bahçelievler'e nişanlımı almak için geldim. Saat 20:00 civarı Bebek'te bulunan...simli restoranta yemek yemeye gittik. 28 Ağustos Saat 01:30 civarı..., Bebek'ten nişanlımı bırakmak üzere Bahçelievler'e yola çıktım. Saat 03:30 civarı Bahçelievler'den Suadiye'ye yola çıktım. Saat 04:00 civarı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nden geçtikten sonra D-100 bağlantısı olan Göztepe-Bostancı-Kocaeli çıkışında direksiyon hakimiyeti kaybettim ve kaza yaptım. Kazanın işlek bir yol olmasından dolayı arabamı güvenli bir noktaya aldım ve trafiği tehlikeye atmamak için orada kalamadım." Şeklinde kazanın ve öncesinin özetlendiği görülmüştür.

6.Kaza tarihinde de yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 152.maddesinin 2.fıkrasının 2-ç bendinde "Aşağıdaki durumlarda Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı trafik zabıtası, bulunmadığı veya yeterli olmadığı yerlerde ise genel kolluk tarafından düzenlenir:

1.Kazaya bir aracın karışması (tek taraflı maddi hasarlı kaza ise),"

Hükmü düzenlenmiş olup, tek taraflı maddi hasarlı trafik kazalarında kaza tespit tutanağının trafik zabıtası veya genel kolluk tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Her ne kadar yönetmelikler genel idari düzenleyici işlemler ise de kazanın gerçekleştiği yol kısmı ve bariyerlerin de zarar görmüş olması itibariyle davacıya ait araç sürücüsünün kolluk kuvvetlerine kazayı ihbar ederek tutanak düzenlenmesini sağlaması gerektiği açıktır. Bu husustaki ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmemesi tek başına dava konusu hasarı teminat dışına çıkarmamaktadır. Ancak ispat külfetini davacı üzerine yüklemektedir. Genel Şartlar uyarınca kaza mahallinin can güvenliği tehlikesi veya sağlık sebepleri dışında terk edilmesi hasarı teminat dışında bırakmaktadır. Bu düzenlemenin amacı sigortacının rücu imkanlarının daraltılması ve zorlaştırılmasının önüne geçilmesidir. Zira kaza yerinin terk edilmesi halinde araç sürücüsünün kimliği ve dolayısıyla geçerli bir sürücü belgesinin bulunup bulunmadığı veya alkollü olarak araç kullanılıp kullanılmadığı hususunda sigortacının rücu veya hasarı teminat dışı bırakma imkanları tamamen elinden alınmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta davacı araç sürücüsü tarafından sigorta şirketine sunulan hasar ihbarında olay yerinin işlek bir nokta olmasından dolayı terk edildiği belirtilmiş olup, kaza mahallinde reflektör ve uyarıcı işaretlerle gerekli tedbirler alınarak kolluk kuvvetlerine kaza tespit tutanağı tutturulması gerektiği halde geçerli ve makul bir sebep bulunmadığı halde olay yerinin terk edildiği, araç sürücüsünün anlatımı itibariyle kaza öncesinde saat 20.00'dan 01.30'a kadar yemek yemek üzere restaurantta bulunulduğunun beyan edildiği, bu haliyle olay yerinin terk edilmesinin geçerli bir mazerete dayanmadığı gibi araç sürücüsünün kaza öncesi evrede geçirdiği son 6 saatte alkol alınıp alınmadığı hususunda şüphe doğurabilecek açıklamalar içerdiği, buna rağmen rizikonun teminat dışı kalma ihtimali dikkate alınmaksızın olay yerinin terk edilmesi suretiyle, geçerli bir ehliyetin bulunduğunun tespit edilmesi ve alkol ölçüm raporu düzenlenmesinin önüne geçilmesi suretiyle davalı sigortacının rücu imkanını veya hasarın teminat dışı olup olmadığına yönelik değerlendirmesini imkansız kılacak ölçüde güçleştirdiği, davacının sunduğu deliller itibariyle kazanın geçerli bir ehliyetli bulunan sürücü tarafından ve alkolsüz olarak gerçekleştirildiğini ispata yeterli olmayacağı, zira alkollü araç kullanılıp kullanılmadığı belirli olmamakla birlikte alkol sonucu bulunmadığından kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana gelip gelmediğinin tespitinin mümkün olmadığı, bu haliyle davacıya ait araç sürücüsünün olay yerini kaza tespit tutanağı düzenlettirmeden terk etmesinin hasarı teminat dışı bıraktığının kabulü gerektiği değerlendirilmiş ve başkaca bir inceleme yapılmaksızın davanın reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harç peşin olarak alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

3.Karar tarihinde yürürlükte bulanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına takdir edilen 500,00 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

5.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

6.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 26/12/2024 Katip...

(e-imzalıdır)

Hakim...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog