8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12883 E. , 2024/7168 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R
Davacı, 13.12.2006 havale tarihli Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; Akçakoca ilçesi, Akkaya köyü hudutları içinde Bakacak mevkiinde bulunan, sınırlarını bildirdiği tahminen 20 dönüm miktarındaki taşınmazın malik ve zilyeti olduğunu, bu taşınmazın Akçakoca ilçesi Akkaya köyü hudutları içinde Yakacıkta Kestanelik Bahçesi mevkiinde tapuda 20.07.1943 tarih, cilt 18, sayfa 130, sıra no 13'de babası ... ... ve kardeşleri adına kayıtlı bulunduğunu, dava konusu taşınmazın Doğusunda genel yol, Batısında dere, Kuzeyinde laz oğlu Mehmet'ten satışla ... ...'in tarla ve fındıklığı ve ...'ın tarlası, Güneyinde yol ile çevrili olduğunu, tamamının dedesi ... adına kayıtlı iken ölümü ile çocukları arasında fiili taksim yapıldığını, babasının sağlığında kendisine temlik ettiğini ve bu taşınmazın halen kendi zilyetliğinde bulunduğunu, Akçakoca ilçesi Akkaya köyünde yapılan kadastro tespiti sırasında dava konusu taşınmazın Hazine arazisi veya orman tahdidi içinde kaldığı gerekçesiyle kadastro tespitine tâbi tutulmadığını, tespit dışı bırakıldığını, bu durumun usûl ve kanuna uygun olmadığını, Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.1951 tarihli ve 1950/37 Esas - 1951/44 Karar sayılı ilâmı ile yörede yapılan orman tahdidi sırasında aynı taşınmazın tahdit içine alınmasına karşı açılan davada dava konusu taşınmazın tahdit dışı bırakılmasına karar verildiğini, bu kararın kesinleştiğini, daha sonra tapu maliklerinden ... ...'ın tapu hudutları içinde bulunan taşınmazla ilgili ormandan açma gerekçesiyle yargılandığını, neticede bu yerin orman tahdidi dışında olduğundan işlemiş olduğu suçtan beraat ettiğini, Akçakoca Sulh Ceza Mahkemesinin kararının da 23.07.1967 tarihli 1962/257 Esas - 1964/145 Karar sayılı ilâmı ile kesinleştiğini belirterek taşınmazın kendi adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Kadastro Mahkemesince, dava konusu 149 ada 5 parsel sayılı taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığından kadastro tutanağı düzenlenmediği gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş; karar kesinleştikten sonra davaya asliye hukuk mahkemesinde devam olunmuş, yargılama sonunda mahkemece, Orman İdaresi ve Akkaya köyü tüzel kişiliği hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Hazine hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiş; hüküm, davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 20.01.2016 tarihli ve 2015/16023 - 2016/674 sayılı kararıyla "çekişmeli taşınmazın bulunduğu Akkaya köyü ile komşu Bayhanlı köyünde yapılan tüm orman tahdidi, aplikasyon ve 2/B çalışmalarına ilişkin işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarının askı ilân tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman tahdit sınır noktalarıyla birlikte gösterir onaylı 1/5000 ölçekli orman tahdit harita örneği, komşu Bayhanlı köyünde yapılan orman kadastrosu çalışmalarının Akkaya köyünde ilân edilip edilmediği, var ise askı ilân tutanakları bulundukları yerden getirtildikten sonra çekişmeli taşınmazın (X) ve (Y) değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, dava konusu taşınmazın bulunduğu alanın daha önce mahkeme kararı ile orman sınırları dışına çıkarıldığı iddiası doğrultusunda, dosya içinde, kesinleşme şerhi olmayan ilam örneği bulunan Akçakoca Asliye Hukuk Mahkemesinin 20.03.1951 tarihli ve 1950/37 Esas - 1951/44 Karar sayılı kararında 20.07.1943 tarihli 13 sıra numaralı tapu kaydı uygulanmak suretiyle karar verildiğine göre, dayanak tapu kaydının dava konusu edilen taşınmaza uyup uymadığı dolayısıyla taşınmazın orman sınırları dışına çıkarılan alanda kalıp kalmadığı net olarak belirlenmeli, bahsi geçen mahkeme kararı doğrultusunda orman kadastro komisyonu tarafından, orman sınır hattı ile ilgili herhangi bir düzeltme işlemi bulunup bulunmadığı belirlenmeli ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahhkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda taşınmazın evveliyatının orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
54,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 373,20 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.