7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2022/2956 E. , 2024/10442 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran sanık ...'nın diğer sanıklar ile ilişkileri yeterince araştırılmadan beraat hükmü verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ...'nin temyiz sebepleri; hükmün bozulması talebine ilişkindir.
3.Sanık ...'nin temyiz sebepleri; hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE
A. Katılan ...
İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Olay tarihinde, durumundan şüphelenilen ...'nın sevk ve idaresinde ve yolcu olarak ...'nin bulunduğu ticari takside önleme araması kararı uyarıca yapılan aramada aracın koltuk ve bagaj kısmından siyah poşetler içerisinden 2180 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanık ...'in sigaraların kendisine ait olduğunu, olay günü arkadaşı olan Serkan'ın sigaraları yoldan geçen bir ticari bir taksiye koyarak seyir halinde iken ele geçirildiğini savunması, sanık ...'un da sanık ...'ın yolda el kaldırması üzerine araca yolcu olarak aldığını, poşetlerde sigara olduğunu bilmediğini beyan etmesi karşısında, sanık ...'nın atılı kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir nitelikte her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan beraat hükmünde hukuka aykırılık görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ...
ve ...'nin Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Suç tarihinde durumundan şüphelenilen ...'nın sevk ve idaresinde ve yolcu olarak ...'nin bulunduğu ticari taksinin önleme araması kararı uyarıca durdurulduğu, aracın arka koltukları üzerinde 2 adet poşet ve bagaj bölümünde 6 adet siyah poşet olduğunun görüldüğü, poşetlerin incelemesinde 2180 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ... savunmalarında; olay günü saat 09.00 sıralarında suça konu sigaraları Yüreğir otogarı civarında tanımadığı bir şahıstan işçilerine ikram etmek amacıyla satın aldığını, yanında arkadaşı ...'nin bulunduğunu, yoldan geçen ticari bir taksiyi durdurduğunu, poşetteki sigaraları taksiye yükledikten sonra Serkan'a "sen taksiye bin çarşıda görüşürüz" diyerek yanlarından ayrıldığını, saat 11.00 sıralarında Serkan'ın arayarak kolluk görevlilerince sigaraların yakalandığını söylemesi üzerine polis merkezine geldiğini beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; cadde üzerinde cep telefonu tezgahının bulunduğunu, diğer sanık ...'in akradaşı olduğunu, olay günü saat 09.00 sıralarında İsmail'in tezgahına gelerek bulvar üzerinde eşyalarının olduğunu, bu eşyaları alıp gelmesini istediğini, arkadaşı olduğundan dolmuş ile belirttiği yere gittiğini, bir şahsın siyah poşetleri getirdiğini ve İsmail'e götürmesini istediğini, bu sırada yoldan bir ticari taksiyi durdurduğunu ve hareket ettikten sonra kolluk görevlilerince durdurulduğunu ve poşetlerin içerisinden sigaranın ele geçirildiğini, poşetler içerisinde sigara olduğunu bilmediğini, beyan ettiği görülmüştür. Dosyada mevcut 24.12.2014 havale tarihli bilirkişi raporuna göre; ele geçen eşyanın bandrolsüz ve kaçak olduğu ve 14.924,82 TL gümrüklenmiş değerinin bulunduğunun bildirildiği, bu değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre " hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'ye ait olup sanık ...'nin içerisinde yolcu olarak bulunduğu ticari takside suça konu sigaranın ele geçirilmesi ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin sabit kabul edilip haklarında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1.Dosya kapsamına göre sanıkların benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde adli para cezasında alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanıklar hakkında fazla adlî para cezası tayini hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası kapsamında ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu bozmayı gerektirmiştir.
3.Sanık ...'nin tekerrüre esas adli sicil kaydı 4733 sayılı Tütün,Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olup, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesi görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
4.Sanıklar hakkında takdiri indirim uygulanırken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun( 5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası yerine, aynı Kanun'un 62 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi,
5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
6.İddianamede numune olarak alınan sigaraların müsaderesi talep edildiği halde ek savunma hakkı verilmeden ele geçirilen tüm sigaraların müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR
A. Katılan ...
İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz İsteği Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar ...
ve ...'nin Mahkûmiyet Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar ... ve ...'nin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden mahkûmiyet hükümlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.