Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/613
Karar No
K. 2024/1194
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İZMİR

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/613 Esas
KARAR NO: 2024/1194
DAVA: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/07/2024
KARAR TARİHİ: 26/12/2024

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında hizmet sözleşmesi olduğunu, müvekkili şirket, otel-hotel-pansiyon ve benzeri kurumlara çamaşır yıkama hizmeti verdiğini, bu çerçevede davalı şirkete 2021 yılından başlayarak peyder pey hizmet verildiğini, cari hesap şeklinde işleyen ilişkide davalı şirket tarafından peyderpey ödemeler yapıldığını, ancak cari hesapta biriken bakiye 12.399,02-TL' sı 2022 yılından itibaren davalı yanca ödenmediğini, ödenmesi konusundaki şifahi başvurular sonuç vermediğinden Çeşme İcra Müdürlüğünün... E. sayılı dosyasıyla icra takibi yapılmak zorunda kalındığını, davalı şirket haksız ve suiniyetle takibe itiraz ettiğinden arabulucu yoluna başvurulduğunu, arabulucu toplantıya katıılmadığını, görüşememe sonucu anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı şirket itirazında haksız ve suiniyetli olduğundan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının % 20 den az olmamak üzere kötüniyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi için huzurdaki davayı açmak zorunlu hale geldiğini, belirtilen bu nedenlerle icra takibine yapılan haksız ve sui-niyetli itirazın iptalini, takibin devamını, davalının % 20'den az olmamak üzere kötüniyet ve icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekiline tensip zaptının ve dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak davaya cevap vermediği görülmüştür.

DELİLLER

Çeşme İcra Müd. Nün... E. Sayılı dosyası, Arabulucu anlaşmazlık tutanağı, Cari hesap ekstresi, faturalar ve irsaliyeler, Taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi, tanık, yemin ve diğer deliller delil olarak değerlendirilmiştir.

Bilirkişi heyetinden alınan 23/10/2024 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmına göre; "...Sayın Mahkemenizin verdiği talimat doğrultusunda; davacı ticari defterleri ve dayanağı belgeleri üzerinde yapılan inceleme ve Raporun “İnceleme Ve Değerlendirmeler” bölümünde yapılan açıklamalar doğrultusunda; DAVACI TİCARİ DEFTERLERİNİN TASDİKİNE İLİŞKİN İNCELEMEDE; - Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK.

221.ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı

T. T.K64/3.

maddesi uyarınca 2021 ve 2022 yılı yevmiye defterlerine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.

DAVACIYA AİT TİCARİ DEFTER KAYITLARINDA; - Davacı ticari defterlerine göre davacının davalıya toplam tutarı 22.455,94 TL olan 10 adet fatura düzenlediği, - -Davalının 5 adet işlem ile davalıya 10.056,92 TL ödeme yaptığı, - Davacı ticari defterlerine göre son işlem tarihi olan 06.04.2022 itibariyle davacının davalıdan 12.399,02 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. - Davacı tarafından düzenlenen faturaların ve dosya kapsamında ibraz edilmiş olan malzeme teslim fişlerinin incelenmesi neticesinde, faturalar muhteviyatı miktar ve birim fiyatlar ile malzeme teslim fişlerinde yer alan miktar ve birim fiyatların birbirleri ile uyumlu olduğu tespit edilmiştir.

Davalı Şirketin Sayın Mahkemeye Ticari Defterlerini Sunmadığı ve Yerini Bildirmediği Görüldüğünden Davalı Ticari Defterleri Üzerinde İnceleme Yapılamamıştır. Sayın mahkemenizin takdirlerine saygılarımla arz ederim..." şeklinde rapor sunulduğu görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

1.Dava, açık hesap bakiyesinden kaynaklanan alacağın tahsili talepli icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

2.Davacı vekili dava dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacının verdiği hizmete istinaden düzenlenen fatura bedellerinden oluşan cari hesap ilişkisi sonucu davacının takip konusu alacak miktarı kadar alacağının mevcut olduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek asıl alacak yönünden yapılan itirazın iptaline ve %20'den az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmiş ancak davaya cevap verilmediği görülmüştür.

4.Dava konusu alacak faturaya dayanmakta olup, dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde davacının takipte ve davada açık hesap ilişkisine dayanıldığı anlaşılmıştır.

5.Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. Zira Yargıtay'ın artık istikrar kazanmış uygulamasına göre bir tacirin ticari defterlerine bir faturayı kaydetmiş olması, fatura içeriği mal veya hizmetin kendisine sağlandığının ispatı olarak kabul edilmektedir.

Mahkememizin 22/10/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı ile her iki tarafa ticari defter ve belgelerin ibrazı hususunda süre verilmiş, bu hususta ihtarlı davetiye ile davalıya tebligat çıkartılmış, duruşma zaptının ve ihtarlı davetiyenin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmüştür. Davacı şirkete ait ticari defterler bilirkişi incelemesine sunulmuş ve üzerinde takip konusu faturalara ilişkin inceleme yapılmıştır.

6.Davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının SMMM Bilirkişi aracılığı ile yapılan incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi raporunda -Davacı şirketin davalı adına farklı miktarda 10 adet fatura nedeniyle 22.455,94-TL bedelli alacak faturası düzenlediği, -Davalının 5 farklı ödeme işlemiyle toplam 10.056,92-TL ödeme yaptığı, -Davacının takip tarihi itibariyle açık hesap ilişkisinde bakiye 12.399,02-TL alacak bakiyesi bulunduğu, Tespit edilmiştir.

7.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222.maddesinde yer almaktadır. "1-Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

2.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.

3.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."

Madde metninde de açıklandığı üzere ticari defterlerin bir tarafın kendi lehine delil olarak kabul edilmesi için öncelikle usulüne uygun tutulmuş, açılış ve kapanış onaylarının süresinde yaptırılmış olması gerekmektedir. Bunun yanında ticari ilişkinin karşı tarafının aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterindeki kayıtların bu deftere aykırı olmaması veya karşı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekmektedir.

8.Somut olayda davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davacının 12.399,02-TL alacak bakiyesi bulunduğu, davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmemiş olduğu, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi uyarınca davalı defterlerini incelenmek üzere ibraz etmediğinden veya incelenmek üzere hazır bulundurulacağı yeri göstermediğinden davacının ticari defterlerinin kendi lehine delil teşkil ettiği ve davacının bakiye alacak miktarını ticari defterleriyle ispat ettiği anlaşıldığından davacının takip tarihi itibariyle takip asıl alacak miktarı olan 12.399,02-TL alacaklı olduğu değerlendirilmekle davanın kabulüne karar verilmiştir.

9.Davacı alacağı faturaya dayanmaktadır. Davacının faturaya dayalı alacağının davalı tarafça miktarı belirlenebilir olduğu, bu itibarla likit nitelikte sayılması gerektiği değerlendirilmiş, davacının daha yüksek miktarda bir zararı bulunduğunu iddia ve ispat etmediği gözetilerek kabul edilen dava değerinin %20'si oranında inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiştir.

10.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup, 2023 yılı arabuluculuk asgari ücret tarifesi uyarınca belirlenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin yargılama giderlerine dahil edilmesine karar verilmiştir.

11.Somut uyuşmazlıkta talep ve dava konusu edilen dava değerinin 12.399,02-TL olduğu ve karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı olan 28.250,00-TL'nin altında kalan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulamayacağı, mahkememizce bu hususta sehven kanun yolu gösterilmesinin taraflara kesin karara karşı kanun yolu başvuru hakkı vermeyeceği ve bu hususta tashih şerhi düzenlenmesinin gerekmediği değerlendirilmiş ve kanun yoluna başvuruda bulunulması halinde istinaf dilekçesinin reddine karar verileceği hususu gerekçeli kararda açıklanmakla yetinilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜNE, Çeşme İcra Dairesi'nin... Esas sayılı takip dosyasına yapılan davalı itirazlarının iptali ile takibin 12.339,02-TL asıl alacak üzerinden devamına, alacak miktarına takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

2.Alacak likit nitelikte görülmekle kabul edilen dava değerinin %20'si oranında hesaplanan 2.467,80-TL inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 842,87-TL harçtan peşin olarak alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 415,27-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına takdir edilen 12.339,02-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafça sarf edilen 427,60-TL başvuru harcı ile 50,00-TL posta ve tebligat ücreti, 3.500,00-TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplam 3.977,6‬0-TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve resen ilgili taraflara iadesine,

8.Dava şartı arabuluculuk kapsamında hazine tarafından karşılandığı anlaşılan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize bir dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek kaydıyla mahkememiz zabıt katibine beyanda bulunmak ve bu beyanın mahkememiz Hakimi tarafından onaylanması sureti ile istinaf kanun yoluna gidilebileceği, yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurulmadığı takdirde kararımızın kesinleşeceği, yasal sürede istinaf kanun yoluna gidilmesi halinde dosyanın ilgili İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne istinaf konusunda karar verilmek üzere gönderileceği açıklanmak sureti ile açık yargılama sonunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog