Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1258
Karar No
K. 2024/1138
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1258 Esas
KARAR NO: 2024/1138
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/05/2023
KARAR TARİHİ: 08/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 21/11/2024

Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda;

İSTEM

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 22/12/2022 tarihinde ....... plaka sayılı aracı 1.200.000,00-TL bedel ile satın aldığını, araç sözleşmesi yapıldığını, aracın kısa süre sonra seyir halindeyken arıza verdiğini ve kullanılamaz hale geldiğini, karşı taraflar görüşülmesine rağmen netice alamadığını beyanla mağdur ve maddi zarar nedeniyle mahkeme tarafından bilirkişi marifetiyle belirlenecek olan bedel üzerinden şimdilik 1.000,00-TL alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT:

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan ve davacı tarafça dosyaya sunulan 22.12.2022 tarihli Marmara Ereğlisi Noterliğinde ..... Yevmiye no'lu araç satış sözleşmesi'ne göre , satış sözleşmesinde de belirtildiği üzere "hali hazır durumu ile görüp beğenilerek ve expertiz raporu yapılmaksızın" davalı şirketçe satın alınmış olduğunu, satın alındığı tarihte ne bir arıza lambası ne de dava dilekçesinde anılan arıza şikayetlerinin araçta bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin bir ticari satım sözleşmesi olduğunu, tarafların tacir olduğunu, Ticaret Kanunun ayıp ihbarına dair ilgili hükümlerinde alıcıya muayene ve ihbar külfeti yüklendiğini, davacı şirketin aracı teslim aldıktan sonra 8 gün içinde aracı muayene ettirmesinin kanunun emredici hüküm olduğunu, taraflarına böyle bir bildirim yapılmadığını, yağ kaçağı, su kaçağı, geç çalışma şikayeti ile silindir kapağı, egzoz soğutucu çatlağı ve pistonlarda çatlak gibi iddia edilen ayıpların ve arızaların basit bir servis muayenesi ile tespit edilebilecek arızalar olduğunu, herhangi bir servise gidip motor ve diğer ekipmanlar gösterildiğinde tespit edilebilecek ayıpları gizli ayıp statüsüne sokmak ve 8 günlük muayene külfeti ve sorumluluğundan sıyrılmaya çalışmanın dürüstlük kuralına açıkça aykırı olduğunu, davacı taraf 8 gün içinde muayene ettirme yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ayıp iddiaları ile ilgili bir hak ya da tazmin iddiasında bulunamayacağını, davacı tarafın araç satımından 1 ay sonra gönderdiği ihtarnamesinin somut bir ayıp bildirimi içermediğini, Kartepe ...... Noterliği'nin 25.01.2023 tarihli ..... Yevmiye Numaralı İhtarnamesinde davacı taraf aracın trafikte seyir halinde arızalandığını çekici ile servise alındığını beyan etmişse de, bu arızanın ne olduğunu ve nasıl meydana geldiğini açıklamadığını, ihtarnamenin tebliğinden sonra aranılan davacı tarafın şifahi olarak su haznesinin delik olduğunu ilettiğini, öncelikle söz konusu aracın bilgisayar sistemli modern bir araç olup, su haznesi delindiğinde uyarı ikazının yanacağını, ayrıca su haznesi delik bir aracın satışının yapıldığı Tekirdağ Marmara Ereğlisi'nden Kocaeli iline şehirler arası bir mesafeyi kat ederek ulaşması ve 1 ay kadar kullanılmaya devam edilmesinin de mümkün olmadığını, kaldı ki eğer araç uyarı ikazına rağmen kullanılmaya devam edilmişse araçta bir ayıp değil kullanıcı hatasının söz konusu olacağını, dosyaya emsal olması açısından aynı sorunlarla servise çekilen bir araçta kullanıcı hatasına dayalı arıza meydana geldiğini ve gizli ayıp olmadığını gösteren bir uzman raporu sunmak istediklerini, söz konusu raporun Malkara Sulh Hukuk Hakimliği tarafından ....... Değişik iş dosyasında alınmış olup, bu emsal raporda mevcut iddialar ile çok benzer şekilde silindir kapağı, kranks mili, yağ pompası, yağ soğutucu elemanı vb. ve motor hasar görmüş olup bu arızaların bir takım belirtiler göstereceği, gösterir göstermez aracın durdurulması ve aracın servise götürülmesi gerektiğine dair uzman görüşünün mevcut olduğunu, eğer araç durdurulup servis götürülmezse de bahsedilen aşınma ve hasarların oluşacağı belirtilmiş olup, kullanıcının bakım ve özen yükümlülüğü göstermediğine dikkat çekildiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, davalı tarafından davacı yana 22/12/2022 tarihinde noter satış sözleşmesi yoluyla satışı yapılan ..... plakalı 2017 model ..... marka kamyonun satış sırasında gizli ayıplı olduğu iddiası ile maddi tazminat istemine ilişkindir. -Mahkememizce davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi tazminat talebine dayanak olarak araçtaki ayıbın giderilmesi amacıyla ödediği fatura bedelini ve ayrıca ayıp oranındaki maddi zararını talep ettiği ancak talep sonuç kısmında her bir talebi yönünden maddi tazminat miktarının ayrı ayrı belirlenmediği anlaşılmakla davacı vekiline her bir maddi tazminat talebi yönünden dava değerini belirlemek ve bu hususta HMK 31 ve 119 maddeleri gereğince açıklamada bulunmak üzere 1 haftalık kesin süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafın verilen süre içerisinde sunmuş olduğu dilekçesinde; araçtaki ayıbın giderilmesi için ödediği fatura bedelinin tahsili için şimdilik 500,00 TL ‘nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, ayıplı araç nedeniyle müvekkilin uğramış olduğu maddi zararın tazmini amacıyla şimdilik 500,00 TL’nin temerrüt tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği görülmüştür. -Mahkememizce araç tescil kayıtları, servis kayıtları celp edilerek dosya arasına alınmış, araç üzerinde keşif icra edilmiş ve esasa etkili deliller dosya arasına alınmıştır. -Tarafların iddia ve savunmaları nazara alındığında taraflar arasında ...... plakalı 2017 model ..... marka aracın satışının gerçekleştiği, iş bu satışın 22/12/2022 tarihinde gerçekleştiği hususunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken uyuşmazlık satıştan sonra ortaya çıkan arızalardan davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. -Her iki tarafın da tacir olduğu nazara alındığında uyuşmazlığın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklanması nedeniyle olaya sayılı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. -Kural olarak satış öncesinde davacı alıcıyı aracın hasarlı olduğu konusunda bilgilendirdiğini veya davacının bu hususu bildiğini ispat yükü davalı satıcıdadır. -Türk Borçlar Kanunu’nun satım sözleşmesine dair hükümlerinin (TBK m. 207 vd) esasen tacirler arasında yapılan satım sözleşmelerine de uygulanması benimsenmiştir. Bununla birlikte satım sözleşmesinde malın ayıplı olması halinde özel hükümler öngörülmüştür (TTK m. 23/1-c). Dolayısıyla tacirler arası satım sözleşmelerine Borçlar Kanunu hükümleri ile birlikte TTK m. 23/1-c hükmü de uygulanacaktır. -Türk Borçlar Kanunu'nunda ayıp durumunda alıcının seçimlik hakları 227. maddesinde düzenlenmiştir. Madde hükmüne göre ''Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme. İmkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme. -Alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Satıcı, alıcıya aynı malın ayıpsız bir benzerini hemen vererek ve uğradığı zararın tamamını gidererek seçimlik haklarını kullanmasını önleyebilir. -Ticari satımlarda muayene ve ihbar külfeti olay tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK’nın 23/1-c maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre; Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Ancak ayıp ihbarının bu süre içinde satıcıya ulaşması şart değildir. Bu süre içinde satıcıya ulaşmasa bile alıcı haklarını korumuş olur. -TTK 23/1-c. maddesinde gizli ayıbın sonradan ortaya çıkması halinde Türk Borçlar Kanunun 223. maddesinin uygulanacağı belirtilmiştir.

Türk Borçlar Kanunun 223. Maddesine göre; alıcının, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorunda olduğu, alıcının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde, satılanı kabul etmiş sayılacağı, ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği; bildirmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılacağı düzenlenmiştir. -6098 Sayılı TBK'nun 231. maddesinde "Satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def'i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz." hükümleri yer almaktadır. -Değer kaybı, aracın hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmaktadır. -Mahkememizce dava konusu araç üzerinde 3 kişilik otomotiv alanında uzman bilirkişiden oluşan heyetli birlikte keşif icra edilerek, bilirkişilerden dosyada mevcut servis kayıtları, araç üzerinde yapılan incelemeler ile diğer bilgi ve belgeler nazara alınarak dava konusu edilen araçta satıştan sonra yapılan tamiratların hangi sebepten kaynaklandığı, iş bu arıza ve eksikliklerin olağan kullanımdan ve/veya araç yaşından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ilgili arızaların satış aşamasında basit kontrol ve/veya ekspertiz muayenesi ile ortaya çıkabilecek, çıplak gözler görülüp saptanabilecek ve/veya kullanım sırasında ya da kullanım sırasında gelişen durum nedeniyle ortaya çıkabilecek nitelikte arızalardan olup olmadığı, yer verilen tespitler doğrultusunda dava konusu aracın satış tarihi itibariyle ayıplı olup olmadığının tespiti, davacı tarafın dosyaya sunulan araç tamir faturalarının araçtaki arıza/ayıplara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi, dava konusu araçta varsa satıştan önce mevcut ayıplar nedeniyle meydana gelen değer kaybı bedelinin belirlenmesi, dava konusu aracın taraflar arasındaki satış tarihi itibariyle rayiç değerinin belirlenmesi, davacı vekili tarafından 06/05/2024 tarihinde keşif mahallinde sunulan CD içeriğinin düzenlenecek raporda ayrıca değerlendirilmesinin ve sunulan yeni belgeler doğrultusunda alternatifli rapor düzenlenmesinin istenmesine karar verilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 03/06/2024 tarihli raporda özetle; araç satışı sonrasında, aracın yağ ve soğutma sıvıları kontrolü/takibi ve eksikliklerinin giderilmesi satın alanın yükümlülüğünde olduğu, davaya konu arızaların/hasarların kullanım kaynaklı olduğu, dosyada, arıza/hasar öncesinde, aracın yağ-motor arıza-hararet göstergeleri (uyarı ışıkları) hakkında herhangi bir bilgi bulunmadığı, davaya konu aracın beyni okutularak, arıza başlangıcında bu uyarı ışıklarının uyarı verip vermediği, verdi ise hangi tarih ve saatte verdiğinin tespit edilebileceği, arıza ve hasarın kapsamı değerlendirildiğinde, basit kontrol ve/veya ekspertiz muayenesi ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu, temel eksikliğin yağ ve soğutma sıvılarının yetersizliği olduğu, satış anındaki km ve satış sonrası yapılan kilometre göz önüne alındığında, arıza/hasarların kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkabilecek kapsamda olduğu, yatak sarması vd hasar belirtilerinin, motor sıvısı kaçaklarının satış aşamasında ekspertiz ve satın alan tarafından tespit edilebileceği, böylesi arızaların araç gösterge panelindeki yağ-motor arıza-hararet göstergelerinden (uyarı ışıklarından) görülebileceği göz önüne alındığında, satış tarihi itibariyle gizlenecek ayıplı bir durumun olmadığı, tamir faturası incelendiğinde, konu onarımın komple motor revizyonu ve yap pompası gibi mütemmimini içeren elemanları kapsadığı, onarımlar/kullanılan parçalar, serviste yapılan arıza tespitine uygun olduğu, fiyatlandırmanın, dönem piyasa rayiçlerine uygun olduğu, davaya konu arıza/hasar ve onarımlar, komple motor revizyonu ve mütemmimi elemanlarını kapsadığı, bu nedenlerle, konu araçta değer kaybının olmayacağı, araçta yağ ve soğutma sıvılarının yetersiz olması durumunda, motorda yüksek sıcaklıklar/ısılar meydana geldiği ve bu nedenle yüksek termal gerilmeler/deformasyonlar meydana geldiği, bu sebeplerle motor bloğunda çatlak başlaması ve ilerlemesinin söz konusu olabileceği, ...... Plakalı araca benzer araçların güncel değerleri ve güncel kasko değeri ile satış tarihi kasko değeri arasında yapılan orantı ve hesaplama ile aracın satış tarihi olan 22.12.2022 tarihindeki rayiç değerinin 2.073.740,94 TL. civarında olabileceği görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. -Düzenlenen heyet raporuna tarafların itirazları ile rapor içeriğindeki tespitler nazara alınarak dava konusu iddiaların araştırılması hususunda teknik inceleme yapılması gerektiği, bu teknik incelemelerin tarafsız ve bağımsız olarak mevcut haliyle ancak ..... Üniversitesi'nde yapılabileceği, daha önce rapor veren bilirkişilerin görev yaptığı kurum ve kuruluşlarda bu incelemelerin yapılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla; dava konusu araç üzerinde iddia olunan ayıpların satış sırasında mevcut olup olmadığı, daha önce düzenlenen raporda yer verilen aracın beyninin okutularak arıza başlangıcında dava konusu arızaya sebep uyarı ışıklarının uyarı verip vermediği, verdi ise hangi tarih ve saatlerde olduğu, ilgili ayıpların teknik olarak mevcut olup olmadığı, ayıbın gizli ayıp mı açık ayıp mı olduğu, arızaların kaynağı, kullanıcı hatası bulunup bulunmadığı, ..... öğretim üyelerinden otomotiv alanında uzman bilirkişilerden resen oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle dosya üzerinde yapılacak inceleme ve aracın ..... Laboratuvarında teste tabi tutulmak suretiyle rapor tanziminin istenmesine, davacı tarafça dava konusu aracın bilirkişilerin randevu aldığı tarihte..... laboratuvarında hazır edilmesine, aksi halde ayıba ilişkin iddialarını kanıtlayamamış sayılacaklarının ihtarına ve bilirkişi incelemesinde kullanılmak üzere delil avansının eksik olduğu anlaşılmakla, eksik olan 22.500,00 TL delil avansının yatırılması için davacı vekiline iş bu ara kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde eksik delil avansını yatırmadığı takdirde bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçileceği ve dosyanın mevcut diğer deliller ile karara çıkarılacağı hususunun ihtarına karar verilmiş, davacı tarafça süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediğinden araç muayenesi amacıyla randevu alınamamıştır. -Yargıtay ..... Hukuk Dairesi'nin 21/10/2014 tarihli, ..... Esas, ..... Karar sayılı ilamında vurgulandığı üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un 324. maddesinde delil ikamesi avansı, 325. maddesinde ise re'sen yapılması gereken işlemlerde giderler düzenlenmiştir. -Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 324. maddesinde “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır” düzenlemesine yer verilmiştir. -Aynı Kanun'un 325. maddesinde ise “Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işlerde, hâkim tarafından resen başvurulan deliller için gereken giderlerin, bir haftalık süre içinde taraflardan birisi veya belirtilecek oranda her ikisi tarafından ödenmesine karar verilir. Belirlenen süre içinde bu işlemlere ait giderleri karşılayacak miktarda avans yatırılmazsa, ileride bu gideri ödemesi gereken taraftan alınmak üzere Hazineden ödenmesine hükmedilir”. düzenlemesine yer verilmiştir. -Tanık dinlenmesi, bilirkişi raporu alınması ve keşif gideri gibi delil ikamesine yönelik giderlerin delil avansı kapsamın değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca delil ikamesi avansının da ispat külfetine göre taraflara yükletilmesi gerekir. Diğer yandan örneğin resen hesap raporu alınacaksa giderin 325. maddesi kapsamında değerlendirilmesi isabetli olacaktır. -Ancak, yukarda açıklandığı üzere dava şartı olarak öngörülen müessesenin davanın reddine yol açması sebebiyle mahkemece gider avansı ile delillerin ikamesine yönelik avans ayrılmalı, gider avansının da nelerden ibaret olduğu net olarak belirlenmeli ve tarafa da hem gider avansının hem de delil ikamesi avansının hukuki sonuçları konusunda uyarı yapılmalıdır.'' -Somut olay davacı tarafın ayıp iddialarına ve araç üzerinde teknik incelemelerin ...... de mevcut laboratuvarda yapılabileceği, bu hususunda iddiaların değerlendirilmesi yönünde zaruri olduğu görülmektedir. -Yine dosyada daha önce alınan raporun incelenmesinde düzenlenen raporun davacının ayıp iddialarını doğrulamadığı görülmektedir. -Mahkememizce 03/07/2024 ara karar ile davacı tarafa ..... 'nde yapılacak inceleme yönünden delil avansının yatırılmaması sonuçlarının ne olacağı açıkça belirtilmiş ve fakat davacı vekili tarafından süresi içerisinde eksik delil avansının ikmal edilmediği görülmüştür. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Yukarıda yer verilen açıklamalar ve alınan bilirkişi raporları nazara alındığında; her ne kadar davacı tarafça ticari satışa konu olan aracın ayıplı olduğu iddia edilerek zararın tazmini isteminde bulunulmuş ise de alınan raporda belirtildiği üzere dava konusu araçta iddia edilen arızaların kullanım kaynaklı olduğu,arıza ve hasarın kapsamı değerlendirildiğinde, basit kontrol ve/veya ekspertiz muayenesi ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğu, temel eksikliğin yağ ve soğutma sıvılarının yetersizliği olduğu, satış anındaki km ve satış sonrası yapılan kilometre göz önüne alındığında, arıza/hasarların kullanım sırasında gelişen bir durum nedeniyle ortaya çıkabilecek kapsamda olduğu, yatak sarması vd hasar belirtilerinin, motor sıvısı kaçaklarının satış aşamasında ekspertiz ve satın alan tarafından tespit edilebileceği, böylesi arızaların araç gösterge panelindeki yağ-motor arıza-hararet göstergelerinden (uyarı ışıklarından) görülebileceği göz önüne alındığında, satış tarihi itibariyle gizlenecek ayıplı bir durumun olmadığı, bu haliyle davalı tarafın satış sırasında gizlediği veya araçta bulunmaması gereken bir hatayı örtbas ettiği yönünden bir kanaatin oluşamayacağı, ilgili araçta kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran ve davalı tarafından gizlenen bir ayıbın söz konusu olmadığı sabit olduğundan davanın reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİ ile;

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,,

3.Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı tarafça sarf edilen 461,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Silivri Arabuluculuk bürosunun ...... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7.Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; davalı vekilinin e-duruşma ortamında yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/11/2024 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim.....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog