16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2025/16
- Karar No
- 2025/57
- Karar Tarihi
- 24.01.2025
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... ... ...'ın, eğitim lojistik sektöründe faaliyet gösteren keşideci ... San ve Tic Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, davacının, şirket yetkilisi olarak kendi adına düzenlediği, davaya konu " ... Şubesi'nin 31.12.2024 tarihli, keşidecisi ... Ltd. Şti. olan, ... seri nolu, 5.000.000,00 TL bedelli çek" in de aralarında bulunduğu bazı çekler , grup şirketlerinden ... ... San ve Tic Ltd Şti yetkilisi olan ... ... ... tarafından kaybedilmiş olduğunu, bu konuda ... Cumhuriyet B.Savcılığı'nın ... İş emir nolu dilekçesi ile şikayette bulunulmuş olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/... E sayılı çek zayi davası açılmasından sonra, davaya konu çekin bankaya ibraz edilmiş olduğunu, çekin, davacının mali müşavirliğini yaptığı zannedilen ancak mali müşavir olmadığının sonradan anlaşılan davalı Kamil Tamam tarafından ibraz edilmesi üzerine; çekin tahrif edildiği, imzaların da müvekkili davacıya ait olmadığı görüldüğünü, çekin davalı tarafından müvekkilinin rızası hilafına , müvekkilinin ofisine girip çıkarken ele geçirildiğini, davalının çeki kötüniyetle elde ettiğinin anlaşıldığını, davalı hakkında ... C.Savcılığı'nın 2024/ ... Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulmuş olunduğunu, soruşturma kapsamında yapılan araştırmada davalının mali müşavir yada muhasebeci olmadığının sübuta ermiş olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının telafisi imkansız zararlara uğrayacağı, rızası hilafına elinden çıkan çeki ödemek zorunda kalacağını, açıklanan nedenlerle öncelikle ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile çekin ödemesinin önlenmesini, ayrıca dava konusu çekin istirdadı ile müvekkiline iadesinin sağlanması için davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE G E R E K Ç E
Dava, davaya konu çekin iadesi, istirdadına ilişkindir.
28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik TTK 'nın 5/A maddesinde'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.'' düzenlemesi yer almakta olup 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle yapılan değişiklik 01.09.2023 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 3. maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile “ Şu kadar ki dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin 18/A maddesi hükmü saklıdır. '' hükmünün ve 18/A maddesinde; (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.'' hükümlerinin cari olduğu tespit edilmiştir.
Mahkekemizce davacıya arabuluculuk son zaptının sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, buna ilişkin ihtarın tensip zaptı ile birlikte davacı vekiline 16/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 27/01/2025 tarihinde dilekçe sunarak sadece arabuluculuğa başvurduğunu ve başvuru formunu beyan ettiği ve arabuluculuk son tutanağının bu aşamada hazır olmadığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede; Davacının taleplerinin incelenmesinde; dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, dava dilekçesi ekinde bu başvurunun yapıldığına dair bir delil bulunmaması nedeniyle tensip zaptının 17 numaralı ara kararı ile birlikte birlikte davacı vekiline, arabuluculuk son tutanağının aslı veya arabulucu tarafından onaylanmış tasdikli suretinin sunulması için 1 haftalık kesin süre verildiği, aksi halde davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 yollamasıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesindeki dava şartı yokluğundan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, davacı vekiline verilen kesin sürenin 23/01/2025 tarihinde dolduğu ve davacı tarafça bu tarihe kadar arabulucuck son tutanağının ibraz edilmediği, davacı tarafça dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmamış olduğu, ... BAM ... H. D' nin 2023/... esas ve 2023/... Karar sayılı ilamında''.. 6325 sayılı HUAK'nın 18/A maddesinin 2. fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurup anlaşamama tutanağının aslının veya onaylı örneğinin dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olduğu halde davanın arabulucuya başvuru yapılmadan doğrudan açılmış olmasına, davacı dava tarihinden sonra arabulucuya başvurmuş olsa dahi zorunlu dava şartı olan "arabulucuya başvuru" koşulunun tamamlanabilir dava şartı olmamasına göre İlk Derece Mahkemesince davalı Sigorta Şirketi yönünden zorunlu dava şartı arabuluculuk koşulu yerine getirilmediğinden usulden red kararı verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur...." gerekçesi ile karar verilmiştir.'' şeklinde belirtildiği üzere arabulucluk dava şartının tamamalanabilir bir dava şartı olmadığı, yine HMK 115/3 maddesinde '' Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.'' hükmünün bulunduğu, bu kapsamda yapılan incelemede öncelikle mahkememizce esasa girilmeden önce anılan usul eksikliğinin farkedildiği, kaldı ki ... BAM ... H.D nin 2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı ilamında ''.. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğine dair emredici ve özel nitelikteki düzenlemesi karşısında, genel nitelikteki HMK m.115/2-2.cümle ve 115/3 maddelerinin uygulanma olanağı yoktur. Ticaret mahkemelerine görevsizlik kararı ile gönderilen hukuki uyuşmazlıklar bakımından sonradan arabuluculuk dava şartının tamamlanmasını mümkün kılan bir yasal düzenleme de mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. '' denilmek suretiyle belirtildiği üzere genel hüküm niteliğindeki HMK 115. maddesinin somut olayda uygula imkanı bulunmadığı, netice olarak davacı tarafça arabulucuk dava şartı tamamlanmadan işbu davanın ikame edildiği anlaşılmakla davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
1.Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2.Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 85.387,50-TL harçtan, alınması gerekli 615,40-TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, Kalan 84.772,10-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
3.Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirmediğinden bu hususta karar tesisine yer olmadığına
4.Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tayinine YER OLMADIĞINA,
6.Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle ... merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından İADESİNE,
Dair ; tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/01/2025 Başkan ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Üye ... (e-imza) Katip ... (e-imza)