ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı adına kayıtlı ... numaralı abone için ... okuma tarihli .... nolu fatura ile gecikme cezası hariç 19.186,50 TL elektrik borcu tahakkuk edildiğini, bu faturanın ... arası 3 aylık kullanım ile ilgili olduğunu, bu kullanımın davacının 1 yıllık kullanımının ortalamasının üstünde olduğunu, davalı DEPSAŞ'a dilekçe ile müracaat edildiğini, resmi olarak cevap verilmediği gibi şifaen elektrik sayaçlarının uzaktan okunduğunu ve herhangi bir yanlışlık olmadığının bildirildiğini, davacı tarafın kullandığı iş yerinin yediemin deposu olduğunu, kilitli olduğunu, kimsenin kalmadığını, araba teslimi ve ara sıra kontrole gelindiğini, tükettiği elektriğin ortalamadan yüksek olduğunu belirttiğini, ayrıca mahallinde incelenmesi talebinde bulunulmasına rağmen talebin yerine getirilmediği gibi kullanımın kış mevsimine ait aylara ait olduğunu ve bu nedenle yüksek olduğunun söylendiğini, bu nedenlerle, dava sonuna kadar elektriğin kesilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı adına kayıtlı ... numaralı abone ile ... okuma tarihli ... nolu fatura ile gecikme cezası hariç 19.186,50 TL elektrik borcunun olmadığının tespitine, davacı lehine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde yapılan araştırmalarda davaya konu aboneliğe ait yargılama konusu edilen tahakkuklar Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği ve Enerji Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre usul ve yasaya uygun düzenlenmiştir. Davacı her ne kadar fatura bedeline itiraz ediyor olsa da iş bu itirazının kabulü mümkün olmadığını, yapılan incelemelerden edindiğimiz bilgilere göre davacının faturalandırma işlemleri aylık tüketim oranları ve ticarethane abonelerinde baz alınan birim fiyatları üzerinden usul ve yasaya uygun olarak gerçekleştirildiğini, abonenin aylık tüketim oranları belli bir kwh üzerinde olduğundan aylık olarak faturalandırma yapılmış ve abone tarafından kapama verilmediği için faturalandırma işlemi devam ettirildiğini, ayrıca faturalandırmanın ay bazında yapılması abone lehine olup, tek seferde yapılacak tahakkuk nedeni ile ödeme zorluğu yaşanmasının önüne geçilmekte ayıca faturanın aydan aya değişen birim fiyatlarından etkilenmesinin önüne geçilmekte olduğunu, İhtiyati tedbirin bir tür hukuki koruma olduğunu,, uyuşmazlık öncesinde veya uyuşmazlık sürecince talep sahibinin talep ettiği hakkını ileride açacağı veya devam eden bir davanın sonunda elde etmesinin sağlanması amacıyla geliştirilmiş olan bir hukuki güvence sistemi oludğunu, bu hukuki güvence/koruma karşı tarafın tasarruf hakkını sınırlandıran bir koruma olduğundan alelade bir talep üzerine yerine getirilecek bir koruma sistemi olmaması gerektiğini, ancak davacı tarafından açılan davada dava açılmış olduğu gibi tedbir kararı verilmiş ve iş bu tedbir kararı ile davanın esasını çözer mahiyette olup müvekkili şirketi hak kaybına uğrattığını ve tedbirin kaldırılması gerektiğini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı incelemeye alındığında; Dava, menfi tespit davasıdır. Dava açmadan önce Diyarbakır Arabuluculuk Bürosunca ... dosya numarası ile ... tarihinde tarafların anlaşamadığına dair son tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktalarının; elektrik kullanımı nedeni ile tahakkuk ettirilen borçtan dolayı menfi tespit istemine ilişkin olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı tarafından ... nolu abonelik kapsamında kullanılan aboneliğin kullanım nedeniyle yapılan ... tarihli tahakkukun yerinde olup olmadığı ve kötü niyet tazminatına ilişkin olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce ... tarihli duruşmada davalı tarafından düzenlenen .... tarihli elektrik kullanımına ilişkin düzenlenen tahakkukun mevzuata ve usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve sorumlu ile miktarının tespiti amacı ile dosya elektrik mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup, bilirkişi ...'ten aldırılan ... tarihli raporda özetle; Dava konusu olan ... numaralı faturanın ilk okuma tarihinin ..., son okuma tarihinin ..., ilk endeksinin 1163,00, son endeksinin 6.225,57, tahakkukun 5.062,57 toplam tutarın 19.186,50 TL olduğu, dosya kapsamında yapılan incelemede, faturanın endeks farkına dayalı olduğu, ... ile ... tarih aralığında aylık süre için tahakkuk edildiği, birbirini takip eden iki dönem arasındaki endeksler doğrultusunda hesaplandığı, faturanın EPDK birim fiyat tarifeleri doğrultusunda tutar bakımından doğru hesaplandığının tespit edildiği belirtilmiştir. Rapor dosya kapsamı itibari ile uyumlu olmakla hükme esas alınmıştır.
Davacı vekili ... tarihli celsede ve sunmuş olduğu ... beyan dilekçesi ile davacı vekili her ne kadar sayacın sökülmesi suretiyle rapor alınması talebinde bulunmuş ise de, bu hususun dosya esasını etkiler mahiyette olmadığı dava dilekçesinde belirtilen taleplerin dışında bir isteme dayandığı , davalı vekilinin sunmuş olduğu beyan dilekçesinden bu hususa ilişkin bir muvafakatinin olmadığı anlaşılmakla bu talebi yerinde görülmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında dosyada bulunan tüm belgeler ile değerlendirme yapılabilmiş ve tahakkuk ettirilen faturanın doğru hesaplandığı ve uygun olduğunu belirtmiştir. Dava dilekçesi ile menfi tespiti talep edilen faturadaki endeks bilgilerine göre hesaplanan tüketim miktarlarının faturadaki tutarlar ile aynı olduğu rapor ile sabit olmakla ispatlanamayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Alınması gereken 615,40 TL peşin alınan harçtan peşin yatan 427,60TL harcın mahsubu ile 187,80TL bakiye harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 19.186,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5.6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 3.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.HMK.'nın 333. maddesi ve HMKY'nin 47. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının yazı işleri müdürü tarafından ilgilisi hesap numarası bildirilmiş ise hesabına aktarılmasına, aksi halde masrafın gider avansından karşılanmak suretiyle PTT vasıtasıyla adreste ödemeli olarak gönderilerek iadesinin sağlanmasına,
Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim