4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2023/6145 E. , 2023/10037 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM/KARAR : Maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; maddi tazminat davasının reddine, manevi tazminat davası yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: Karar başlığında davacılardan ...'in isminin de yazılması gerekirken, anılan davacının isminin yazılmaması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüştür.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 09.02.2008 tarihinde davalı ...’un sürücüsü olduğu ve davalı ... nezdinde ZMSS poliçesi olan aracın, yaya konumunda olan davacıların desteği ...'e çarpması sonucu oluşan trafik kazasında desteğin vefat ettiğini, desteğin ölümü üzerine davacıların destekten yoksun kaldıklarını ve manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 2.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat, davacılar ...ve ... için 2.000,00'er TL maddi, 10.000,00'er TL manevi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep etmiş, ıslah dilekçesi ile davacı ... yönünden maddi tazminata ilişkin talebini 10.025,91 TL’ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kazaya karışan aracın müvekkili şirketçe sigortalandığını, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davacılar tarafından eldeki dava açılmadan önce müvekkiline müracaatta bulunulduğunu, müvekkilinin davacılara 03.04.2008 tarihinde 17.747,59 TL ödeme yaptığını, müvekkili şirketin üzerine düşen görevi yerine getirdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu kazayla ilgili olarak ceza davasında yaptırılan bilirkişi incelemelerinde müteveffanın asli kusurlu olduğunu, ceza davasında müvekkilinin 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün ertelenmesine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı kararı ile; "Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Kusur oranı konusunda düzenlenen ve "olayın meydana gelmesinde sürücü ...'un %15 oranında, müteveffa yaya ...'in %85 oranında kusurlu olduğu" nu kabul eden 11.10.2013 ve 19.03.2014 tarihli kusur raporları ve bu raporlara uygun olarak ... uzmanı bilirkişi Duygu Tokcan tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 01.12.2014 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davacılardan ...'in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... şirketince tamamen karşılandığından, bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine, diğer davacılardan ...Yaygir yönünden davanın kısmen kabulü ile 46,68 TL destekten yoksun kalma tazminatına, diğer davacı ... yönünden davanın kabulü ile 10.025,91TL destekten yoksun kalma tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Manevi tazminat davası bakımından ise; davalı sürücü ...'un %15 oranında kusurlu olarak araç kullanmak suretiyle davacıların murisi ...'in ölümüne sebebiyet vermiştir. Bu acı olay nedeniyle davacıların duyduğu üzüntüyü bir nebze olsun azaltabilmek amacı güdülerek karşı taraftan manevi tazminat alınmak suretiyle giderilmesinin uygun olacağı kanaatiyle, kazanın oluşmasında davalının tali kusurlu olması, manevi tazminatın zenginleşmeye sebebiyet vermemesi, kazayı özlenir ... getirmemesi, davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin özen gösterme konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek, günün ekonomik koşulları ve tarafların durumları itibariyle belirlenen davacı ... için 8.000,00 TL, davacı ... Yaygir için 3.000,00 TL, davacı ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davacı ...’in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... tarafından tamamen karşılanmış olduğundan bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ...Yaygir’in maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, ...’in maddi tazminat davasının ise tamamen kabulü ile davacı ... Yaygir için 46,68 TL, ... için 10.025,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ... şirketinden -poliçede yazılı limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile- dava tarihinden itibaren, diğer davalıdan ise olay tarihi olan 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile davacılardan ... için 8.000,00 TL, ...Yaygir için 3.000,00 TL, ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 09.02.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’dan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı Mahkemenin 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmustur.
Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli 2015/11106 Esas, 2018/5911 Karar sayılı ilamı ile; "...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde,dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına ve manevi tazminatın takdirinde B.K.nın 47.maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava niteliği itibariyle trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Destekten yoksunluk zararının hesabında müteveffanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, gelir hesabında tanık beyanları ile 1.300,00 TL ücret esas alınarak tazminat hesabı yapılmıştır. Ancak dosyaya müteveffanın mobilya monte ve nakliye işinde çalıştığına dair somut her hangi bir belge eklenmemiş olduğu gibi, davacı tanıklarının desteğin yevmiye usulü çalıştığını, ortalama günlük gelirinin 60-80 TL olduğuna ilişkin beyanları dışında objektif üçüncü kişileri bağlayıcı nitelikte herhangi bir resmi kayıt veya ispata yarar delilin de olmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu'na yazılan müzekkere cevabında da desteğin sigortalılık kaydı bulunmadığı belirtilmiştir. Tanık beyanları desteğin gelirinin asgari ücretin 2.98 katı tutarında olduğunu ispata yeterli değildir. Böyle bir davada gerçek zararın belirlenmesi için, desteğin gelirinin daha net ve ispata yarar somut delilerle ortaya konulması gerekmektedir. Bu bakımdan müteveffanın gelirinin somut ve ispata yarar delillerle subuta ermediği dikkate alınarak asgari ücretin neti tutarında gelir sağladığının kabulü ile bu miktar üzerinden destek zararının hesaplanması gereklidir. Bu bakımdan uzman aktüer bilirkişiden net asgari ücrete göre gelir üzerinden hesaplama yapılması için ek bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği..." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiş, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli 2018/5747 Esas, 2020/230 Karar sayılı ilamı ile; davacılar vekilinin karar düzeltme dilekçesinin manevi tazminat yönünden miktar itibariyle reddine, 6100 Sayılı HMK.nin geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası delaletiyle 1086 Sayılı HUMK'un 440 ıncı maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun olmayan davacılar vekilinin maddi tazminat yönünden karar düzeltme isteğinin esastan reddine karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...... bilirkişisinden ek raporlar aldırılmış olup hükme esas alınan 17.12.2020 tarihli ... bilirkişi ek raporunda özetle ;" Sigorta şirketince ödenen tazminatın faiz hesabının ... yönünden miktar: 1.384,41 TL ödeme tarihi: 03.04.2008 dava tarihi: 07.02.2013, işlemiş yasal faiz: 03.04.2008 - 07.02.2013= %9 = 604,21 TL tenzili gereken miktar: 1.384,41 + 604,21 = 1.988,62 TL, talep edilecek miktar: 814,38 - 1.988,62 = karşılanmış, ...yönünden miktar 2.218,36 TL ödeme tarihi: 03.04.2008 dava tarihi: 07.02.2013, işlemiş yasal faiz: 03.04.2008 - 07.02.2013= %9 = 968,18 TL tenzili gereken miktar: 2.218,36 + 968,18 = 3.186,54 TL, talep edilecek miktar: 1.285,74 - 3.186,54 = karşılanmış, Emine yönünden, miktar 17.779,86 TL ödeme tarihi: 03.04.2008 dava tarihi: 07.02.2013, işlemiş yasal faiz: 03.04.2008 - 07.02.2013= %9 = 7.759,81 TL tenzili gereken miktar: 17.779,86 + 7.759,81 = 25.539,67 TL, talep edilecek miktar: 15.227,05 - 25.539,67 = karşılanmış," şeklinde rapor sunulmuştur. Dava trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Olayın meydana gelmesinde sürücü ...'un %15 oranında, müteveffa yaya ...'in %85 oranında kusurlu olduğu, davacılardan ...'in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... şirketince tamamen karşılandığından, bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine öncelikle karar verilmiştir. Diğer davacılardan ...Yaygir yönünden ve ... yönünden yapılan değerlendirmede ise bozmadan sonra alınan rapor ve ek raporlardan ve de özellikle 17.12.2020 tarihli ek rapordan anlaşıldığı üzere bu davacıların talep edebilecekleri bedellerin sigorta şirketi tarafından karşılanmış olduğundan haklı ve yerinde görülmeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat talepleriyle ilgili verilen karar Yargıtayca onandığından bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığı..." gerekçesiyle davacı ...'in destekten yoksun kalma tazminatı davalı ... tarafından tamamen karşılanmış olduğundan bu davacı yönünden maddi tazminat talebinin reddine, davacılardan ...Yaygir ile ...'in maddi tazminat taleplerinin reddine, davacıların manevi tazminat talepleriyle ilgili verilen karar Yargıtay’ca onandığından bu kararın kesinleştirme işlemlerinin yapılmasına, bu hususta yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; mahkemece verilmiş olan hükmün gerek kusur yönünden gerekse takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, desteğin aylık kazancının asgari ücret olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, desteğin aylık kazancının 1.500,00 TL’nin üzerinde olduğunu, desteğin aylık kazancının %10’un çok üzerinde artacağının nazara alınmadığını, bilirkişi raporunda davacılar ...ve ... ile ilgili hesapta kaza tarihinin değil, rapor tarihinin baz alınmasının hatalı olduğunu, kaza tarihi itibariyle hesaplama yapılması gerektiğini, davacı ...’in halen evli olmadığını, evlenme şansının bulunmadığını, bu nedenle %1’lik indirimin kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporuna itirazları hakkında herhangi bir karar verilmediğini, mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı ilk kararın davalı ...Ş. tarafından temyiz edilmediğini, bu nedenle bozma ilamının ilk kararı temyiz etmeyen davalı ...Ş.’ye sirayet etmesinin mümkün olmadığını, davalı ...Ş. hakkında verilen ilk kararın kesinleştiğini, ancak bu husus nazara alınmadan hüküm tesis edildiğini, mahkemenin 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı ilk kararından sonra bu ilamın icrası suretiyle davalı ...Ş. tarafından yapılan ödemelerin nazara alınmadığını, kusur oranının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41, 45 ve 47 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,90 ve 91 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamından, mahkemenin 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı ilk kararının davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edildiği, yapılan temyiz incelemesinde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.06.2018 tarihli 2015/11106 Esas, 2018/5911 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verildiği, davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesinin istenmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.01.2020 tarihli 2018/5747 Esas, 2020/230 Karar sayılı ilamı ile davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Şu durumda mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen davalı ... yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı ilk karar kesinleşmiş olup, anılan davalıya bozmanın sirayet etmemesi gerekirken, davalı ... yönünden bozmadan sonra mahkemece 27.04.2021 tarihli 2020/102 Esas, 2021/130 Karar sayılı karar ile yeniden hüküm kurularak davacıların maddi tazminata ilişkin davalarının reddine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
O halde davalı ... yönünden mahkemece verilen 02.04.2015 tarihli 2013/53 Esas, 2015/96 Karar sayılı ilk kararın kesinleştiğinin anlaşılmasına göre, anılan davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR
1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılara iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,02.10.2023 tarihinde karar verildi.