3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; müvekkillerinin murisi ve davaya konu senette borçlu kısmında adı geçen ...'ın 1970 yılında ...'ya işçi olarak gittiğini ancak geçirdiği bir iş kazası neticesinde 1978 yılında Türkiye'ye dönüş yaptığını, bu tarihten sonra ticarete atıldığını ancak ticarette başarılı olamadığını, himayesi altına aldığı yeğeni ...'ın ise borç içerisinde olan ve sürekli işi ve geliri olmayan bir kişi olduğunu, müvekkillerinin murisi ... ile davalılardan ... arasında hiçbir şekilde ticari ilişki veya borçlanmaya neden olacak bir münasebet olmadığını, davalı ...'ın 1990-2006 yılları arasında murisin himayesinde yaşamını sürdürdüğünü, icra dosyasına dayanak yapılan senetin muris ...'ın işyerinden çalındığını ve sonradan üzerinin doldurularak alacaklısı ... olan bir borç senedi haline getirildiğini, muris ...'ın iş gereği dükkandan ayrılmak zorunda kaldığında işlerin aksamaması için imzalı ve damga pullu bir takım senetleri işyerindeki odasında muhafaza ettiğini ve gerektiğinde kullanılması için çalışanlarına talimat verdiğini, davalı ...'ın bu durumdan istifade ederek kendisini alacaklı kısmı boş olan senedin alacaklısı haline getirdiğini, davalı ...'ın senedin bedelini ...'ın yaşamı süresince talep etmediğini, alınan grafolog raporlarında ise borçlu kısmı ile alacaklı kısımları arasında yazım farkı olduğunun tespit edildiğini, davalı ...'ın mirasçıların mal varlıkları olduğunu bildiğinden icra takibini ...'ın vefatından sonra yaptığını, kendisine bu hususlarda yardım eden ve yol gösteren şahıslarla birlikte planlı bir dolandırıcılık eylemine giriştiğini, tüm davalılar hakkında ...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, davalı ...'ın savcılık ifadesinde "...2008 yılında amcam Hasan benim de söz konusu inşaat firmasında isteme karşılığında doğacak şekilde kendi el yazısı ile 950.000,00-TL'lik bir senet düzenleyip bunu bana verdi..." şeklinde beyanda bulunduğunu ve alacağın nedenini değiştirerek borcun sebebini değiştirdiğini, senet metninin talili nedeni ile ispat yükünün alacaklı/davalı olarak gözüken tarafa geçtiğini, senet üzerindeki damga pullarının düzenleme tarihinde tedavülde bulunmadığından bahisle müvekkilleirne ait menkul ve gayrimenkul mallara hacizler konulup satış aşamasına getirilmesi karşısında telafisi imkansız zararların doğmaması adına takibin durudrulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkillerinin 15/11/2008 vade tarihli 19/08/2008 düzenleme tarihli ve 950.000,00-TL bedelli senet nedeni ile ...
1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...'a yargılamanın her aşamasında usulünce tebligat yapılmış olup davaya karşı beyanda bulunmamıştır.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; dava dilekçesindeki iddiaların gerçek olmadığını, davaya konu senedin kambiyo senedi olduğunu, asıl borçtan mücerret olup tanık dinlenemeyeceğini, yazılı delil gerektiğini, davalı müvekkili ...'ın savcılıkta verdiği ifadesinin bir kısmının dava dilekçesinde yazıldığını, müvekkilinin ifadesinde "...Benim de sizden bu şekilde alacağım var, hissem var..." şeklinde olup, müvekkili alacağına karşılık bu senedi aldığını açıkça beyan ettiğini, kişinin şirkette hissesi olmasının bu hissenin paraya tekabül etmeyeceği anlamına zaten gelemeyeceği, kaldı ki müvekkilinin zaten alacağı olduğunu açıkça beyan ettiğini, bu nedenle davacıların talil nedeni ile ispat yükü karşı tarafa geçmiştir iddialarının çok mesnetsiz kaldığını, ayrıca davacı borçluların ...
3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E.K. sayılı dosyasından menfi tespit davası açtıklarını, bu davada da aynı iddialara dayandıklarını, her iki davada da hukukî ilişkiye dayanıldığını, hukukî nedenlere dayanıldığından ispat yükünün davacılara ait olduğunu belirterek tüm bu sebeplerden dolayı davanın reddine ve davacıların %20 inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların delil listesinde gösterilen deliller celp edilmiş olup; Mahkememizce ...
1.İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; alacaklı ... tarafından borçlular ..., ..., ..., ..., ..., ... aleyhine 19/08/2008 tanzim tarihli, 15/11/2008 vade tarihli 950.000,00-TL tutarlı 1 adet bonoya dayalı olarak 03/08/2011 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı anlaşılmıştır. ...
36.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı temliknamesi ile icra takibine konu borcun 100.000,00-TL'lik kısmının ... tarafından ...'a (... TC Kimlik No) temlik edildiği, ...
36.Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı temliknamesi ile icra takibine konu borcun 162.500,00-TL'lik kısmının ... tarafından ...'e (... TC Kimlik No) temlik edildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce ...
3.Asiye Hukuk Mahkemesi'nin ... sas sayılı dosyası getirtilmiş, incelenmesinde; davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından davalılar ..., ..., ... ve... aleyhine ....
1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına konu 950.000,00-TL tutarlı bono nedeni ile 17/06/2015 tarihinde menfi tespit davası açılmış olduğu, yargılama sonucunda 18/06/2015 tarih ... E.K. Sayılı karar ile dava dilekçesinin görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştikten sonra talep halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiş olduğu, 24/02/2016 tarihli ek karar ile 18/06/2015 tarih ... E.K. sayılı kararın 26/01/2016 tarihinde kesinleştiği, taraflarca HMK 20/1 maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içerisinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmadığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... soruşturma sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; müşteki ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın 04/11/2013 tarihli şikayet dilekçesinde murisleri ...'ın şüpheli ...'ın amcası olduğunu, muris ile şüpheli ... arasında ticarî illişki veya borçlanma şeklinde bir hukukî ilişki bulunmadığını, şikayete konu 19/08/2008 tanzim 15/11/2008 vade tarihli 950.000,00-TL tutarlı bononun imzalı ve boş olarak murisin işyerinden çalınarak doldurularak borç senedi haline getirildiğini, senedin üzerinde bulunan damga pullarının 2003 yılında kaldırıldığını, 2008 tarihli senet üzerinde damga pulunun olmasının mümkün olmadığını, senet hakkında ...
1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında takip açıldığını ve takibe konu tutarın kısmen ... ve ...'e temlik edildiğini belirterek resmî belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan şikayetleri üzerine şüpheliler ..., ..., ..., meçhul sanık hakkında 19/08/2008 tanzim 15/11/2008 vade tarihli 950.000,00-TL tutarlı bono hakkında resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık suçundan soruşturma başlatıldığı, şüpheli ...'ın 22/10/2016 tarihli savcılık ifadesinde "... isimli şahıs öz amcam olmaktaydı. Biz kendisi ile uzun yıllar birlikte inşaat işi yaptık. Söz konusu inşaat firması ...'a aitti. Ben de amcamın yanında ona inşaat ile ilgili bütün işlerde, mal alım-satımı gibi işlerde yardımcı oluyordum. 2008 yılında amcam Hasan benim de söz konusu inşaat firmasında isteme karşılığı doğacak şekilde kendi el yazısı ile 950.000,00-TL'lik bir senet düzenleyip bunu bana verdi. Amcamın bana bu şekilde senet verme sebebi şudur; ben amcama vefat etmeden önce 'Amca benim de bu şekilde sizden alacağım var, hissem var, ölümlü kalımlı dünya, çocuklarımız var, benim de kendi ailem ve çocuklarım var, ne olur ne olmaz, bana bir güvence ver' diyince o da bana yukarıdaki dosyaya konu olan 950.000,00-TL'lik senedi verdi. Bu senedi aldıktan sonra tahminen ilgilisi olan amcam vefat etti..." şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma sonunda... soruşturma numaralı ... karar numaralı 18/01/2017 tarihli "Kovuşturmaya yer olmadığına" dair karar ile şüphelilerin üzerine atılı dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediklerine dair müştekilerin iddiaları dışında kamu davasının açılmasını haklı gösterir kesin, somut ve inandırıcı delillerin elde edilemediği gerekçesi ile kamu adına kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu, iş bu karara karşı müştekiler vekilinin itiraz etmiş olduğu, ...
5.Sulh Ceza Hakimliği'nin...değişik iş numaralı 13/02/2011 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dava, icra takibine konu edilen bono nedeniyle davacıların davalılara borçlu olmadığının tespiti istemli menfi tespit davasıdır.
Mahkememizin ...E.K. sayılı 31/05/2018 tarihli kararı ile "...Davanın kabulüne, davacıların dava konusu olan ... 1. İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı takip dosyasına konu 19/08/2008 tanzim tarihli, 15/11/2008 vade tarihli, 950.000,00-TL bedelli bonodan dolayı davalılar ..., ... ve ...'a borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafın kötüniyet tazminat talebinin reddine..." şeklinde karar verilmiş, kararın istinafı neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi'nin ... E.K. sayılı kararı ile "...Davalı ...'ın, takipsizlikle sonuçlanan ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ...soruşturma sayılı dosyasında konuya ilişkin vermiş olduğu ifadesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının dava ve takip konusu senedi inşaat firmasındaki hissesine karşılık almış olduğunu ileri sürdüğünün anlaşıldığı, senet üzerinde nakten kaydı bulunmakla davalı ...'ın senedin veriliş nedenini talil ettiği, bu hususta üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremediği, yemin deliline de dayanmadığı, belirtilen hususların alacağın bir kısmını temlik alan davalı ...'e karşı da TBK'nun 188/1.maddesi uyarınca ileri sürülebileceği, dolayısıyla davanın kabulüne yönelik olarak verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin ... esas, ... karar sayılı ilamı). Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalılar ... ve ... vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun .... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2018 tarih ve ... E., ... K. sayılı kararına karşı Davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE..." karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı 13.06.2024 tarihli ilamıyla "...1. İlk Derece Mahkemesince davalı ...'ın Cumhuriyet Başsavcılığındaki 22.10.2016 tarihli ifadesindeki beyanı ile senedin ihdas nedenin talili olarak nitelendirilerek ispat yükünün davalıda olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. 2. Davacılar bedelsizlik iddiasına dayalı olarak ihdas nedeni "nakten" yazılı senetten borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, davalı lehdar ... Cumhuriyet Başsavcılığındaki 22.10.2016 tarihli ifadesinde dava konusu olan senedi, amcası olan muristen birlikte yaptığı inşaat işleri nedeniyle verdiği hizmet karşılığı alacağına binaen aldığını beyan etmiştir. Bu beyan senedin "nakten" yazılı ihdas nedeninin "malen" olarak talil edildiği anlamına gelmemekte olup yine lehdarın alacağına karşılık nakten düzenlendiği anlamındadır. Davalı lehdar senedin ihdas nedenini talil etmediğinden ispat yükü davalıda olmayıp iddialarını davacı tarafın ispat etmesi gerekir. Bu nedenle davanın kabulüne ilişkin kararın temyiz eden davalılar lehine bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA..." şeklinde karar verilmiş, dosya mahkememizin 2024/578 esas sırasına kayıt edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
06.02.2025 tarihli duruşmada tarafların Yargıtay Bozma ilamına karşı diyecekleri sorularak neticeten bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Somut olayda davacılar bedelsizlik iddiasına dayalı olarak ihdas nedeni "nakten" yazılı senetten borçlu olmadıklarının tespitini istemiş, davalı lehdar ... Cumhuriyet Başsavcılığındaki 22.10.2016 tarihli ifadesinde dava konusu olan senedi, amcası olan muristen birlikte yaptığı inşaat işleri nedeniyle verdiği hizmet karşılığı alacağına binaen aldığını beyan etmiştir. Bu beyan senedin "nakten" yazılı ihdas nedeninin "malen" olarak talil edildiği anlamına gelmediği, yine lehdarın alacağına karşılık nakten düzenlendiği anlamında kullanıldığı kanaatine varılmıştır. Davalı lehdar senedin ihdas nedenini talil etmediğinden ispat yükü davalıda olmayıp iddialarını davacı tarafın yazılı belgeyle ispat etmesi gerekir. Yapılan incelemede davacı tarafça sunulan bilgi ve belgeler ...
1.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına dayanak 15/11/2008 vade tarihli 19/08/2008 düzenleme tarihli ve 950.000,00-TL bedelli senetten dolayı borçlu bulunulmadığını ispat etmeye yeterli görülmediğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın reddine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-₺ maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 16.223,63-₺ harçtan mahsubu ile bakiye 15.608,23-₺ harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan 755,00-₺ yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 145.000,00-₺ vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/02/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)