10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/9649 E. , 2024/14023 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 19. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 21.10.2003-06.10.2015 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz çalıştığını, davacının 21.10.2003 tarihinde çalışmaya başladığını, ancak sigorta girişinin 09.11.2006 tarihinde yapıldığını, sigorta kayıtlarında 30.12.2008 tarihinde davacının işten çıkartıldığını, 01.04.2009 tarihinde tekrar işe alındığını, 03.08.2009 tarihinde yine işten çıkartıldığını, 05.11.2009 tarihinde tekrar işe alındığını, 07.04.2010 tarihinde yine işten çıkartıldığını 25.06.2010 tarihinde tekrar işe alındığını, davacı tarafından haklı nedenle iş akdini feshettiği 06.10.2015 tarihinde maaşının net 2.100,00 TL olduğunu, ancak davacının çalışması eksik ve aldığı ücret altında bildirildiğini beyan ederek; Kurum kayıtlarının düzeltilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 09.11.2006-30.12.2008 tarihleri arasında, 01.04.2009-03.08.2009 tarihleri arasında, 05.11.2009-07.04.2010 tarihleri arasında ki çalışmalarının bildirildiğini, dava dilekçesinde işyerinde yapılan işin niteliği belirtilmediğini, hizmet akdinin oluşabilmesi için çalışmanın fiili olup olmadığını, mutlaka tanık dinletilmesi gerekiyorsa tanıkların çalışıldığı iddia edilen işyerindeki işi bilen ve tanıyan, aynı zamanda dönem bordrolarında adı geçen kişilerden olmasına dikkat edilmesi, Kurumun yazılı kayıtları ile çelişen tanık beyanları hükme esas alınmamalarını beyan ederek; Kurum dava açılmasına sebebiyet vermediğinden davanın kabulü halinde aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini, 5 yıllık hak düşürücü süre fazlasıyla geçmiş olduğundan davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi iş durumuna göre ve isteği doğrultusunda müvekkil şirkette aralıklarla çalıştığını, tüm çalıştığı dönemlerinin Kuruma bildirildiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla;
"1-Açılan davanın kısmen kabul-kısmen reddine,
Davacının, davalı yanında;
22.01.2004-30.06.2004 tarihleri arasında 158 gün süre ile günlük 14,10 TL ücretle,
01.07.2004-30.12.2004 tarihleri arasında 180 gün süre ile günlük 14,80 TL ücretle,
01.01.2005-31.12.2005 tarihleri arasında 360 gün süre ile günlük 16,29 TL ücretle,
01.01.2006-08.11.2006 tarihleri arasında 309 gün süre ile günlük 17,70 TL ücretle,
02.01.2009-31.03.2009 tarihleri arasında 89 gün süre ile günlük 22,20 TL ücretle,
04.08.2009-04.11.2009 tarihleri arasında 90 gün süre ile günlük 23,10 TL ücretle,
01.06.2010-24.06.2010 tarihleri arasında 23 gün süre ile günlük 24,30 TL ücretle, çalıştığının tespitine, Fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; hizmet süresinin tespiti bakımından haksız ve mesnetsiz tanık ifadelerinin hükme dayanak olarak alınmasının doğru olmadığını, davacı tanığı ...’in müvekkili işverenle husumeti, davası bulunduğunu, raporlardaki hesaplamaya dayanak alınan bir diğer tanık ...'ın ise müvekkili işyerinde kesintisiz bir çalışması söz konusu olmadığını, haksız ve mesnetsiz tanık beyanlarını esas alarak hizmet sürelerini tespit eden rapor ve kararın hatalı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dava bakımından geçtiğini belirterek; istinaf yoluna başvurmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili; Mahkemenin kararına esas alınan bilirkişi raporunda sadece davacı lehine beyanda bulunan tanık beyanları kabul edilmek suretiyle tespit yapıldığını, bir kısım bordro tanıklarının beyanlarına göre davacının çalışmalarının kesintili olduğunu, çalışma olgusunun yöntemince araştırılmadığını, kamu düzenine ilişkin eldeki davada resen inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini, Kurum kayıtlarında davacının çalışmasını doğrulayan kayıt ve belge bulunmadığından tanık sözleriyle kanıtlanmasını kabul etmediklerini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Somut olayda; işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmiş olması nedeniyle hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, dinlenen bordro tanıklarının çalışma dönemlerinin dava konusu dönemi kapsadığı, tanıkların davacının fiili ve kesintisiz çalışmasını doğrular şekilde beyanlarının bulunduğu, dinlenilen bordro tanıklarının beyanları doğrultusunda davacının hüküm altına alınan tarihlerde çalıştığının kanıtlandığı anlaşılmakla; istinaf yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı şirket vekili ve feri müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci; 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.