Aramaya Dön

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/755
Karar No
K. 2024/889
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/755 Esas
KARAR NO: 2024/889
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 23/11/2023
KARAR TARİHİ: 26/11/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil Şirket ...Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ...Ltd. Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarındandır. Davalı ... Tic.ltd.şti. talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkil şirketin, davalı borçludan 176,281.57 TL tutarında alacağı bulunmaktadır.Müvekkil şirket, davalı/borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirmiştir. Bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğmuştur. Ancak davalı/borçlu, borcunu ödememiştir. Alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracaat edilmiş ise de, herhangi bir olumlu netice elde edilememiş ve bunun üzerine davalı tarafa karşı ...

37.İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatılması zorunluluğu hasıl olmuştur. Ancak davalı/borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takip durmuştur. Davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödememiş; borca, masrafa, faize, ve tüm fer’ilerine itiraz etmiştir. Ancak davalı yan tarafından ileri sürülen itirazlar aşağıda izah edilecek nedenlerle haksız ve dayanaksızdır:Yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm dava ve talep haklarımız saklı kalmak kaydı ile davalı/borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini.." talep ve dava etmiştir.

Cevap : Davalı davaya cevap vermemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; fatura ve cari hesaptan kaynaklı olarak davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın İİK 67. madde uyarınca iptali talebine ilişkindir.

Mahkememizce ...

37.İcra Dairesinin ...takip sayılı dosyası getirtilmiş olup incelenmesinde; alacaklısı ...Şti. tarafından, borçlu ...Şirketi aleyhine toplam 176.281,57TL'nin icra takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %15,75 oranında faiz işletilmek kaydı ile tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, yasal süresinde borçlu vekilinin borca ve fer'ilerine itiraz ettiği, itiraz sonucunda icra takibinin durduğu, iş bu itirazın iptali davasının mahkememize İİK.m.67 hükmü uyarınca 1 yıllık yasal süresi içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.

Bilirkişiden alınan 17/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında, davacı şirket tarafından, 05.08.2022 tarihinde davalı şirket aleyhine ...

37.İcra Müdürlüğü' nün ... Esas dosyasından 176.281,57 TL ilamsız takip başlatıldığı usulüne uygun tutulan davacı şirket defterlerine göre; 05.08.2022 takip tarihi itibariyle davalı şirketin 176.281,57 TL borç bakiyesinin bulunduğu, söz konusu bakiyenin takip ve dava konusu edildiği, davacı şirket tarafından, alacağına dayanak olarak dosyaya ibraz edilen faturaların, e-arşiv fatura olarak düzenlendiğinin görüldüğü, dolayısıyla davacı şirkete tebliğ olduğu sonucuna varıldığı, dosyaya ibraz edilen faturalar ile, içeriği hizmetlerin teslimine yönelik ibraz edilen belgelerin incelenmesinde; hizmet teslimine dair belgesi sunulmuş olan faturaların tutarının 292.095,56 TL olarak hesaplandığı, tarafların bağlı bulunduğu vergi dairelerinden gönderilen yazı eklerindeki Ba-Bs formları incelenmiş olup; söz konusu formlardan, tarafların birbirlerinden alım/satım yapmış olduklarına dair herhangi bir bildirimde bulunmadıklarının görüldüğü.." rapor edilmiştir.

Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. ... tarihli ve ... sayılı Kanunun 23 üncü maddesiyle, HMK m.222/3'de yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “DİĞER TARAFIN TİCARİ DEFTERLERİNİ İBRAZ ETMEMESİ” şeklinde değiştirilmiş, tarafların ticari defterlerini sunmaması hali de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için yeterli görülmüştür.

Nitekim, ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi... Esas, ... Karar sayılı ilamı ile şu şekilde değerlendirmelerde bulunulmuştur: "...Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır." demiştir.

Bu itibarla, yukarıda yer verilen ilam ve özellikle gerekçesi ile HMK 220/3.maddesi hükmü uyarınca davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı anlaşılmakla; davacı şirketin ticari defterlerinin TTK 69 ve 213 sayılı Kanunun 216. md gereğince açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, takibe konu faturalara yönelik hizmetin sunulduğuna yönelik belgeleri ibraz ettiği, defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduklarından TTK 85. ve HMK 222. maddesi gereğince sahibi olan davacı lehine delil niteliğine haiz olabileceği kanaati oluşmuş ve Mahkememizce davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtlara itibar edilerek, aralarındaki ticari alışveriş nedeniyle takip tarihi itibariyle davalıdan 176.281,57 TL alacaklı olduğu , davalı tarafın davacının hizmet nedeniyle yolladığı faturalara süresinde itiraz etmediği, davacı tarafından davaya konu edilen fatura içeriğindeki hizmetin verildiği ve verilen hizmetin piyasa koşullarına uygun olduğu davacının icra takibinde 35.256,31 TL olarak daha azını talep ettiği anlaşıldığından davanın kabulüne, takibin aynı şartlarla devamına, itiraz haksız ve alacak likit olduğundan davacı lehine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın kabulüne, davanın ... 37. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki hal ve şartlarla devamına,

2.Alacağın %20 si olan 35.256,31TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.041,80TL harçtan peşin alınan 269,86TL'nin ve davacı tarafça icra dosyasına yatırılan 881,41TL harçların toplamı olan ...TL'nin mahsup edilerek bakiye 13.193,07‬TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 12.041,80TL karar harcından, 1.151,27‬TL peşin harç ve icraya yatırılan tamamlanma harcı toplamının mahsubu ile geriye kalan 10.890,53‬TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,16:18

4.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 2.353,22TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan 269,85TL peşin harç, 269,85TL başvuru harcı gideri toplamı olan 539,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince dava değeri olan 176.281,57TL üzerinden hesaplanan 30.000,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafından yapılan 38,40TL vekalet harcı gideri, 409,50TL tebligat, posta gideri ile 4.500,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.947,9‬0TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacının yüzüne karşı karar verildi.26/11/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.