3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ANTALYA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketle müvekkili arasında imzalanan protokol uyarınca ... ... ... adresine teslim edilmek üzere ... TL tutarlı ... metre kare ... ... ... sözleşmesi kapsamında ... TL borçlu olduğu yönünde Antalya Genel İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlattığını, takibin müvekkili şirkete e-tebligat yoluyla yapıldığını, şirket yetkilisinin rahatsız olması nedeniyle ... tarihinde takipten haberdar olduğunu, takip kesinleştikten sonra müvekkili tarafından itirazda bulunulduğunu, takip kesinleşip hacizler uygulanmaya başladıktan sonra hacizlerin durdurulması ve müvekkilinin ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ödeme yapıldığını, bakiye ... TL'nin ödenmesi için taraflar arasında imzalanan protokole göre, ... TL'nin sözleşme tarihinde, kalan ... TL"nin ise ... tarihinde çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin toplam da ... TL ödeme yaptığını, sözleşme konusu ...nın davalılar tarafından tamamlanıp teslim edilmediğini, sözleşmede belirlenen ürünlerin eksiksiz olarak teslim edilmediğini, başlatılan takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, kötü niyetle başlatılan takiplerin ve hacizlerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça arabuluculuk şartı yerine getirilmediğinden davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddinin gerektiğini, davacı ile aralarında akdedilen protokolde Antalya Mahkemeleri ve Antalya İcra dairelerinin yetkili olduğunun belirlendiğini, davacının borçlu olmadığının iddia ettiği projede sözleşme bedelinin ... TL+ KDV olduğunu, davacının sözleşme bedelinin ... TL'sini ödemediğini, ... tarihinde ... TL alacak için takip başlatıldığını, davacının takibe itirazının bulunmadığını ve takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesinden sonra davacının menfi tespit davası açmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, kesinleşen takip ve uygulanan hacizlere yönelik itirazının kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin sözleşmedeki edimlerini yerine getirdiğini, davacının icra dosyasındaki borcun tamamını ödediği veya % 15 teminat yatırdığında dava sonuçlanıncaya kadar zararının oluşmayacağını, öncelikle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını ve davanın usulden reddinin gerektiğini, haksız istenilen tespit davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesinin 1. fıkrası " (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 'Dava Şartı Olarak Arabuluculuk' başlıklı 18/A maddesinde ise "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması, dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya son tutanağın 1 haftalık kesin süre içerisinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki yasal düzenlemeye yer verilmiştir. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğindedir.
Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasındaki davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a. maddesi gereği ticari dava olduğu, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A. maddesi gereğince 4. maddede ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davaları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, davacı vekilinin aşamalardaki beyanlarında işbu dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığını beyan ettiği, davacı yanın arabuluculuk başvurusu yapmadan işbu davayı açmasının arabuluculuk düzenlemesinin ruhuna ve yukarıda belirtilen arabuluculuğa ilişkin yasal düzenlemelerin getiriliş amacına aykırı olduğu, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerektiği, arabuluculuk dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, davanın açıldığı tarih itibari ile davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu menfi tespit davası yönünden davanın açılmasından önce arabulucuya başvurunun ve son tutanağın düzenlenmiş olmasının dava şartı olduğu ve bu şartın gerçekleşmediği anlaşıldığından 6102 sayılı TTK'nın 5/a maddesi, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a-2 maddesi ile HMK'nın 114/2 ve 115. maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2.Alınması gereken ... TL harçtan peşin alınan ...-TL'nin mahsubu ile fazla harç olan ...-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4.Taraflarca mahkememiz veznesine depo edilen ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T. göre hesaplanan ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
Dair; davacı vekilinin, davacı şirket sahibinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize sunulmak üzere herhangi bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurulmak suretiyle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/02/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)