Aramaya Dön

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/158
Karar No
K. 2024/851
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/158 Esas
KARAR NO: 2024/851
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 05/03/2024
KARAR TARİHİ: 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafından , müvekkili aleyhine 22/01/2024 tarihinde ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, tüm faturalara karşılık davalı tarafa çekler verildiğini ve ödeme tarihlerinde de ödeme yapıldığını, söz konusu icra takibine ait ödeme emrinin müvekkiline e tebligat yolu ile tebliğ edildiğini , müvekkili zamanında okumadığı için takibin itiraz edilemeden kesinleştiğini, kesinleşen takip nedeni ile müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğunu, haciz tehdidi altında olduğundan alacak miktarı ve ferilerini icra dosyasına yatırmaya hazır olduğunu, ancak ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki bu paranın davalı yana ödenmemesini, takibe konu edilen faturalardan dolayı borçlu olmadığının tespitini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davacının sunduğu tahsilat makbuzlarını aynen kabul ettiğini ve ticari defter kayıtlarına işlendiğini, ancak davacının iş bu ticari ilişkiden kalan alacağı müvekkiline ödemediğini, bu sebeple icra takibine geçildiğini, müvekkili defterlerinin incelenmesi halinde davacı yanın yapmış olduğu ödemelere rağmen mevcut durumda müvekkiline karşı 599.900,00-TL borç bakiyesinden sorumlu olduğunun ve borcunu ödemediğinin görüleceğini beyanla davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir.

TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı tarafça başlatılan takipte tüm borcun ödendiğinden bahisle menfi tespit istemine ilişkindir.

Mahkememizce celp edilen ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... takip sayılı icra dosyasının yapılan tetkikinde; takibin davalı tarafından davacı borçlu aleyhine 599.900 TL asıl alacak ve 188.471,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 788.371,32 TL alacağın %48 ticari faizi ile birlikte tahsili istemli ilamsız icra takibinden ibaret bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi Turgay Portakalcı tarafından düzenlenen 22/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Taraflar arasında TTK 89.madde anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesine rastlanmamıştır. Taraflar arasında cari hesap benzeri ticari bir münasebet bulunmakta olup bu ticari münasebet açık hesap ilişkisidir. Açık hesap ilişkisi önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıkları bir ticari münasebet türüdür. Davalının ticari defter kayıtları incelendiğinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin Mayıs 2019 tarihinde başladığı görülmüştür. 2019 yılında davalı tarafından, davacıya 12 adet fatura ile 2.401.300,00-TL tutarlı mal/hizmet faturası kesilmiştir. Davacı ... şirketi 359.500,00-TL ödeme yapmış ve 2020 yılına davalının 2.021.800,00-TL alacağı devir olmuştur. 2020 yılında 2.021.800,00-TL alacağı olan davalı ... şirketi , davacı ... şirketine 7 adet fatura ile 3.206.060,00-TL tutarlı fatura kesmiş ve 2020 yılı alacağı 5.227.860,00-TL olmuştur. 2021 yılına 5.227.860,00-TL alacaklı giren davalı ... şirketi bu yılda davacı ... şirketine fatura kesmemiştir. Yevmiye defterlerinde yer alan kayıtlara göre tamamı çek olmak üzere toplam 4.627.960,00-TL çek tahsilatı yapmış ve 31.12.2021 tarihi itibariyle davacıdan 599.900,00-TL alacaklı olduğunu yevmiye defterine kayıt etmiştir. Davalı ... şirketi kayıtlarında davacı ... şirketinin 599.900,00-TL borçlu olduğu kayıtlıdır.

Davalı alacaklı takip talebinde takip tarihi itibariyle 188.471,32-TL işlemiş faiz talep etmektedir. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından davacının faiz talep edebilmesi için davalıyı temerrüde düşürmesi gerekir. Dosyada fatura bedelinin ödenmesini içerir bir ihtarname mevcut değildir. Bu nedenle davacının dava öncesi faiz talebi yerinde değildir. Takip tarihi ile temerrüt söz konusu olduğundan , takip tarihi itibarı ile faize hükmedilmesi gerekir. "Temerrüt faizine hükmedilebilmesi için alacağın muaccel olması yeterli olmayıp borçlunun ayrıca ve usulen temerrüde düşürülmesi de gerekir. Temerrüt müttefikan tayin edilmiş açık ve belli bir vade tarihi yoksa alacaklının yöntemine uygun ihtarnamesi ile gerçekleşir. Aksi halde icra takip tarihi veya dava tarihi temerrüt tarihi olur. Borçluya ödeme talebini içermeyen fatura gönderilmesi ve tebliğ edilmesi dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre temerrüt oluşturmaz.." T.C. Yargıtaya 15.Hukuk Dairesi 2004/4307 , Karar 2004/4361" alacaklı tarafça işlemiş faiz talep edemeyecektir.

Ayrıca davacı alacaklı tarafından takip öncesi TTK 1530.maddesi gereğince faiz talep edilmektedir. Davacı TTK 1530.maddesine istinaden ihtarsız temerrüt ilkesi gereği takip öncesi işlemiş faiz talep etmişse de , TTK 1530.maddenin konuş amacı , mal tedarik sözleşmeleri kapsamında küçük ve orta ölçekli tedarikçiyi , büyük işletmelere karşı korumak amacıyla getirilmiş bir hükümdür.

1530.madde tacirler arası satım sözleşmelerinde uygulanmaz. Dolayısıyla davacı tarafın davalıdan TTK 1530.maddesi gereğince takip öncesi işlemiş faiz talep edemeyeceği mütalaa edilmektedir. Takdir mahkemeye aittir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında;

a)Menfi tespit talep eden davacı ... şirketi inceleme günü ticari defterlerini ibraz etmemiştir.

b)Davalı ... şirketinin ticari defterleri TTK ilgili hükümlerine göre delil vasfına haizdir. Ticari defter kayıtlarında menfi tespit isteyen davacı ... şirketinin 599.900,00-TL borçlu olduğu kayıtlıdır.

c)Mevcut evraklar ve dosya içeriği evraklar gereğince davacı ... şirketi davalı ... şirketine 599.900,00-TL borçludur. Taktir Mahkemeye ait olmak üzere arz ederim. "şeklinde mütalaada bulunmuştur.

Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; taraflar arasında bir ticari ilişki bulunduğu hususunda ihtilaf olmadığı, davacı taraf tüm borcu ödediğini ve borçlu kalmadığını iddia eder iken davalı yanın ödemeleri kabul etmekle birlikte davacının hala ödenmeyen borcu kaldığını savunduğu, mahkememizce tarafların alacak borç dökümünün tespiti amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi hususunda ara karar kurulduğu, ilk celse her iki taraf vekilinin de hazır olduğu duruşmada taraflara ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde ibrazdan kaçınmış sayılacağı,

HMK'nun 222/3. maddesi gereğince karşı tarafa ait eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve birbirini doğrulayan defter kayıtlarının karşı taraf lehine delil olarak kabul edilebileceği hususunun ihtarına rağmen davacı tarafın defter ve kayıtlarını belirlenen inceleme gününde incelemeye sunmadığı ve yerinde inceleme talebinin de bulunmadığı, bu nedenle davacı defter kayıtlarının incelenemediği ve kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının tespit edilemediği, bu durumda davalı yanın sunmuş olduğu ve usulüne uygun tutulan ticari defterlerin kendi lehine delil olacağı, buna göre davalının defter kayıtlarında davacıdan 599.900 TL alacaklı olduğu, davacı tarafın yasal süresi içinde işbu rapora itiraz etmediği, böylece davacının takibe konu edilen 599.900 TL asıl alacak tutarında davalıya borçlu olduğu, ancak yine ilk celse davalı vekiline, takipten önce davacının temerrüde düşürüldüğüne ilişkin delilleri, varsa ödeme ihtarı ve tebliğine ilişkin belgeleri, dayanak delilleri sunmak üzere 1 ay kesin süre verildiği, aksi halde mevcut delil durumuna göre devam edileceğinin ihtar edildiği, buna rağmen davalı tarafça bir delil sunulmadığı ve davacının takipten önce TBK 117 uyarınca temerrüde düşürüldüğünün ispat edilemediği, bu durumda takipten önceki döneme ait 188.471,32 TL işlemiş faiz yönünden davacının davalıya borçlu bulunmadığı, davacının kendi defter kayıtları uyarınca alacak borç dökümü tespit edebilecek iken davaya ve takibe konu asıl alacakla ilgili davacının defterlerini sunmadığı, davalı yanın kayıtlarında alacağın kayıtlı olduğu, kayıtlarını sunmayan davacının mahkememizden talep ettiği ve kabul edilen tedbir talebi nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine tazminata da hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile davacının, davaya ve takibe konu 188.471,32-TL işlemiş faiz nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, alacağına geç kavuşan davalı lehine 599.900,00-TL asıl alacağın % 20 si oranındaki tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine , davacı asıl alacak tutarında borçlu bulunduğundan davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin ise reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacının, davaya ve takibe konu 188.471,32-TL işlemiş faiz nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,

Davaya ve takibe konu asıl alacakla ilgili davacının defterlerini sunmadığı, davalı yanın kayıtlarında alacağın kayıtlı olduğu anlaşılmakla; kayıtlarını sunmayan davacının mahkememizden talep ettiği ve kabul edilen tedbir talebi nedeniyle alacağına geç kavuşan davalı lehine 599.900,00-TL asıl alacağın % 20 si oranındaki 119.980,00-TL tazminatın davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine,

2.Davacı tarafça peşin yatırılan 13.463,42-TL harçtan, kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 12.874,48-TL karar-ilam harcının mahsubu ile bakiye 588,94-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

3.Davacı tarafça yapılan 4.460,00-TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesaplanan 1.066,39-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı taraf yargılama gideri yapmadığından bu hususta bir karar verilmesine yerolmadığına,

5.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.155,41-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

6.Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 93.985,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

7.Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine,

8.Davacı tarafça yatırılan 12.874,48-TL peşin ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 13.302,08-TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

9.Devletçe karşılanan 3.600-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul oranına göre hesaplanan 860,76-TL 'sinin davalı taraftan, bakiye 2.739,24-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog