Esas No
E. 2021/1356
Karar No
K. 2025/48
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/1356

KARAR NO: 2025/48

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:28/04/2021

NUMARASI:2018/881 Esas - 2021/423 Karar

DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/01/2025

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile davalı şirketin, müvekkili şirketten 2017-2018 yıllarında değişik kalemlerde mal satın aldığını, Taraflar arasındaki bu ticari satım ilişkisinden kaynaklı olarak Müvekkilinin davalıdan cari hesap alacağının bulunduğunu, davalının, cari hesaptan kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın, haksız olarak ve kötü niyetle icra takibine itiraz edip takibi durdurduğunu, davanın kabulü ile takibe yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; tarafların arasındaki uyuşmazlık... Sayılı takip dosyasındaki takibe konu cari hesap alacağından kaynaklı alacak miktarının ne olduğu, temerrüdün gerçekleşip gerçekleşmediği, tarihinin ne olduğu, faiz oranı ve türünün ne olduğu davalının icra dosyasında yapmış olduğu asıl alacak ve faize itirazın haklı olup olmadığı, inkar ve kötü niyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmakta olduğu, bu kapsamda dosyaya sunulan 22.03.2018 tarihli SMM bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve 08.10.2019 tarihli ek rapor ile SMM ... tarafından düzenlenen 06.04.2021 tarihli rapor dosyamız arasına alınmıştır. Alacağa konu yedek parça satışına ilişkin faturalara ilişkin fatura ve sevk irsaliyeleri, mutabakat metni dikkate alınarak SMM ... tarafından düzenlenen 06.04.2021 tarihli raporda davacının 45.572,20-TL alacaklı olduğu yönünde tespit yapılmış olup, 3 adet 38.283,00-TL lik BA bildirim ile bu faturalar bakımından davalının mutabık olduğuna dair kaşe imzası olduğu, davalı yan en son kesinlen faturayı da kayıtlarına aldığı, her ne kadar davalının kötü malseme yönündeki maili dosyada bulunsa da dosyada davalı tarafından sunulan cevap dilekçesi, delil dilekçesi bulunmadığı, bu iddiası bakımından dosyaya herhangi bir delil sunmadığı anlaşılmakla bu kötü malzeme kullanıldığı yönündeki maille yapılan iddia dikkate alınmamıştır. Açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, davalının ... Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilerek açılan davanın kabulüne, davalının ... Sayılı takip dosyasında yapmış oldukları itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa davacının talebi aşılmamak üzere 3095 sayılı Kanunun 2/2.maddesi uyarıca değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, alacağın likit olması nedeni ile alacağın % 20 si oranında (9.114,44-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;Bilirkişi raporunda yer alan ve aleyhe olan bölümlerin kabul edilmediğini, dosya kapsamında yer alan iki rapor arasında çelişki olduğunu, çelişki giderilmeksizin hüküm verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ürünlerin büyük bölümünün teslim edilmediğini, teslime ilişkin olgunun kesinlikle ispat edilmediğini, davacının ticari defterlerinin davayı ispata yeterli olmadığını, davacının ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığını, bu defterlerin dayanak alınarak sözde alacağın varlığı tevsik edilemeyeceğini, yerel Mahkemece usule aykırı defterlerin delil olarak değerlendirildiğini,Yerel Mahkeme kararı tüm yönleriyle usul ve yasaya aykırı olup mahkemece resen delil toplanarak taraflarca getirilme ilkesine aykırı işlem yapıldığını beyanla yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına , davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesine dayalı cari(açık) hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.

İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacının açık hesap nedeniyle alacaklı olup olmadığı noktasındadır.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... sayılı takip dosyasında, "cari hesap ektresi " sebebine dayalı olarak 45.572,20 TL asıl alacağın tahsili istemiyle 26.01.2018 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir.Öte yandan taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır. Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda,

HMK’nın 222/5. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak hâkime takdir hakkı tanınmış olup hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz, s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Somut olayda davacı tarafça dava dilekçesinde ticari defter ve kayıtlara delil olarak dayanılmış olup,

HMK’nın 222. Maddesine göre mahkeme, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.Bu düzenlemenin yanısıra Türk Ticaret Kanunu'nun 83. Maddesi gereğince de ticari uyuşmazlıklarda mahkeme tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen de karar verebilir. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Davalı tarafından 2017 ve 2018 yılları ticari defterleri incelemeye sunulmamış olup, davacının ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu dosya kapsamına alınan ilk bilirkişi raporunda davacının e-yevmiye, e-kebir beratlarının çoğunun yasal süreler içinde alınmadığından defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ancak ticari defterlerin birbirini doğrular nitelikte olduğu, davalı tarafından ürünlerin teslim alındığına dair imzalı irsaliyeli faturalar, davalı tarafından kaşelenip imzalanmış BA/BS mutabakatları ve davalı tarafından kabul edildiğinin kaşeli ve imzalı olarak bildirilen maile göre 28.171,92 TL alacağın ispatlanabilir olduğu, 17.400,28 TL tutarındaki 5 adet irsaliyeli faturada ise ürünlerin teslim alındığına dair imza olmadığı belirtilmiş, ek raporda BA BS Formlarında 17.400,28 TL'dan 6.513,60 TL'nin beyan edilmiş olmasına göre geriye kalan 10.886,68 TL tutarındaki faturanın ispata muhtaç olduğu bildirilmiştir. İtiraz üzerine alınan ikinci bilirkişi raporunda; dosyaya celp edilen davalıya ait BA formlarının incelenmesinde en son 2017/08 dönemine kadar olan BA formlarının gönderildiği, 2017/09 döneminde 3 adet 8.711,00 TL, 2017/11 döneminde 3 adet 38.283,00 TL BA bildirimine davalının mutabık olduğuna dair kaşe imzası olduğu, bu hali ile davalının 2017/11 dönemi sonuna kadar olan faturaları kabul ettiği, davalı tarafından gönderilen 25.04.2018 tarihli e-mailde "...-... faturalar ile almış olduğumuz ... kayışlarının plastik bölümleri en kötü malzeme kullanılarak yapılmış kayışlardır." şeklindeki beyanına göre 2017/11 döneminden sonra davacının davalıya düzenlediği ...-...- ... nolu faturaların davalı kayıtlarına alındığı, buna göre davacının takip tarihi itibariyle 45.572,20 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacı defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı belirlenmiştir. Dosya kapsamına alınan iki bilirkişi raporu arasında çelişki olmayıp, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda yerinde bir şekilde davacının her bir faturasında bir önceki faturadan sonraki cari hesap borç/alacak rakamı yer alması ve 2017/11. Dönemde BA bildirimine davalının mutabık olması nedeniyle davalının 2017/11. Dönem sonuna kadar olan faturaları kabul ettiği değerlendirilmiştir. Açık hesap alacağına konu fatura içeriği malları davalıya teslim ettiğini ispat yükü üzerinde olan davacı , davalı tarafça içeriği ve imzaları inkar edilmeyen mutabakat belgeleri ve yine içeriği inkar edilmeyen mail yazışmalarına göre anılan faturaların davalı tarafça benimsenmiş olması karşısında fatura içeriği malların davalıya teslim edildiğini ispatlamış olup, davalının usulünce bir ayıp savunması bulunmamasına ve ödemeye ilişkin herhangi bir belge sunmamasına göre mahkemece hüküm kurmaya ve denetime elverişli ikinci bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 778,26 TL harcın, alınması gerekli olan 3.113,03 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.334,77 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.16/01/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog