2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinden konut satın almış ve aldığı konut için satıcı şirketin talep ettiği 308.050.00 TL'yi banka sistemi üzerinden ödemiş olduğunu, müvekkilinin adına ödeme yapılan meblağın tutarında fatura kesilmiş olduğunu, faturanın iflas dosyasında mevcut olduğunu, ... İlçesi ... Köyü 382 nolu Ada da imal edilen ... Blok 2. kat 37 nolu bağımsız bölüm olduğunu, gayrimenkulün 2016 yılında müvekkiline kaba inşaatı bitirilmiş olarak teslim edilmiş, 90 gün içinde de iç tadilatının yapılmasının istenmiş olduğunu, müvekkilinin iç tadilatınıda davalı şirkete yaptırmak zorunda kalmış ve 84.000.00 TLde ödeme yapmış olduğunu, 2018 yılında satın aldığı eve yerleşen müvekkilinin kesintisiz ve fasılasız ikamet etmekte olduğunu, sürekli tapusu verileceği kendisine bildirilen müvekkilinin tapusunu beklerken.... davalı şirketin Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 30.3.2021 tarih ve ... Esas sayılı dosyası ile iflas kararı verildiğini öğrendiğini, daha sonra Bakırköy .... İcra Dairesinin .... İflas dosyasına müvekkilinin alacağını kaydettirmiş olduğunu, bu kez müvekkilinin sıra cetveli ilanında müvekkilinin alacağının ret edilmiş olduğunu, iflas idaresinin kararının yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ödeme yaptığı fatura ile sabit olduğunu, ayrıca kesintisiz ve nizasız konutta ikamet etmesinin davalının sürekli tapu vereceğini yazılı bildirilerin haklı olduğunun kanıtı olduğunu, müvekkilinin gayrimenkulü satış senedi ile satın aldığı dönemde, satış sözleşmeleri ile gayrimenkul satışının yasaya uygun bir satış uygulaması olduğunu, müvekkilinin alacağının iflas masası tarafından reddedilmesinin haksız olduğunu, bu nedenle bu davanın açılmasının zorunlu hale gelmiş olduğunu beyanla; 308.050.00 TL alacagın iflas masasına kaydına, müvekkilinin alacağının kabulüne, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı İflas İdaresi vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müflis .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında gerçekleştirilen yargılama neticesinde, 30.03.2021 tarihinde iflas kararı verilmiş ve işbu kararın diğer yargı süreçleri neticesinde kesinleşmiş olduğunu, kaldı ki davacı tarafında dava dilekçesinde belirttiği üzere; anılan Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin iflas kararının kesinleşmesi üzerine, tasfiye işlemlerine Bakırköy ... İflas Dairesi'nin .... İflas dosyasından başlanılmış ve halihazırda bu işlemlerin devam etmekte olduğunu, ayrıca tasfiye işlemlerinin Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından adi tasfiye olarak yürütülmekte olup, halihazırda alacaklılar toplantısı için henüz herhangi bir günde tayin edilmemiş olduğunu, diğer yandan Bakırköy .... İflas Müdürlüğünün anılan dosyasının celbi ile görüleceği üzere; davacı tarafın, alacak kaydı başvurusunda bulunmuş ve bu başvurusu neticesinde Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından karar verilerek, anılan kararın davacı tarafa iletilmiş olduğunu, yine bahsi geçen dosyanın celbi halinde anlaşılacağı üzere; tasfiye işlemlerini gerçekleştiren Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından gerek davacının ve gerekse dava dışı tüm tarafların başvuruları ve de talepleri kapsamlı ve de detaylı olarak incelendiği gibi, mevzuat hükümleri kapsamında gerçekleştirilen bu detaylı incelemeler ve de değerlendirmeler neticesinde davaya konu sıra cetveli oluşturulmuş ve mevzuatın ve de yerleşik kararların bir gereği olarak iş ve işlemlerin yürütülmüş olduğunu, bu haliyle davacının açtığı işbu dava ile her ne kadar talepleri kapsamında karar verilmesini dava konusu etmiş ise de, davacının işbu taleplerinin hukuken kabul edilebilinir bir tarafı olmadığı gibi, davacının taleplerinin külli bir tasfiye olan iflas tasfiyelerinde güdülen amaca da aykırı olduğunun yargılama aşamasında da görülecek olduğunu, zira Bakırköy .... İflas Müdürlüğü tarafından verilen kararlar, mevzuata uygun olduğu gibi aynı zamanda; iflasla muaccel hale gelen tüm alacaklar arasındaki korunan iflastaki eşitlik prensibinin bir gereği olarak da tesis edilmiş olduğunu, aksi yöndeki talep ve de değerlendirmelerin, iflas işlemlerine ve güdülen amaca aykırı olacağı gibi, bunun yanı sıra iflas masanın mamelekinde de azalmaya yol açacak ve de davacı lehine ancak masa aleyhine sonuç doğuracak olduğunu, görüldüğü üzere ve de yargılama aşamasında yapılacak bilirkişi incelemelerinden de anlaşılacağı üzere; iflas müdürlüğü tarafından verilen kararlar ve de gerçekleştirilen sıra cetveline yöneliş iş ve işlemler gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse mevzuat hükümlerine uygun olarak gerçekleştirilmiş olup, bu hali ile davacının işbu davasının hukuken dinlenebilir bir tarafı bulunmadığını, dolayısıyla davacı tarafça ikame edilen iş bu davanın maddi menfaat elde etmeye yönelik, haksız ve de kötü niyetli olduğunu, diğer taraftan davacı tarafça İflas Müdürlüğüne her ne kadar alacak kaydı için başvurulmuş ise de, bu aşamada; davacı tarafça davaya konu edilen tüm taleplerinin ve de alacaklarının herhangi bir tereddüte mahal vermeyecek bir biçimde ispatlanması gerektiğini, başka bir ifadeyle İflas Müdürlüğüne yapılacak başvuru ve de taleplerde; talep ve de alacak konusu edilen hususun açık ve net bir biçimde belirtilmesi ve herhangi bir ihtilafa konu edilemeyecek bir nitelik taşıması gerektiğini, netice olarak ihtilaflı ve de yargılamaya konu edilecek nitelikteki alacakların veya taleplerin kabul edilmesi doğal olarak mümkün olmadığından; davacı tarafça iddia olunan tüm alacaklara şimdiden itiraz ediyor olduklarını, zira iddia olunan bu alacakların gerek müflis şirket kayıtlarına ve gerekse Bakırköy .... İflas Müdürlüğü kayıtlarına uygun olması gerektiğini, aksi durumun taraflarınca kabul edilmediğini ve de sonuç olarak; alacak tutarının tamamına da müflis şirket kayıtları ve iflas müdürlüğü kayıtları çerçevesinde itiraz ettiklerini, ayrıca davacı tarafça yine her ne kadar alacak kaydı talebinde bulunulmuş ise de müflis şirket hakkında gerek iflas kararının kesinleşmesinden önce ve gerekse iflas kararı sonrasında hakkında açılan davalar ve de icra takipleri bulunduğu gözetildiğinde; gerek tahsilde ve talepte tekerrür oluşmaması adına ve gerekse kayıt talebinde bulunan diğer tarafların hak kaybı yaşamaması adına, davacı taraftan müflis şirkete karşı yönlendirdikleri tüm dava ve de taleplerini belirtir dosya numaralarının istenmesini ve ayrıca davacı tarafça müflis şirkete veya iflas müdürlüğüne açılan dava ve de icra takiplerinin olup olmadığının UYAP sisteminden sorgulanmasını ve tespiti halinde ilgili mahkeme ve müdürlüklerden dosyaların celbini de talep ediyor olduklarını, davacı tarafça davaya konu teşkil eden tüm alacakları yönünden şimdiden zamanaşımı itirazında bulunuyor olduklarını ve de davacı tarafın tüm taleplerinin zamanaşımına uğraması nedeniyle de işbu davanın ve davacı taleplerinin reddini talep ediyor olduklarını, kaldı ki davacı tarafça her ne kadar müflis şirkete yönelik alacak talebi ve kayıt başvurusunda bulunulmuş ise de, müflis şirketin davacı taraftan olabilecek hak ve de menfaatlerinin olması ihtimaline istinaden şimdiden takas definde de bulunuyor olduklarını, dolayısıyla yargılama aşamasında gerek davacı ve gerekse müflis şirket kayıtları üzerinde bilirkişi incelemeleri yapılmasını talep ediyor olduklarını, davacının işbu davasının ve de taleplerinin mevzuat hükümlerinde belirtilen sürede açılmış olması gerektiğini, dolayısıyla mahkememizce yapılacak yargılama aşamasında, davacının işbu davasının hak düşürücü sürede açılıp açılmadığının tespit edilmesini öncelikle talep ediyor olduklarını, nitekim işbu davanın ve de taleplerin hak düşürücü süre içerisinde açılmamış veya talep edilmemiş olması halinde de davacının davasının reddini talep ediyor olduklarını beyanla; davacı taraftan talep edilebilinecek tüm yasal hakları saklı kalmak kaydıyla; öncelikle davanın usulden reddine, mahkememizin aksi kanaatte olması halinde, haksız ve de kötü niyetli ikame edilen işbu davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK’nun 235 maddesi gereğince açılan kayıt kabul istemine ilişkin olup, davanın yasal süresinde açıldığı anlaşılmakla uyuşmazlık; davacının iflas tarihi itibari ile müflis şirketten alacaklı olup olmadığı, alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının talebine konu alacağın iflas masasına kaydının gerekip gerekmediği, gerekmekte ise miktarına ilişkindir.
Davaya son veren taraf işlemlerinden olan davadan feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.(HMK.307/1) Feragat, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (HMK.309/1) Feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK.309/2)
Davacı vekili uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 10/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davadan vazgeçiyor olduklarını, mahkeme masrafı talepleri bulunmadığını beyan etmiş, yine uyap sistemi üzerinden ibraz ettiği 18/12/2024 tarihli dilekçesi ile davadan feragat ediyor olduklarını beyan etmiş, davalı vekili ise uyap sistemi üzerinden mahkememize ibraz ettiği 11/12/2024 tarihli dilekçesi ile, davacının iş bu davadan vazgeçtiğini-feragat ettiğini, iflas idaresinin aldığı karar çerçevesinde davacının vazgeçmesini-feragatini kabul ediyor olduklarını, bu kapsamda davanın sonuçlandırılmasını ve bu aşamada yargılama giderleri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş olmakla, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde de davadan feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıda yazılı olduğu biçimde hüküm kurulmuştur.
AÇILAN DAVANIN FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE;
1.Alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcan mahsubu ile bakiye 247,70 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
2.Taraflarca sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,
3.Taraflarca vekalet ücreti talebinde bulunulmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
4.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize müracaatla İstanbul Bölge Adliyesi Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/12/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸