8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2012/18568 E. , 2013/16022 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
5271 sayılı CMK.nun 232/6. madde ve fıkrası uyarınca hüküm fıkrasında, verilen karara karşı kanun yollarına başvurma olanağının bulunup bulunmadığı ve başvurma olanağı var ise süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekirken, kararda yasa yoluna başvuru süresinin başlangıcının tereddüt doğuracak şekilde "tebliğden ve hükmün açıklanmasından itibaren" şeklinde gösterildiği anlaşıldığından, sanığın temyiz isteğinin süresinde olduğu kabul edilmekle yerel mah- kemenin sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin 08.02.2012 tarihli ek kararı kaldırılarak ve bozma öncesi sanık hakkında hakaret suçundan verilen 09.03.2007 gün, 2007/112 sayılı hükme yönelik temyiz talebinin Yargıtay tarafından 23.05.2011 günü miktar itibariyle reddedilmesi üzerine kararın bu suç yönünden 19.03.2007 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında hakaret suçundan verilen sonraki kararlar hukuki değerden yoksun bulunmakla; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve tehdit suçlarıyla sınırlı olarak yapılan incelemede;
1.Sanığın, çocukların tartışması sebebiyle katılana sinirlenip balkondan tehdit sözleri söyleyerek silahı ile ateş etmesi şeklinde gerçekleşen eyleminin kül halinde silahla tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın eylemi bölünerek tehdit ve genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçundan mahkumiyetine karar verilmesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; a- Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması suçu bakımından, suçta kullanıldığı iddia edilen silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı konusunda yöntemine uygun olarak kriminal raporu alınarak silahın 6136 sayılı Yasa kapsamında olması halinde bu suçtan gereğinin takdiri gerektiği ve kuru-sıkı olarak tabir edilen silah olduğunun belirlenmesi halinde ise, ateşlenebilen bir silahın işlevine uygun ve sonuç doğurmaya elverişli bulunmayan tabanca ile yerleşik yerde ateş etme şeklindeki eylemin, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 36/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan gürültüye neden olma kapsamında olup, idari yaptırımı gerektirdiği ve anılan Yasanın 18/1. madde ve fıkrası hükmü gözönüne alındığında mülkiyetin kamuya geçirilmesinin de mümkün olmadığı gözetilmeden, eksik inceleme ile sanığın 5237 sayılı TCK.nun 170/1-c maddesi uyarınca cezalandırılmasına ve tabancanın müsaderesine karar verilmesi, b- Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında, 5728 sayılı Kanunun 562. maddesiyle değişik CMK.nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, şartları oluşmadığından bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5230 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK.nun 321. ve 326/son maddeleri gereğince kazanılmış haklar saklı kalmak üzere (BOZULMASINA), 23.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.