Esas No
E. 2023/595
Karar No
K. 2025/179
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31. HUKUK DAİRESİ

Esas No: 2023/595 - Karar No:2025/179

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

31. HUKUK DAİRESİ

(İnceleme Aşamasında Esastan Red HMK 353/1-b.1 md)

ESAS NO: 2023/595
KARAR NO: 2025/179

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 22/11/2022

NUMARASI : 2022/377 E-2022/1114 K

DAVACI

VEKİLİ

DAVALI

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 20/02/2025
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/02/2025

Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Davacı vekili, müvekkili şirket tarafından ... Endüstriyel Tes. A.Ş. firmasına düzenlenen "... Termik Sanrali Çevresel Birleştirme Ve Yakıt Tankı Temel Topraklaması Yapılması" proje kapsamında 01.12.2021 tarih ve SEE2021000000537 numaralı 54.073,50-TL bedelli fatura kesildiğini, faturada belirtilen projeleri anlaşmaya uygun bir şekilde yerine getirdiğini, davalı şirketin, müvekkili şirkete 54.073,50 TL bakiye borcu bulunduğunu, Borca konu faturanın davalı şirkete tebliğ edildiği halde sonuç alınamadığını, faturanın 09.12.2021 tarihinde iade edildiğini, Davalı şirket aleyhine Ankara Batı İcra Dairesinin 2021/38347 esas sayılı takip dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, 27.12.2021 tarihinde icra takibine ve icra borcuna itiraz ettiğini, İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini beyan ederek, davanın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki kısmi itirazın iptaline ve icranın takibinin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

Mahkemece,"...Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani hizmet ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir hizmet ilişkisinde davacı taraf hizmetin ifasını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.

Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, dosyaya kazandırılan taraflara ait BA-BS formları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafça davalı adına tanzim edilen 10/11/2021 tarihli 54.073,50TL bedelli faturanın davalı tarafça 24/11/2022 tarihinde davacı yana iade edildiği, ardından davacı yanın yeniden 01/12/2022 tarihli 54.073,50TL bedelli bir fatura tanzim ettiği, bu faturanın da davalı tarafça 24/12/2022 tarihinde davacı yana iade edildiği, bu faturalara ilişkin her iki tarafça da vergi dairesine bildirimde bulunulduğu tespit edilmiştir.

Uyuşmazlık konusu faturanın davalı tarafça kabul edilmeyerek iade edilmesi ve bu durumun BA-BS bildirimlerine yansıması karşısında davacı yanın taraflar arasındaki hizmet ilişkisini ve buna göre davalıdan alacaklı olduğu iddiasını ispat edemediği değerlendirilmiştir. Davacı yanın dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı görüldüğünden ispat edilemeyen davanın reddine..." karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, HMk'nın 267 maddesi gereğince heyet şeklinde seçilen bilirkişilerin tek sayıda olması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun iki bilirkişiden oluşturulduğunu, bilirkişi raporunun üçüncü sayfasında BA-BS formlarına göre davalının müvekkilinden 45.825,00 TL lik mal aldığı bilgisinin bulunduğunun tespit edildiğini, buna rağmen raporun sonuç bölümünde 31.122021 tarihi itibariyle müvekkilinin alacağı olmadığının tespit edildiğini, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece müvekkiline ait 2022 yılı ticari defterleri incelenseydi müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edileceğini, müvekkilinin davalıya gönderdiği mailde, sigortalı olarak çalışan personellerin isimleri, araç plakası yazılarak işe ne zaman başladıkları ve bitirdiklerinin yazılı olduğunu, hizmet verilmemiş olsaydı böyle bir mailin gönderilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olacağını, bu mailin içeriğini destekler nitelikte belgeler sunduklarını, araç takip sistemi, işin yapıldığını gösteren fotoğraflar, imzalı malzeme listesi, davacının davalıya gönderdiği faturalar, borçlu davalının yasal defterleri ve vergi dairesine beyan ettiği BA-BS formlarından da sabit olduğu üzere davalının borcu olduğunun açık olduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek mahkeme kararın kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2.Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına.

3.İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,

4.İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/02/2025 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip... E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır E-imzalıdır

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog