3. Ceza Dairesi
3. Ceza Dairesi 2022/2885 E. , 2024/17738 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, ceza miktarı itibariyle yasal şartları taşımadığından 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05/09/2018 tarihli ve 2017/228 Esas, 2018/1166 sayılı kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin dokuzuncu fıkrası uyarınca, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının e bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca mahkûmiyet kararları verilmiştir.
2.Sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17/03/2021 tarihli ve 2018/2230 Esas, 2021/464 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusu neticesinde İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun kabulü ile sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
3.Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 25.12.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin silahlı terör örgütüne üye olma suçuna yönelik temyiz istemi özetle;
1.Kişinin salt sınava girmesinin cezalandırma gerekçesi olmayacağına, tek tanık deliline dayanılarak ceza verilemeyeceğine,
2.Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
3.Temyiz dilekçesinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir.
Katılan vekili ile Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçuna yönelik temyiz istemi özetle;
1.Sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine,
2.Sanığın sınav sorularını önceden alarak hileli hareketlerle sınavda gerçek başarısının üzerinde performans gösterip, sıralamada diğer adayların önüne geçtiğine, hileli bu hareketiyle haksız şekilde kamu görevine atandığına ve birden fazla kez maaş aldığı için sanığın eyleminin zincirleme şeklinde nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna,
3.Temyiz dilekçelerinde belirtilen sair temyiz sebepleri ve sair hususlara ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olma suçunu ve kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık oluşturduğunun kabulü ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince davanın yeniden görülmesine karar verilerek duruşmalı yapılan yargılama sonucunda;
İlk Derece Mahkemesince silahlı terör örgütüne üye olma suçu bakımından kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği belirlenmiş, kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçu bakımından verilenü verilen hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kaldırılarak, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun kabulü ile sanık hakkında beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Dosya kapsamındaki beyanlarına göre suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından sanık hakkında beyanları bulunan tanık ...'ın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı da tanınarak etraflıca dinlenilmesinin gerektiği gözetilmeden; talimat duruşması beyanlarının okunması ile yetinilerek eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
2.UYAP örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında herhangi bir beyan yahut ifade olup olmadığı araştırılıp, bulunması halinde beyan ve ifadelerin onaylı örneklerinin dosya arasına getirtilip elde edilen tüm bilgi ve belgelerin CMK'nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ... müdafiine okunarak diyecekleri sorulduktan, gerektiğinde ve mümkün olduğu takdirde ifade/beyan sahiplerinin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra bir karar verilmesi lüzumu nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümler hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafii, katılan vekili ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 17.03.2021 tarihli ve 2018/2230 Esas, 2021/464 sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
31.10.2024 tarihinde karar verildi.