Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/261
Karar No
K. 2025/107
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/261 Esas
KARAR NO: 2025/107
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 25/02/2020
KARAR TARİHİ: 06/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Davalı tarafından, ----- ile ------------tahsili amacıyla müvekkilİ hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili tarafından takibe itiraz edilmemiş olması nedeniyle icra takibi kesinleşmiş ve kesinleşen icra takibine istinaden müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğunu, şu anda müvekkilinin bankada bulunan paraları haczedilmiş olup, hacze konu tutarın dosya borcunu aştığını, müvekkili şirketin davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, bu nedenlerle; İhtiyati Tedbir İsteminin Kabulü ile, alacağın %15'i ya da takdir edilecek başka bir teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde Tedbir Kararı Verilmesine, davanın Kabulü ile müvekkili şirketin ----- sayılı dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı/alacaklı, takip yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğundan, takip konusu alacağın yüzde 20'si oranında tazminatın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dava konusu icra takibini -------aldığı vekaletnameye dayanarak başlattığını, taraflar arasında akdedilen 27.07.2019 tarihli sözleşmenin hukuki bağlayıcılığı devam etmekte olduğunu, sözleşmenin taraflarca feshedilmediğini, davacıya karşı icra takibinin başlatılmasının nedeninin sözleşmeden kaynaklanan 170.000 TL’lik bakiye borç miktarı olduğunu, müvekkili ------adına açılan icra takibi vekaletnameye dayanmakta olduğunu, eğer vekaletnamenin konusu mahkemece icra takibi açmaya elverişli değilse icra dosyasında alacaklı tarafın ------ olarak değiştirilerek takibin devam etmesine karar verilmesi gerektiğini, zira işletmenin davacı şirkete devredildiğini, 27.07.2019 tarihli sözleşmenin feshedilmediğini, sözleşmenin ana unsurunun gerçekleştiğini ve böylece sözleşmeden kaynaklı borcun davacı şirket adına doğduğunu, bu nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, ---- sayılı dosyamızın üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, icra dosyasında alacaklı tarafın müvekkil ----olamayacağı kanaati oluşursa alacaklı tarafın ----olacak şekilde değiştirilerek takibin devamına, iş bu dava nedeniyle uğranılan zararın davacı tarafından karşılanması için dava konusunun en az %20 si oranında tazminatın davacıdan tahsil edilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasındaki işletme hakkı ve işletme ruhsatı devir sözleşmesine konu alacağa yönelik menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında ------ imzalandığını, davalı tarafından sözleşme ve protokol kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle anılan işletmenin asıl sahibi olan ------ tarihli devir sözleşmesi ile devralındığını, yapılan devir sonrasında davalı -----sahibi olmadığı, işletmenin asıl sahibinin dava dışı --------olduğunun anlaşıldığı, davalının hak sahibi olmadığı bir okulun devri için davacı şirket ile protokol imzaladığını, davalının herhangi bir alacak ve hak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını beyanla davanın kabulü ile müvekkil şirketin ------dosyası nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dosyanın safahatı incelendiğinde; ilk olarak açıldığı ----karar sayılı görevsizlik kararı verildiği, usulüne uygun gönderme talebine istinaden dosyanın mahkememize tevzi edilerek iş bu esasa kaydının yapıldığı görülmüştür.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, mahkememizin ilk celsesinde yargılama sırasında ------ tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,---- kayıtları celp edilmiş,-----vergi kayıt bilgileri celp edilmiş, 09.01.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, 25.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 09.01.2023 tarihli raporunda özetle, "...Öncelikle taraflar arasında bir sözleşme vaadi değil, tüm unsurları barındıran bir sözleşmenin bulunduğu, zira sözleşmenin esaslı unsurları olan, iradelerin uyuşması, sözleşmeye konu mal veya hizmet ile bedel kısımları tam olarak belirtilen yazılı bir anlaşma mevcut olduğu, Sözleşmenin koşula bağlı olarak kurulduğu iddiasının ise kanımızca isabetli olmadığı, detayları yukarıda açıklandığı üzere, “şarta bağlı sözleşme” nin varlığından bahsedilemeyeceği, Bununla birlikte sözleşmenin ispata yarar unsurlarından imza kısmı dosyadaki mevcut surette eksik olduğu, zira söz konusu sözleşmenin yalnızca devralan (davacı) ---- adına ---- tarafından imzalandığını, davalı ----------adına herhangi bir imzaya rastlanılmadığını, Dönüşüm işleminin gerçekleşmemesi üzerine 02/09/2019 tarihinde 2.devir sözleşmesi akdedilmiş ve 5000 TL bedelle, kurum sahibi olduğu iddia edilen ---- olarak devrettiğine ilişkin sözleşmenin bulunduğu, ------ak sahibi olmadığı, ---ise yetkili olmadığı iddia edilmişse de bu iddiaları kanıtlamaya yarar bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, tarafımızca ---- ortakları ve yetkilileri yönünden inceleme yapılmak istendiğinde ise ------ kayıtlarına ulaşılamadığı, ----- ticaret sicil kayıtları, imza sirkülerinin getirtilmesi halinde, sözleşmenin dava dışı atabey kurumlarını bağlayıp bağlamadığı yönünden değerlendirme yapılabileceği,..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 25.09.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Tarafların itirazlarının dilekçeler teatisinde ileri sürülen iddia ve savunmaların tekrarı olduğu, Yeniden değerlendirme yapmaya elverişli yeni bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, Bununla birlikte tekrar yapılan incelemelerde kök raporumuzdaki kanaatimizi değiştirmeye yer olmadığı ve kök raporumuzdaki kanaatimizi koruduğumuz, Sayın mahkemenin sözleşmeyi “şarta bağlı olarak” da yorumlayabileceği, TBK md.19 kapsamında yapılacak değerlendirmenin münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu, Bununla birlikte kök raporumuzda da vurguladığımız üzere mevcut sözleşmede herhangi bir şarta bağlılık ifadesi bulunmadığı yönünden bir kanaate varılmıştır; ancak hukuki değerlendirme ve takdir münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu için bu husustaki nihai takdir ve değerlendirme elbette sayın mahkemeye bırakılmıştır, Çeşitli kurumlara yazılan ve işbu ek raporumuzda yer verilen müzekkere cevapları kapsamında da yeterli bilgi ve belgeler celp edilemediği için diğer hususlarda ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Davalı sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile dava dışı ---- aldığı yetki ve vekalete dayanarak dava konusu 27.07.2019 tarihli ilk sözleşmenin imzalandığını, anılan sözleşmenin geçerli olduğunu ve dava konusu okulun işletme ruhsatının kendisine ait olduğunu, vekil olarak işlem yapılması sebebiyle mahkemece alacağa hak kazanamadığı kanaatinin oluşması halinde dava konusu icra takibinde alacaklı kısmına ----- yazılması gerektiğini beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu 27.07.2019 tarihli sözleşmenin geçerli olup olmadığı, davalının anılan sözleşmede vekaleten iş yapması sebebiyle işletme devir bedeline hak kazanıp kazanamayacağının tespiti noktasında toplanmaktadır.

Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; her ne kadar davalı-------dava konusu okulun işletme ruhsatının kendisine ait olduğunu beyan etmekte ise de; davalı tarafından dosyaya bu yönde sunulan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı,

Mahkememizce celp edilen---- kayıtlarında dava konusu okulun dava dışı ----tarafından kurulduğu ve sahibinin dava dışı ---- olduğu, yine anılan okulun dava dışı ----- tarafından ---- tarihli sözleşme ile davacıya devredildiği, davalının cevap dilekçesinde beyan ettiği gibi dava dışı ---- vekaleten veya temsilen iş yapması halinde vekalet sözleşmesi veya temsil hükümleri gereğince kendisinin hak sahibi olmasının mümkün olmadığı, vekaleten veya temsilen iş yaptığı kişilerin (somut olayda dava dışı ----- hak sahibi olacağı, davacı ile dava dışı ------arasında okulun devrine ilişkin sözleşme imzalanmış ve gerekli resmi devirleri yapılmış olması sebebiyle davalının yetkisi ve hakkı olmadığı halde 27.07.2019 tarihli sözleşmeyi akdettiğine mahkememizce kanaat getirildiği, anılan gerekçelerle davacının menfi tespit talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davacının davalıya-----ayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır.----------- Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından yukarıda belirtilen şartlar oluşmadığı, davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğunun ispat edilmediği anlaşılmakla, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN KABULÜNE,

1.Davacının davalıya --------Esas sayılı takip dosyasından dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,

2.Davacının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine,

3.Alınması gerekli karar harcı 11.612,7‬0-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 2.903,18-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.709,52‬-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

4.Davacı tarafça yatırılan 2.903,18-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 151,20-TL tebligat ve müzekkere gideri, 9.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.613,4‬0-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

7.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,

9.Görevsiz ------------ tarihli tensip tutanağı ile verilen ihtiyati tedbir kararının İİK 72/5 ve HMK 397/2 maddesi gereğince tedbir kararının hükmün kesinleşinceye kadar devamına,

10.Davacı tarafça dosyaya yatırılan teminatın/teminat mektubunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 392/2 maddesi gereği yasal süre sonunda yasal şartları oluşması halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde---- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/02/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 7101 sayılı Kanun 6102 sayılı T.T.K.'nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış,----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş,---- kayıtları celp edilmiş,-----vergi kayıt bilgileri celp edilmiş, 09.01.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış, 25.09.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi heyetinin 09.01.2023 tarihli raporunda özetle, "...Öncelikle taraflar arasında bir sözleşme vaadi değil, tüm unsurları barındıran bir sözleşmenin bulunduğu, zira sözleşmenin esaslı unsurları olan, iradelerin uyuşması, sözleşmeye konu mal veya hizmet ile bedel kısımları tam olarak belirtilen yazılı bir anlaşma mevcut olduğu, Sözleşmenin koşula bağlı olarak kurulduğu iddiasının ise kanımızca isabetli olmadığı, detayları yukarıda açıklandığı üzere, “şarta bağlı sözleşme” nin varlığından bahsedilemeyeceği, Bununla birlikte sözleşmenin ispata yarar unsurlarından imza kısmı dosyadaki mevcut surette eksik olduğu, zira söz konusu sözleşmenin yalnızca devralan (davacı) ---- adına ---- tarafından imzalandığını, davalı ----------adına herhangi bir imzaya rastlanılmadığını, Dönüşüm işleminin gerçekleşmemesi üzerine 02/09/2019 tarihinde 2.devir sözleşmesi akdedilmiş ve 5000 TL bedelle, kurum sahibi olduğu iddia edilen ---- olarak devrettiğine ilişkin sözleşmenin bulunduğu, ------ak sahibi olmadığı, ---ise yetkili olmadığı iddia edilmişse de bu iddiaları kanıtlamaya yarar bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, tarafımızca ---- ortakları ve yetkilileri yönünden inceleme yapılmak istendiğinde ise ------ kayıtlarına ulaşılamadığı, ----- ticaret sicil kayıtları, imza sirkülerinin getirtilmesi halinde, sözleşmenin dava dışı atabey kurumlarını bağlayıp bağlamadığı yönünden değerlendirme yapılabileceği,..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.Bilirkişi heyetinin 25.09.2024 tarihli ek raporunda özetle, "...Tarafların itirazlarının dilekçeler teatisinde ileri sürülen iddia ve savunmaların tekrarı olduğu, Yeniden değerlendirme yapmaya elverişli yeni bilgi ve belgelerin dosyaya sunulmadığı, Bununla birlikte tekrar yapılan incelemelerde kök raporumuzdaki kanaatimizi değiştirmeye yer olmadığı ve kök raporumuzdaki kanaatimizi koruduğumuz, Sayın mahkemenin sözleşmeyi “şarta bağlı olarak” da yorumlayabileceği, TBK md.19 kapsamında yapılacak değerlendirmenin münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu, Bununla birlikte kök raporumuzda da vurguladığımız üzere mevcut sözleşmede herhangi bir şarta bağlılık ifadesi bulunmadığı yönünden bir kanaate varılmıştır; ancak hukuki değerlendirme ve takdir münhasıran sayın mahkemeye ait olduğu için bu husustaki nihai takdir ve değerlendirme elbette sayın mahkemeye bırakılmıştır, Çeşitli kurumlara yazılan ve işbu ek raporumuzda yer verilen müzekkere cevapları kapsamında da yeterli bilgi ve belgeler celp edilemediği için diğer hususlarda ayrıca bir değerlendirme yapılmamıştır..." yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu K2004 md.72 K4721 md.6 HMK md.397/2 İİK md.72/5 K7101 md.61 K6102 md.4 İİK md.72
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog