Esas No
E. 2024/4104
Karar No
K. 2025/1199
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

12. Ceza Dairesi         2024/4104 E.  ,  2025/1199 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2024/214 E. 2024/383 K.
SUÇ: 2863 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Dairemiz bozma kararı üzerine yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükmün katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.02.2016 tarih, 2014/52 Esas, 2016/136 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanun'un 67/2, TCK'nın 52/2, 53. maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

2.Dairemizin 08.02.2024 tarih, 2020/10052 Esas, 2024/518 Karar sayılı bozma ilamında; "Olay günü 22.15 sıralarında kolluk ekipleri tarafından 01 ... 75 plakalı araçtan şüphelenilerek durdurulduğu, şoförün dava dışı ... olduğu, yan koltukta dava dışı ..., arka koltukta sanığın bulunduğu, araçta yapılan aramada, ayakkabı kutusu içerisinde esrar ile muhtelif bez parçalarına sarılı vaziyette toprak altından çıkarılmış 11 adet eser bulunduğu, kime ait olduğu sorulduğunda sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, araçtaki diğer kişilerin de kolluktaki beyanlarında, ayakkabı kutusunun sanığa ait olduğunu, içerisinde ne olduğunu bilmediklerini belirttikleri, sanığın savunmasında, dava konusu eserleri olaydan bir gün önce, evinin bahçesinin kenarında yol üzerinde poşet içerisinde bulduğunu ileri sürdüğü dosya kapsamında, sanığın dava konusu eserleri, olay gününden bir gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserin ele geçirilmesi nedeniyle 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, 2863 sayılı Kanun'un 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için de; gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “ satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmakla; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek, mahkumiyetine ilişkin yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule göre de; 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi olduğu tespit edilen dava konusu eserlerin, aynı Kanun'un 75. maddesi gereğince Müze Müdürlüğü'ne teslimine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

3.Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.06.2024 tarih, 2024/214 Esas, 2024/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim edilen 05.11.2024 tarih, 2024/107068 sayılı ve onama görüşlü tebliğname ile Dairemize tevdi olunmuştur.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ve diğer temyiz sebeplerine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece, sanık savunması, iddia, dosya kapsamındaki güvenlik görevlilerince düzenlenmiş olan 07/01/2014 tarihli tutanak, suça konu yapılan çeşitli ürünlerin Adana Müze Müdürlüğüne teslimine ilişkin teslim ve tesellüm tutanağı, suça konu iki adet bronz boğa figürü, iki adet cam kase, bir adet cam sürahi, bir adet mermer heykel başı, dört adet gümüş sikkenin 2863 sayılı yasa kapsamında taşınır kültür varlığı olup tasnif ve tescile tabii eserler olduğuna ilişkin arkeolog bilirkişiden alınan rapor, sanığın müze müdürlüklerine her hangi bir eşya teslim etmediğine ilişkin değişik müze müdürlüklerinden gelen cevabi yazılar değerlendirildiğinde sanığın 07/01/2014 günü Adana Seyhan ilçesi ... mahallesinde 2863 sayılı yasa kapsamında kalan tasnif ve tescile tabii 6 adet boğa figürü, cam kase, heykel başı ile 4 adet gümüş sikkeyi taşırken güvenlik görevlilerince yakalandığı ve böylelikle sanığın üzerine atılı bildirimi yapılmamış kültür varlığını satışa arz etmek, satmak, vermek, satın almak veya kabul etmek suretiyle 2863 sayılı kanuna aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ise de; mahkemece da kabul gören Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 08/02/2024 tarih ve 2020/10052 esas sayılı ilamı gereğince, olay günü 22.15 sıralarında kolluk ekipleri tarafından 01 ... 75 plakalı araçtan şüphelenilerek durdurulduğu, şoförün dava dışı ... olduğu, yan koltukta dava dışı ..., arka koltukta sanığın bulunduğu, araçta yapılan aramada, ayakkabı kutusu içerisinde esrar ile muhtelif bez parçalarına sarılı vaziyette toprak altından çıkarılmış 11 adet eser bulunduğu, kime ait olduğu sorulduğunda sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, araçtaki diğer kişilerin de kolluktaki beyanlarında, ayakkabı kutusunun sanığa ait olduğunu, içerisinde ne olduğunu bilmediklerini belirttikleri, sanığın savunmasında, dava konusu eserleri olaydan bir gün önce, evinin bahçesinin kenarında yol üzerinde poşet içerisinde bulduğunu ileri sürdüğü dosya kapsamında, sanığın dava konusu eserleri, olay gününden bir gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanunun 4. maddesinde belirtilen üç günlük bildirim süresi içerisinde eserin ele geçirilmesi nedeniyle 67/1. maddede düzenlenen “bildirim yükümlülüğüne aykırılık” suçunun kanuni unsurlarının oluşmadığı, 2863 sayılı Kanun'un 67/2 maddesinde düzenlenen “kültür varlığı ticaretine aykırılık” suçunun oluşması için de; gerekli, bildirimi yapılmamış kültür varlığının ticaret kastı ile “ satışa arz edilmesi”, “satılması”, “verilmesi”, “satın alınması” ve “kabul edilmesi” eylemlerinden hiç birinin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.09.2023 tarihli, 2023/6-7 Esas, 2023/481 Karar nolu ilamında da belirtildiği üzere; Dairemizce yapılan temyiz incelemesinden önce atılı suça ilişkin dava zamanaşımı gerçekleşmiş ise de "derhal beraat" kavramının, fiilin ilk bakışta suç teşkil etmemesi veya kanun değişikliği ile fiilin suç olmaktan çıkartılması hâlleri ile sınırlı tutulmasının söz konusu düzenlemenin konuluş amacına ters düşeceği,

CMK'nın 223. maddesinin 9. fıkrasında geçen "derhal" sözcüğünün, dosyanın mevcut durumunu ifade ettiği, başka bir anlatımla, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek bir noktada, sanığın daha lehine olan beraat kararı yerine, aleyhine olan zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilemeyeceği, ayrıca çeşitli sebeplerle muhakemenin yavaş işlemesi ve yargılamaların makul sürede sonuçlandırılamaması nedeniyle zamanaşımının gündeme geldiği de göz önünde bulundurulduğunda, düşme kararı verilmesinin söz konusu gecikmenin sonucunun sanığa yükletilmesi anlamına geleceği, diğer taraftan beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin adil yargılanma hakkı kapsamındaki lekelenmeme hakkının da ihlali niteliğinde olacağı, zira yargılamanın geldiği aşama itibarıyla beraat etmesi gereken sanık hakkında düşme kararı verilmesinin, sanığın atılı suçu işleyip işlemediği hususunda tereddüte yol açacağı, son olarak da sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuk davaları üzerindeki etkisine dair, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.01.2022 tarihli ve 1437-15 sayılı kararında da açıklandığı üzere ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, yargılamanın geldiği aşama itibarıyla dosyadaki mevcut delillere göre herhangi bir araştırma yapılmasına gerek olmaksızın beraat kararı verilebilecek durumlarda artık zamanaşımı nedeniyle düşme kararı değil sanığın daha lehine olan beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin tüm temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

06.02.2025 tarihinde karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 2863 sayılı Kanun kapsamında tasnif ve tescile tabi olduğu tespit edilen dava konusu eserlerin, aynı Kanunu 2863 sayılı Kanun 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 5271 sayılı Kanunu 2863 sayılı yasa kapsamında taşınır kültür varlığı olup tasnif ve tescile tabii eserler olduğuna ilişkin arkeolog bilirkişiden alınan rapor, sanığın müze müdürlüklerine her hangi bir eşya teslim etmediğine ilişkin değişik müze müdürlüklerinden gelen cevabi yazılar değerlendirildiğinde sanığın 07/01/2014 günü Adana Seyhan ilçesi ... mahallesinde 2863 sayılı yasa kapsamında kalan tasnif ve tescile tabii 6 adet boğa figürü, cam kase, heykel başı ile 4 adet gümüş sikkeyi taşırken güvenlik görevlilerince yakalandığı ve böylelikle sanığın üzerine atılı bildirimi yapılmamış kültür varlığını satışa arz etmek, satmak, vermek, satın almak veya kabul etmek suretiyle 2863 sayılı kanuna aykırılık suçunu işlediği iddiasıyla hakkında kamu davası açılmış ise de; mahkemece da kabul gören Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 08/02/2024 tarih ve 2020/10052 esas sayılı ilamı gereğince, olay günü 22.15 sıralarında kolluk ekipleri tarafından 01 ... 75 plakalı araçtan şüphelenilerek durdurulduğu, şoförün dava dışı ... olduğu, yan koltukta dava dışı ..., arka koltukta sanığın bulunduğu, araçta yapılan aramada, ayakkabı kutusu içerisinde esrar ile muhtelif bez parçalarına sarılı vaziyette toprak altından çıkarılmış 11 adet eser bulunduğu, kime ait olduğu sorulduğunda sanığın kendisine ait olduğunu beyan ettiği, araçtaki diğer kişilerin de kolluktaki beyanlarında, ayakkabı kutusunun sanığa ait olduğunu, içerisinde ne olduğunu bilmediklerini belirttikleri, sanığın savunmasında, dava konusu eserleri olaydan bir gün önce, evinin bahçesinin kenarında yol üzerinde poşet içerisinde bulduğunu ileri sürdüğü dosya kapsamında, sanığın dava konusu eserleri, olay gününden bir gün önce bulduğuna dair savunmasının aksine delil mevcut olmadığından, 2863 sayılı Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 2863 sayılı Kanunu 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K2863 md.317 TCK md.52/2 K2863 md.4 CMK md.223 K2863 md.75 K1412 md.321 K2863 md.67/2 K2863 md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.