1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin su arıtma cihazları ve parçalarının toptan ve perakende satışını yapan, alanında uzman ve bilinen bir firma olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, işbu ticari ilişki uyarınca, müvekkili ile davalı arasında "...., ile ...., ...., ...., ..., .... ve ..." niteliğindeki ürünlerinin alım satımının yapıldığını, iş bu ticari satıştan kaynaklanan faturalara dayalı borcunu ödemeyen davalı aleyhinde müvekkili şirketçe Bakırköy ... İcra Dairesi ....
E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalı tarafından haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davacı müvekkilinin, davalı borçlu şirket ile aralarındaki anlaşmaya istinaden takibe konu edilen faturalardaki "...., ile ...., ...., ...., ..., .... ve ...." niteliğindeki ürünlerin satımını yaptığını ve söz konusu malları davalı şirkete teslim ettiğini, davalı şirket tarafından müvekkili şirkete hiçbir şekilde ödeme yapılmadığını, müvekkilinin, anlaşma gereği davalı şirkete satımını gerçekleştirdiği mallar karşılığı düzenlenen 170.000,00 TL bedelli 21.02.2023 düzenleme ve vade tarihli .... nolu fatura bedeli ve 634.273,63 TL bedelli 27.12.2023 düzenleme ve vade tarihli .... nolu fatura bedeli ile 117.050,40 TL bedelli 27.12.2023 düzenleme ve vade tarihli .... nolu kur farkı faturası bedelinin ödenmemesi üzerine Bakırköy .... İcra Dairesi .... E. sayılı dosyası ile ödenmeyen fatura alacakları ve faizleri olan 996.168,28 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin Bakırköy .... İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyası üzerinden taraflarınca başlatılmış olan icra takibine itiraz ettiğini, haksız ve köyü niyetli işbu itirazı ile icra takibin durduğunu, davalı şirket ile müvekkile ait muhasebe kayıt ve belgelerinin incelenmesi ile davalı şirketin haksız şekilde ödeme yapmadığının açıkça ortaya çıkacağını, davalı şirket sahibi ve yetkilisinin, müvekkili firma sahibi ve yetkilisi ile yaptığı sözlü ve yazılı görüşmelerde de tüm faturalara dair borcunu kabul ettiğini, ısrarla ödeme yapmamasının kötü niyetli olduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, somut olayın gerekleriyle bağdaşmadığını, müvekkilinin alacağının faturalara bağlı likit alacak olduğunu, davalının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun işbu itirazı nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının piyasaya çok yüksek miktarlarda borçlu olduğu borçlarını ödeyememesi sebebiyle kötü niyetli olarak süreci uzatmak amacıyla itirazlarda bulunduğunun bilindiğini, davalının itirazında hiçbir somut gerekçeye dayanmadığını, borca, ferilerine, aradaki hukuki ilişkiye yönelik tamamen soyut bir itirazda bulunduğunu, neticede öncelikle davalı yanın mal kaçırma kastı ile kötüniyetli olarak hareket etmesinin önüne geçmek, müvekkili açısından doğması kuvvetle muhtemel ve telafisi imkansız zararları önlemek amacıyla; davalıya ait tüm banka hesaplarının, tüm taşınır ve taşınmaz malların üçüncü şahıslardaki hak ve alacakların tespit edilerek tamamı üzerine borçlunun icra dosyasındaki borcunu karşılayacak miktarda teminatsız aksi halde müvekkili şirket tarafından teminat ödenerek ihtiyati haciz / ihtiyati haciz niteliğinde tedbir konulmasına, olası bir satışın önlenebilmesi için; davalıya ait tüm taşınır ve taşınmaz malların tespit edilerek tamamı üzerine teminatsız aksi halde mahkemece takdir edilecek olan teminatın yatırılması karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00-TL harca esas değer olarak, davalının Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, takibin devamı ile asıl alacağa takipten itibaren avans faiz işletilmesine, davalı aleyhine alacağın %20' den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava ; ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır. Taraf vekilleri karşılıklı olarak delillerini bildirmişler, bildirdikleri deliller toplanılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu mahkememizce tespit edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre HMK'nin 14/2 maddesi gereğince işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK'nun 1521.maddesi gereğince basit yargılama usulünce incelenip sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizin 25/06/2024 tarihli duruşma tutanağı ara kararı uyarınca tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler,
DAVACI tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına, davalının ikametgahının İzmir olması sebebiyle İzmir Nöbetçi Ticaret Mahkemesine talimat yazılmasına karar verilmiş olmakla mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ile bilirkişi incelemesinin talimat mahkemesince yapılmasına gerek olmadığı, mahkememizce inceleme günü verildiğinde e defterlerin USB Flash Bellek ile hazır edileceğinden bilirkişi incelemesinin mahkememizce yapılması içerikli talep dilekçesi ile bu ara karardan rücu edilerek tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler, her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş bilirkişi raporunda özetle; ''Takibe konu 3 adet faturanın taraflarca tutarlar birbirini teyit edecek şekilde karşılıklı olarak 2023 yılında BS-BA Formu ile beyan edildiği, Tarafların Ticari Defter Ve Kayıtlarının Karşılaştırılması-Değerlendirme Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 921.324,03 TL alacaklı olduğu,
Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 921.324,03 TL borçlu olduğu,
Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle takibe konu ettiği 921.324,03 TL tutarlı asıl alacağını talep edebileceği,
Davacı taraf takip tarihine kadar takibe konu ettiği faturaların tarihlerini esas alarak 74.844,25-TL işlemiş faiz talep ettiği, takibe konu faturaların fatura tarihleri esas alınarak takip tarihine kadar yıllık reeskont avans faiz oranlarıyla işlemiş faizin 74.848,25 TL olarak hesaplandığı ve takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, davacı tarafın takip tarihinden itibaren yıllık reeskont avans faizi talep edebileceği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiş, mahkememizce bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli bulunmuştur. Davacı ... tarafına verilen kesin süre içerisinde davasını ıslah etmiş ve harcı yatırmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, sunulan ve toplanan deliller, bilirkişi raporu, ıslah dilekçesi kapsamında;
Davacı taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağını dayanak göstererek davalı hakkında icra takibi başlatmış olup, davalının borca ve ferilerine itirazı üzerine icra takibi durdurulmuş, davacı tarafından itirazın iptali talep edilmiştir.
Mahkememizce tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, tarafların ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde yapıldığı, usulüne uygun olarak tutulduğu, ilgili taraflar lehine delil kabiliyetinin bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacı tarafından davalıya yönelik düzenlenen takibe dayanak faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, e-fatura niteliği gereği sistem üzerinden kendiliğinden davalıya tebliğ edildiği, takibe dayanak faturaların tamamının davacı ve davalının ticari defterlerine kaydedildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Mahkememizce ilgili vergi dairelerinden tarafların BA BS kayıtları celp edilmiş olup, takibe dayanak tüm faturaların taraflarca vergi dairesine BA BS formu ile bildirildiği bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Taraflarca sunulan cari hesap ekstreleri bilirkişi tarafından incelenmiş, davacının sunduğu belgelere göre davacı tarafın davalı taraftan 921.324,03 TL alacaklı olduğu, davalı tarafından sunulan cari hesap ekstresine göre davalının davacı tarafa 921.324,03 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklı satıcının faturaya konu malı alıcıya teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı tarafından kesilen faturaların davalı - alıcı borçlu tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirilmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği ve malın alıcıya teslim edildiği bu suretle alacaklı satıcı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü alıcı-borçluya geçmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ise ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ....'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ... . Hukuk Dairesi de ... E., ...
K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Mahkemece, dosya kapsamı, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu gereğince, davacının davalıdan takibe konu faturalardan kaynaklanan toplam 118.004,63.-TL alacağının bulunduğu, söz konusu faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında işlendiği gibi vergi dairesine de bildirmiş olduğu BA-BS form örneklerinde de bildirildiği, faturaların davalının defterlerinde ve vergi bildiriminde kayıtlı olması nedeniyle davacı lehine malların davalıya teslimi hususunun karine olarak sabit olduğu, bu karinenin aksinin davalı tarafından ispat edilememesi karşısında davalının icra takibine borcun 2.701,03.-TL'lik kısmını kabul etmesi de dikkate alınarak davalının 115.303,60.-TL'lik kısma itirazının haksız olduğu, alacağın faturalara dayalı ve likit olması karşısında davacının ayrıca icra inkar tazminatına müstahak bulunduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 10/04/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi."
Bu kapsamda dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafından kesilen ve işbu itirazın iptali davasına konu edilen faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, sistem üzerinden kendiliğinden davalıya tebliğ edildiği ve davalı tarafından ticari defter kayıtlarına işlendiği, tüm faturaların davacı ve davalı tarafından BA BS formu ile vergi dairesine bildirilmiş olduğu ve davalı tarafından kendi kayıtlarına göre davacıya 921.324,03 TL borçlu olduğu tespit edilmiş olup, davacının alacağını hem kendi kayıtları ile hem de davalının ticari defter ve kayıtları ile ispatladığı, aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından borçlu olmadığının ispatına dair herhangi bir yazılı belge veya kayıt sunulmadığı anlaşılmaktadır. Davacı Mahkememize sunduğu ıslah dilekçesi ile dava değerini 804.273,60-TL'ye arttırmış olup, arttırılan bedele ilişkin harç tamamlanmış, ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmiştir.
Bu kapsamda davacının alacağını ispatladığı, davalı tarafından borçlu olmadığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının itirazın iptali talebinin kabulü ile 804.273,60-TL asıl alacak yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı ıslah dilekçesi ile alacağına yönelik takip tarihinden itibaren avans faiz oranı ile faiz işletilmesini talep etmiş olup, taraflarca farklı bir akdi temerrüt faiz oranının belirlenmediği anlaşılmakla 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesi gereğince davacının avans faiz oranı talebinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının faiz oranına itirazının da iptaline karar vermek gerekmiştir. Alacağın likit ve faturaya dayalı olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 160.854,72-TL tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1.Davanın KABULÜNE, Buna göre; Davaya konu icra takip dosyasında takibe konu 804.273,60-TL asıl alacak ile işleyecek faiz oranı bakımından davalının itirazının İPTALİNE, takibin DEVAMINA,
2.İtirazın iptaline karar verilen asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 160.854,72-TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 54.939,93-TL harçtan peşin alınan 427,60-TL harç ile 12.028,00-TL ıslah harcın mahsubu ile noksan kalan 42.484,32-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
5.Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 12.028,00-TL ıslah harcı ile 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 12.883,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafça yapılan 5.045- TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 124.598,30-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,
9.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,
Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2024 12:10:43 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)