Esas No
E. 2024/3779
Karar No
K. 2025/1150
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2024/3779 E.  ,  2025/1150 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2024/960 E., 2024/844 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii ve katılanlar vekilleri tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince kurulan sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 22/3, 62/1, 53/6 ve 63. maddeleri uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 2 yıl süre ile geri alınmasına ve mahsuba ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin istinaf başvuruları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince yapılan inceleme sonucunda 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin kararındaki sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınmasına ilişkin hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılanlar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanığın olası kast ile birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılması gerekirken bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına sebebiyet verme suçundan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın sübut bulan eyleminden dolayı üst sınırdan ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, yasal ve yeterli olmayan gerekçelere dayalı olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulandığına ve re'sen nazara alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kastla öldürme ve yaralama suçlarından mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken, sanığın bilinçli taksirle öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilerek, suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne, kendilerini vekil ile temsil ettiren katılanlar ... ve ... yararına vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmediğine, re'sen gözetilecek diğer sebeplerle de hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, temel cezanın ve bilinçli taksir nedeniyle yapılacak artırımın üst sınırdan belirlenip, 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmaması ve sanığın sürücü belgesinin 3 yıl süre ile geri alınması gerektiğinin gözetilmediğine, re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir. Katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanık hakkında olası kast hükümlerinin uygulanmamasının ve sanık lehine 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna, re'sen dikkate alınacak diğer nedenlerle de hükmün bozulması istemine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın soruşturma evresinde tamamen ailesinin ve jandarma personelinin yönlendirmesi ile verdiği uyuduğu yönündeki beyanlarına itibar edilmemesi ve kovuşturma evresinde keşif yapılıp, kusur durumuna ilişkin yeniden rapor alınması gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme neticesinde, herhangi bir kusuru ve kural ihlali bulunmayan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verildiğine, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, usûl ve kanuna aykırı olan hükmün bozulması istemine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; şehirler arası evden eve nakliyat işi yapan sanık sürücü ...'nin, sevk ve idaresindeki ev eşyaları yüklü kamyon ile 01.09.2022 tarihinde gece vakti saat 00.03 sıralarında, açık havada, azami hız limitinin 80 kilometre/saat olarak belirlendiği aydınlatması bulunmayan yerleşim yeri dışında, platform genişliği 15 metre olan iki yönlü, iki şeritli, sathi kaplama, yüzeyi kuru, yatay güzergâhı virajlı, düşey güzergâhı eğimli, görüşe engel bir durumun ve yol sorunun bulunmadığı devlet kara yolunda, Hekimhan istikametinden Kangal istikametine 89 kilometre/saat hızla seyir hâlindeyken, uyuklamasından dolayı seyrini kendi yön bölümü içinde sürdüremeyip, şerit ihlali yaparak, karşı yönden gelen sürücü ... yönetimindeki minibüsün sol ön kısımlarına, idaresindeki aracın sol ön kısımlarıyla çarpması sonucu minibüs sürücüsü ... ile minibüste yolcu olarak bulunan ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın öldüğü, ayrıca aynı minübüsteki diğer yolculardan katılan mağdur ...'ın iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine ve konuşmasında sürekli zorluğa neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit iz bırakacak, yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'ın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit iz bırakacak, yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'ın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olacak, hayat fonksiyonlarını ağır (5.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yüzünde sabit iz bırakacak, yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'ın hayat fonksiyonlarını ağır (4.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'nın hayat fonksiyonlarını orta (3.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak, yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'nın yaşamını tehlikeye sokacak, katılan mağdur ...'ın hayat fonksiyonlarını orta (2.) derecede etkileyen kemik kırığı oluşacak şekilde yaralandıkları, başlangıç ve gelişim süreci ile sonuçları bu şekilde gerçekleşen kazanın oluşumunda sanığın asli ve tam kusurlu olduğu, ayrıca, yorgun ve uykusuz olan sanığın, sürüşle ilgili becerilerinde azalma olduğu hâlde direksiyon başına geçip, yönetimindeki kamyonu sürmeye devam ederek, direksiyon başında uyuklamasından dolayı idaresindeki aracın hakimiyetini kaybedip, şerit ihlalinde bulunması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda bir isabetsizlik görülmemiş, sürücü belgesinin sınıfı belirtilmeden geri alınması biçiminde tespit edilen hukuka aykırılığın ise 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün (3) numaralı bölümündeki "41715 belge nolu" ibaresinden sonra gelmek üzere hükme "(C) sınıfı" ibaresi eklenmek suretiyle hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılanlar vekillerinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

Katılanlar ... ve ... yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca, mahkûmiyetine karar verilen sanık aleyhine ve vekille temsil edilen katılanlar ... ve ... lehine vekâlet ücreti hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle katılanlar ... ve ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-h maddesi gereği hüküm fıkrasına, "Katılanlar ... ve ... yargılamada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, 1136 Avukatlık Kanunu'nun 168 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 14/1. maddeleri uyarınca belirlenen 29.800,00 TL vekâlet ücretinin mahkûmiyetine karar verilen sanıktan alınarak katılanlar ... ile ...'e eşit oranda verilmesine," ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Sivas 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

05.02.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.