2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/1017 Esas
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA :
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde; " ...Müvekkil şirket ile ... Eczanesi sahibi davalı ... arasında YETKİLİ BAYİLİK SÖZLEŞMESİ mevcuttur. Müvekkil şirket, bu sözleşme gereği, davalıya 27/05/2021 tarihinde 32 kalem ürün, yine aynı tarihte bir de 5 kalem ürün göndermiştir, Müvekkil şirket, davalı adına 27/05/2021 tarihinde, biri 32 kalem ürün karşılığı, toplam 11.813,75 TL diğeri de 5 kalem ürün karşılığında ise 2.280.57 TL karşılığında iki adet açık fatura düzenlemiştir. Ayrıca müvekkil şirket, bayilik sözleşmesi gereği davalıya, 329,07 TL tutarında üç kalem ürünü de iskonto etmiştir. Mūvekkil şirket bu malları... kargo aracılığıyla, 27/05/2021 tarihinde davalının eczanesine göndermiştir. Gönderilen bu ürünler 29/05/2021 tarihinde davalının eczanesine teslim edilmiştir.Ürünler teslim edildikten sonra, bayilik sözleşmesi gereği müvekkil şirket, eczaneye ürün tanıtımı için uzman eleman olan...'i 02/06/2021 tarihinde eczaneye göndermiştir. Uzman eleman, daha sonra da eczaneye 15/06/2021 tarihinde yine giderek, ürünlerin tanıtımını yapmış ayrıca da, görevi olmadığı halde iyi niyetle raf düzenlemesi bile dahil birçok iş de yapmıştır. Davalı iki fatura bedeli borcunu da ödemek istememiştir. Bu olayla ilgili, davalı hakkında haksız fiil nedeniyle, ayrıca dava açma hakkımız saklı tutarız, Yaklaşık beş ay boyunca davalı ödeme yapmadığından ki faturanın bedelinin tarafımıza ödenmesi için, 24/11/2021 tarihinde davalıya...BARKOD KODUYLA, ihtarmame çekmek zorunda kalınmıştır. Ancak ihtarnamemize rağmen, davalı borcunu tarafımıza ödememiştir. Bu nedenle bu sefer de, davalı aleyhine Mersin...İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile icra takibi başlattık Ancak yaptığımız bu icra takibine de davalı 22/12/2021 tarihinde kötü niyetli olarak, borcunu inkar ederek, İTİRAZ ettiğinden İTİRAZIN İPTALİ davası açma zorunluluğumuz doğmuştur. Açıklanan nedenlerle dava açılmış ve davanın kabulü, itirazın iptali ve takibin devamı, günlük temerrüt faizi uygulanması talep edilmektedir. " şeklinde talep ve dava ettiği görülmüştür.
SAVUNMA
Davalı tarafın cevap dilekçesinde ; " .. Müvekkil ile davacı arasında; davacı tarafı ilk olarak müvekkilin eczanesine gelmiştir, müvekkile dermokozmetik ürün tanıtımı yaparak, bu ürünleri müvekkilin eczanesine satmak istedi. Müvekkile ürünler eksik gönderildi, eksikliklerin gönderileceği belirtildi ama ürünler sahte çıktıktan sonra göndermediler, gönderilen ürünlerde tanıtımda belirtilen kalitede ürünler değildi, müvekkil iadesini yapmak istedi ancak firma iade kabul etmedi. Müvekkile ürünlerin satışı ve raf düzenlemesi için eleman göndereceklerini belirttiler ancak hiçbir şekilde eleman göndermediler. Müvekkil ile davacı arasında yapılan anlaşmaya göre davacı haftada bir gün eczaneye eleman gönderip ürünlerin satışını ve reklamını yapacaktı. Ancak bu hiçbir zaman gerçekleşmedi ve gönderilen ürünler eksik ve sahte çıktı. Müvekkilin ürünleri sattığı hastalar şikâyetçi oldular, hastaların yüzünde sivilceler çıktı, yüzlerinde kızarıklar oluştu ve cilttenleri bozulmaya başladı. Bu sebeple müşteriler ürünleri iade edip paralarını geri aldılar. Müvekkil artık bu ürünlerin satışını dahi yapamamıştır. Davacı ile yapılan sözleşmenin 4. Maddesinde de belirtildiği üzere malzemelerin kullanımı ile ilgili teknik ve uygulama desteği Farmaçağ tarafından verileceği belirtilmesine hiçbir şekilde eksik gönderilen ürünlerin kullanımı ve uygulama desteği sunulmamıştır. Sözleşmeye uyulmadığı için müvekkil mağdur olmuştur.
Davacı tarafın müvekkile borcu yoktur. Müvekkilin eksik olarak gönderilen ürünlerin ücretini nakit olarak ödemiştir. Dolayısıyla müvekkilin davacıya borcu bulunmamaktadır.
Sonuç olarak müvekkilin davacıya icra takibine konu alacak ile ilgili herhangi bir borcu bulunmamaktadır. Bu sebeplerle borca ve ferilerine itiraz ediyoruz. Yine icra takibi konu alacağın işletilen ve işletilmek istenen faizin türüne, faiz miktarına ve faiz oranına itiraz edilmiştir." şeklinde talep ettiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIĞIN TESPİTİ, DELİL DEĞERLENDİRMESİ ve GEREKÇE : Dava;
İİK 67. Maddesi uyarınca açılmış İtirazın İptali Davasıdır.
Uyuşmazlık; faturada belirtilen mal/hizmetin davalı tarafça alınıp alınmadığı ve buna bağlı olarak davacıya borcu bulunup bulunmadığına ilişkindir. Davacı davasını ilk olarak İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açmış olup, İzmir... Asliye Hukuk Mahkemesinin 23/06/2022 tarih ...sayılı görevsizlik kararı verilerek dosya mahkememiz yukarıdaki esasına kaydedilmiştir.
Ticari uyuşmazlıklarda "Arabuluculuk" bir dava şartı olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesinde düzenlenmiş olup, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” hükmünü içermektedir.
Davacının dava öncesi arabuluculuk bürosuna başvurduğu, ancak anlaşmanın sağlanamadığı, böylelikle dava şartı olarak düzenlenen zorunlu arabuluculuk yolunun tüketildiği ve dava şartının yerine getirilmiş olduğu dava dilekçesi ekinde dosyaya ibraz olunan arabuluculuk son oturum tutanağından anlaşılmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.10.2003 tarihli, 2003/599 E, 2003/599 K sayılı kararı ve de Yargıtay 13. HD'nin 27.11.2019 tarihli, 2016/29392 E, 2019/11636 K sayılı kararlarında eczacıların tacir oldukları benimsenmiştir.
İİK'nın 67/1 maddesi "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmünü içermektedir. Bu hükme göre; itirazın iptali davalarında 1 yıllık hak düşürücü süre itirazın alacaklıya tebliği tarihinden itibaren başlamaktadır. İtiraz tebliğ edilmedikçe bu süre başlamaz. Ayrıca icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına gelmemektedir. Bu nedenlerle davalı tarafından yapılan borca itiraz gereği icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, yapılan incelemede takip dosyasında borçlunun itirazına ilişkin dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmesi talebi içerir herhangi bir dilekçe yahut tebliğ edildiğine dair bir tebliğ mazbatası bulunmadığı görülmüştür. Buna göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin işlemediği ve işbu davanın hak düşürücü süre dolmadan açılmış olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı vekilinin süresinde olmayan cevap dilekçesinde yetki, kesin hüküm ve derdestlik itirazında ve de zamanaşımı definde bulunulduğu görülmüş ise de; dava dilekçesi ve tensip zaptının 28.12.2022 tarihinde davalıya tebliğ olunduğu, cevap dilekçesinin ise 25.01.2023 tarihinde sunulduğu ve böylelikle cevap dilekçesinin süresinde verilmemiş olduğu görülmekle değerlendirmeye alınmamıştır. Tarafların iddia ve savunmaları kapsamında ileri sürmüş oldukları delilleri mahkememizce toplanmıştır. Davalı Ticari Defterlerinin İncelenmesine İlişkin 16/07/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda;
Davalı ... un, dava konusu işlemlerin olduğu 2021 yılındaki yasal defterlerin tasdiklerine ilişkin yevmiye defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde yapılmış olduğu, muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş belgelere dayandırıldığı, muhasebe kayıtlarının zamanında ve usulüne uygun olarak yapıldığı,... Medikal Dermokozmetik Bitkisel ve Kimyasal İlaçlar San. Tic. Ltd. Şti.'nin 2 adet toplam 14.094,32 TL faturasının olduğu, fatura tutarlarının ödemeleri ile ilgili herhangi bir belgeye rastlanmadığı ancak ödemelerin nakit yapıldı olarak yasal defter ve belgelere kayıt edildiği, Tüm incelemeler sonucunda davalı ... a ait yevmiye defterinde ... Medikal Dermokozmetik Bitkisel ve Kimyasal İlaçlar San. Tic. Ltd. Şti.'ne herhangi bir borç bakiyesi olmadığı görülmüştür, şeklinde görüş ve kanaatini bildirmiştir. Davacı Ticari Defterlerinin İncelenmesine İlişkin 19/11/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda;
Davacı tarafından incelenmek üzere ibraz edilmiş bulunan 2021 yılına ait ticari defterlerinin 213 sayılı VUK.
221.ve 222.maddeleri uyarınca ve 6102 sayılı TTK’nun 64/3. maddesi uyarınca noter açılış onaylarının süresinde yaptırıldığı, 6100 sayılı H.M.K 222. Maddesine göre delil vasfı teşkil edebileceğinin değerlendirmesinin bilirkişiliğimizce yapıldığı nihai takdirin Sayın Mahkeme'nize ait olduğu, 6102 sayılı T.T.K 64/3. maddesi uyarınca 2021 yılı yevmiye defterine yapılması gereken kapanış tasdikinin süresi içinde yaptırıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı tespit edilmiştir.
Davacı ticari defter kayıtlarına göre davacının davalıya toplam tutarı 14.094,32 TL olan biri bedelsiz 3 adet fatura düzenlediği, Davacının davalıya ödeme yapmadığı, Davacı ticari defterlerinde 08.12.2021 takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu 2 adet faturanın toplamı olan 14.094,32 TL alacaklı olduğu, ancak takibin 14.095,00 TL üzerinden başlatıldığı, takibin 14.094,32 TL üzerinden başlatılması gerektiği tespit edilmiştir.
Davacının T.C. Mersin... İcra Dairesi...
E. Sayılı takipte, TTK 1530.
Maddesi gereğince günlük temerrüt faizi talebi olduğu görüldüğünden, bilirkişiliğimizce TTK 1530. Maddesi gereğince işlemiş faize ilişkin yapılan hesaplama yapılmış ve Davacının, takip konusu faturalardan kaynaklı TTK 1530. Maddesi gereğince talep edebileceği işlemiş faiz tutarının 1.060,75-TL olarak hesaplanabileceği, nihai takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğunu arz ederim. Ticari defterlerin ibrazı ve delil olmasına ilişkin yasal düzenleme 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde yer almaktadır: "1- Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
2.Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
3.İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
Kural olarak alacaklı, alacağın kaynağını oluşturan FATURA içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir.
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olduğu ve birbirini doğruladığı bilirkişi raporu içeriğinden anlaşılmaktadır. Davacının ticari defter ve kayıtlarının takibe konu fatura alacağını doğruladığı, takibe konu toplam 14.094,32 TL'lik 2 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, böylelikle taraflar arasında takibe konu 2 adet faturaya ilişkin bir alışveriş bulunduğunun sabit olduğu görülmekte ise de bu fatura tutarlarının ödemeleri ile ilgili davalı defterlerinde herhangi bir belgeye rastlanmadığı, yine davalı defterlerinde yer alan ödemelerin nakit yapıldığı yönündeki kayda itibar olunamayacağı, kaydın yazılı belgeye dayalı olması gerektiği, bu nedenle kaydın dayanaksız olduğu görülmekle davcı defterlerinde ve 19.11.2024 tarihli bilirkişi raporuna dayanarak aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1..Davanın KABULÜ İLE;
Mersin ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından icra takibinde davalı tarafından yapılan borca İTİRAZIN İPTALİNE, takibin itiraz öncesi koşullarda devamına,
2.Alacak likid nitelikte görüldüğünden İİK madde 67 gereğince hüküm altına alınan alacak miktarının % 20'si oranında hesaplanan 2.819-TL İcra İnkar Tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Karar tarihinde Yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 962,82-TL harçtan peşin alınan 170,23-TL'nin mahsubu ile bakiye 792,59-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Arabuluculuk Kanunu Madde 18/A fıkra 13,14 gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.Davacı tarafından yatırılan 262,43-TL ilk harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 14.095,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 4.800,00-TL bilirkişi ücretinin ve 609,75-TL tebliğat ve posta ücreti olmak üzere toplam 5.409,75-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341 maddesi gereğince miktar itibariyle Kesin Olarak verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)