Esas No
E. 2024/130
Karar No
K. 2024/1149
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2024/130 K. 2024/1149 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2024/130, K. 2024/1149, T. 26.11.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2024/130
Karar No
2024/1149
Karar Tarihi
26.11.2024
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/130 Esas
KARAR NO: 2024/1149
DAVA: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 08/02/2024
KARAR TARİHİ: 26/11/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 30/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ile davalı ... arasında gerçekleşen şifahi görüşmeler neticesinde müvekkile ödeme yapılmadığından, davalı aleyhine büyükçekmece ... icra müdürlüğü ...... esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf tüm ihtarlarına rağmen borcunu ödememiş olduğunu, davalı/borçlu aleyhine büyükçekmece ...... icra müdürlüğü .... esas sayılı dosyası kapsamında takibe geçildiğini, davalı/borçlu ..... makinaları imalat pazarlama sanayi ve tic. ltd. şti. tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden takibin durduğunu, davalının haksız ve takibi sürüncemede bırakmak maksatlı itirazlarının iptali için iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, müvekkili ile davalılar arasında büyükçekmece arb. bürosu .... arabuluculuk başvuru dosyasında davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve 27.09.2023 tarihinde anlaşma sağlanamadığını, müvekkili firma; "karayolu taşımacılığı, denizyolu taşımacılığı, havayolu taşımacılığı, ıntermodal taşımacılık, sigorta, express taşımacılık, proje ve ağır yük taşımacılığı, entegre ve bağlantılı lojistik hizmetler, depo yönetimi" adı altında başta avrupa olmak üzere pek çok bölgede hizmet verdiğini, müvekkili davacı yükümlülüklerini yerine getirerek faturalara konu nakliye işlerini gerçekleştirdiğini, buna istinaden davalı borçlu, üzerine düşen edimi yerine getirmediğini, bakiye borcunu ödemediğini, bunun üzerine büyükçekmece .... icra müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz edildiğini, davalının itirazı tamamen kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmak amacını taşıdığını, taraflar arasındaki ticari defterler incelendiğinde davalı tarafın müvekkil firmaya bakiye borcunun ödemediğinin görüleceğini, müvekkili davacının alacağı likit ve muayyen olup davalı şirketin yapmış olduğu itiraz incelendiği takdirde herhangi bir gerekçe içermediğini, hukuki mesnetten yoksun ve alacağın tahsilini sürüncemede bırakmak amacı taşıdığını, müvekkili şirket tarafından söz konusu alacağı tahsili için zorunlu arabuluculuk yoluna da başvurudluğunu ancak arabuluculuk süresinde de herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkili olan firmanın zararının olduğu ve alacağı muaccel hale geldiğini, dosyada ihtiyati tedbir ve icra ve iflas kanunu’nun 257.maddesi " vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." hükmünü ihtiva etmekte olup dava konusu olayımızda ihtiyati haczin şartlarının oluştuğunu, bu zamana kadar müvekkilinin mağduriyetini gidermemiş olan davalı bundan sonra da uğranılan zararın tazmini konusunda herhangi bir girişimde bulunmayacağının açık olduğunu, verilecek kararın, fiili sonuca dönüşebilmesi ve müvekkilinin bu alacağa ulaşabilmesi ve dava sırasında hak kaybına uğramaması için dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar,kazaya karışan davalı adına kayıtlı; araçların, taşınmazların ve banka şubelerinde bulunan mevduat, hak ve alacaklarının davalıdan muhtemel alacaklarımızın tahsili amacıyla 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünden trafik ve tapu kayıtları ile banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, mümkün olmaması halinde bu kayıtlar üzerinde (başka kurumlarca veya davalarda üzerine tedbir, haciz ve/veya rehin bulunması ihtimali değerlendirilerek) 3. şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etme gerekliliği hâsıl olduğunu, davalı firma adına kayıtlı borca yetecek miktarda; araçların, taşınmazların ve banka şubelerinde bulunan mevduat, hak ve alacaklarının davalıdan muhtemel alacaklarımızın tahsili amacıyla 3. kişilere devrinin önlenmesi yönünden trafik ve tapu kayıtları ile banka hesapları üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, mümkün olmaması halinde bu kayıtlar üzerinde (başka kurumlarca veya davalarda üzerine tedbir, haciz ve/veya rehin bulunması ihtimali değerlendirilerek) 3. şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına tarafımızca sunulan belgeler iddiamızı doğrular nitelikte bulunduğundan sayın mahkemece müvekkil lehine geçici ödeme kararı verilmesine, davalının büyükçekmece ... icra müdürlüğü .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazların iptal ile takibin devamına, davalının asıl alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin de davalıdan tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket satıcısı olduğu bir takım malzemeleri alıcı firmaya ulaştırması için davacı şirket ile anlaştığını, işbu anlaşmaya göre nakliye ücretleri ile söz konusu satış bedeli davalı şirketin satış yaptığı, malı teslim alacak alıcıya ait olacağını davalı şirket davacı şirket ile yapmış olduğu şifahi görüşmelerde bu durumu detaylı bir şekilde iletildiğini, davacı şirket söz konusu malları alıcı firmaya teslim ettiği sırada nakliye ücretleri ile davalı şirketin alacağı satış bedelini tahsil etmesi gerekirken üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmeyerek davalı şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, davacı şirket davalı şirket ile yapmış olduğu anlaşmaya riayet etmeyerek davalı şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, yapılan nakliye hizmetinin bedeli davalı şirketin satış yaptığı alıcı ....'a ait olduğunu, bu nedenle davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı şirketin işbu davayı açmakta hukuki yararının olmadığının açık olduğunu, davacı şirket nakliye bedelinin alıcı firma tarafından ödeneceğini bildiği halde tahsilat yapmadığını davalı ... zor durumda bıraktığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali mahiyetinde olduğu görüldü.

Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller:

1.Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir.

2.Mahkememizce uyuşmazlık konusu icra takip dosyası dosyaya celp edilmiştir.

3.Mahkememizin ön inceleme ve tahkikat celsesinin tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve Her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibi tarihi itibariyle asıl alacak yönünden alacaklı olup olmadığı, alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı taraftan 12.490,91 TL alacaklı olduğu,

Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 12.490,91 TL borçlu olduğu, Netice itibariyle,

Davacı tarafın davalı taraftan takip tarihi itibariyle takibe konu ettiği KDV dahil 610,00 EURO = 12.490,91 TL tutarlı fatura karşılığında 610,00 EURO asıl alacağı talep edebileceği,

Davacı tarafın takip tarihine kadar yıllık en yüksek kamu bankalarınca uygulanan EURO mevduat faiz oranlarıyla 4,65 EURO işlemiş faiz talebinin olduğu, işlemiş faizin takip tarihine kadar 4,65 EURO olarak hesaplandığı ve takdirin sayın mahkemeye bırakıldığı, takip tarihinden itibaren yıllık en yüksek kamu bankalarınca uygulanan EURO mevduat faizi talep edebileceği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir.

4.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir.

5.Taraflara ait BA BS formları vergi dairesinden celp edilerek delil olarak incelenmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri:

Davacı taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden fatura alacağından kaynaklı olarak davalı aleyhine icra takibi başlatmış olup, ödeme emrinin tebliği üzerine davalı tarafından borca faize ve faiz oranına itiraz edilmiş, davacı itirazın iptalini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; davacı ile nakliye hususunda anlaşma yapıldığını ancak nakliye bedellerinin dava dışı alıcı şirket tarafından ödeneceği hususunda anlaşıldığını, bu hususun davacıya bildirildiğini, davacının nakliye ücretlerini dava dışı alıcı firmadan tahsil etmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, tarafların ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun olarak tutuldukları, yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfının bulunduğu tespit edilmiştir.

Tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda; davacı tarafından takibe dayanak yapılan faturanın her iki tarafın da ticari defter ve kayıtlarına işlendiği, yine davalı tarafından kendi kayıtlarına göre tutulan cari hesap kaydına davacı lehine borç olarak kaydedildiği tespit edilmiştir.

Zaten davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde; davacının nakliye hizmetini yerine getirdiği beyan ve ikrar edilmiş olup, bu yönden bir itiraz bulunmadığından davacının faturaya konu alacağının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Nitekim taraflar arasındaki ticari taşımacılık işinde gönderenin davalı olduğu sabittir. 6102 sayılı Kanun'un 850. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir: "Taşıyıcı, taşıma sözleşmesiyle eşyayı varma yerine götürmeyi ve orada gönderilene teslim etmeyi veya yolcuyu varma yerine ulaştırmayı; buna karşılık, eşya taşımada gönderen ve yolcu taşımada yolcu, taşıyıcıya, taşıma ücretini ödemeyi borçlanır." İlgili hükümden görülebileceği üzere taşıma işinde taşıma sözleşmesine yönelik ücret alacağından gönderici sorumludur.

Davalı sunduğu cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında; davacının taşıma işine ilişkin ücretinin dava dışı alıcı tarafından ödeneceğini iddia etmiş ise de söz konusu iddiasını ispatlayamadığı, davacı tarafından da bu konuda davalı ve dava dışı şirket ile anlaşma yapıldığının kabul edilmediği, nitekim davacı tarafından davalıya kesilen fatura ve faturanın taşıma senedi niteliğinde olduğu gözetilerek faturada da taşıma ücretinin alıcı tarafından ödeneceğine dair bir kaydın bulunmadığı, davacı tarafından kesilen faturanın benimsenerek davalının ticari defterlerine kaydedildiği anlaşılmakla davalının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmemiştir.

26.11.2024 tarihli celsede davalı vekili davacı şirket yetkilisine yemin teklif etmiş olup, davacı şirket yetkilisi tarafından davalının yemin teklifi de eda edilmiş, davalının taşıma ücretinin dava dışı alıcı şirket tarafından ödeneceği iddiasını ispatlayamadığı anlaşılmıştır.

Sonuç olarak davaya konu icra takip dosyasında takibe konu edilen 610,00-Euro asıl alacak ve 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden itibaren işleyecek faiz oranı yönünden davalının itirazının iptali ile takibin devamına karar vermek gerekmiştir.

Davacı tarafından işlemiş faiz alacağı talep edilmiş ise de takipten önce 6098 sayılı Kanun'un 117. Maddesi gereğince davalının temerrüde düşürüldüğü ispatlanamadığından davacının işlemiş faize yönelik itirazının iptali talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu alacağın faturaya dayalı likit olduğu anlaşılmakla itirazın iptaline karar verilen asıl alacağın takip tarihindeki kur üzerinden hesaplanan %20'si oranında tazminatın da davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; -Buna göre, davaya konu icra takip dosyasında 610-EURO asıl alacak ve 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince işleyecek faiz oranı yönünden davalının İTİRAZININ İPTALİNE, TAKİBİN DEVAMINA,

2.İtirazın iptaline karar verilen asıl alacak miktarının %20'si olan 2.567,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davalının koşulları oluşmayan tazminat talebinin reddine,

4.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 877,03-TL harçtan peşin alınan 427,60- TL harcın mahsubu ile noksan kalan 449,43-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

5.Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.120,00-TL arabulucuk ücretinin davanın kabul/ret oranı dikkate alınarak takdiren 3.096,39-TL'sinin davalıdan alınarak, kalan kısmın ise davacı üzerinde bırakılıp alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

6.Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacı tarafça yapılan 10.527,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 10.447,33-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına,

8.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 12.839,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 97,91-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

10.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

11.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibari ile KESİN olmak üzere taraf vekillerinin ve davacı şirket yetkilisinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 3095 sayılı Kanun 6098 sayılı Kanun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Kanun K6098 md.117 K6102 md.850 HMK md.333
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog