Esas No
E. 2024/3840
Karar No
K. 2024/10618
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

5. Hukuk Dairesi

E. 2024/3840 K. 2024/10618 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2024/3840, K. 2024/10618, T. 25.12.2024
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3840
Karar No
2024/10618
Karar Tarihi
25.12.2024
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

5. Hukuk Dairesi         2024/3840 E.  ,  2024/10618 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/1289 Esas, 2023/1087 Karar
DAVA TARİHİ: 22.06.2020
KARAR: Yeniden esas hakkında verilen karar

İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/17 Esas, 2021/90 Karar

Taraflar arasındaki orman vasfı ile Hazine adına tescilli taşınmazdaki muhdesat bedelinin kamulaştırmasız el atan idareden tahsili davasında yapılan yargılaması sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden kabulüne, davalılar ... ve Hazine yönünden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığınca Ilısu Barajı ve Hidroelektrik Santrali üretim tesislerinin kurulabilmesi için kamulaştırma kararı verildiğini, söz konusu proje kapsamında su tutulmasını müteakiben, tapuda Orman vasfıyla ... adına kayıtlı bulunan Siirt ili, ..., Yokuşbağları köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz üzerinde müvekkil tarafından dikilip yetiştirilen muhdesatın (ağaçlar) 2020 yılı içersinde Ilısu Baraj gölü altında kalarak zayi olduğunu, ağaçların miktar, yaş ve cinsleri daha önce Siirt Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/15 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden tespit edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin zilyetliğindeki muhdesatın bedelini, dava tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalı idarelerden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı idareye başvuru şartı yerine getirilmediğinden bu yönde de davanın reddinin gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının hiçbir yasal dayanağı olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; delil tespiti dosyasındaki raporların taraflarına tebliğ edilmemesi nedeniyle içeriklerini kabul etmediklerini, orman arazilerinin bu şekilde kazanımla elde edilemeyeceğini, davanın haksız ve hukuktan yoksun olduğunu ve davanın reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin de davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davalı idareye başvuru şartı yerine getirilmediğinden bu yönde de davanın reddinin gerektiğini, talep edilen tazminat miktarının hiçbir yasal dayanağı olmadığını, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden kabulüne, diğer davalılar yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ...

vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faizinin meyve bahçesi değerlendirmesinde %4 olarak alınması gerektiğini, taşınmazın sulu arazi değerinin yüksek alındığını münavebenin hatalı olduğunu zeminin kuru arazi olarak değerlendirilmesi gerektiğini, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 19 uncu maddesinin orman arazisinde yetiştirilen ağaçların tazminine cevaz verdiğini, husumet yönünden davanın reddine karar verilen davalılara vekâlet ücreti verilmesinin isabetsiz olduğunu, bedel artırım dilekçesinde DSİ Genel Müdürlüğü yönünden bedeli artırdıklarını diğer davalılara vekâlet ücretine hükmedilecekse bile dava dilekçesindeki bedel olan 500,00 TL üzerinden verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalı ... vekili isitinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın orman vasfı ile kayıtlı olduğunu Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 01.03.2024 tarihli ve 2004/293 Esas, 2004/629 Karar sayılı kararında da görüldüğü üzere ormanlar üzerindeki işgal ve faydalanmanın konusu itibarıyla suç teşkil ettiğini ve davacı tarafından işgal edilen bu nitelikteki taşınmazlar yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 19 uncu maddesi hükmünün uygulanamayacağını, davacının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesi hükmüne göre kötüniyetli olduğunu ve bu kötüniyetinin korunamayacağını idarenin tapu maliki olmadığını davada taraf sıfatı olmadığından davanın DSİ Genel Müdürlüğü yönünden husumetten reddedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ormanların 2942 sayılı Kanun’un 19 uncu maddesine 5177 sayılı Kanun ile eklenen ek fıkrada açıkça ayrık tutulduğu, anılan hükümde sayılan ve farklı bir hukuki statüsü bulunan “sahipsiz yer” kavramının ormanları kapsamadığı, dolayısıyla ormanlar üzerinde, kanunun tarif ettiği biçimde muhdesat oluşturulması ve bedelinin ödenmesi olanağının bulunmadığı, bu suretle özel mülkiyete konu olamayacak yerdeki muhdesata hukuki değer verilemeyeceği, davacı tarafından dava dilekçesinde dava değerinin 500,00 TL olarak belirtildiği ve bu miktarın ayrım yapılmaksızın davalılardan müştereken ve mütessilen tahsilinin istendiği, dava açılırken ödenmesi gereken peşin harcın da bu değer üzerinden yatırıldığı, davacı tarafça yargılama sırasında dava değerinin yalnızca davacı DSİ Genel Müdürlüğü bakımından artırılığı, kendileri hakkında davanın reddine karar verilen davalılar ... ve ... lehine hükmedilecek vekâlet ücreti yönünden dava değeri 500,00 TL olduğu gözetilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2 nci maddesi uyarınca, mahkemece belirtilen davalılar lehine bu miktarı geçmeyecek tutarda vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu davalılar lehine fazla miktarda vekâlet ücreti takdiri hatalı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği belirtilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabul kısmen reddine, davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrarla 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi anlamında talep haklarının bulunduğunu, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Anayasa Mahkemesinin aynı yönde kararları olduğunu, müvekkilinin meşru zilyet olduğunu, bu sebeplerle davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle: tüm davalılar yönünden aynı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen vekâlet ücretinin hesaplanmasında davalılar arasında farklı hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, orman vasfı ile Hazine adına tescilli bulunan taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın adiyetinin tespiti ve bedelinin kamulaştırmasız el atan idareden tahsili istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”

3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.

4.2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi "...Başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgarî levazım bedeli, ağaçların ise 11 inci madde çerçevesinde takdir olunan bedeli zilyedine ödenir."

3.Değerlendirme

1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Hazine vekilinin itirazlarının reddi, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü gerekmektedir.

2.Dosya kapsamına göre; dava konusu taşınmazın 17.02.2009 tarihinde tesis kadastrosu sonucu orman niteliği ile Hazine adına tescil edildiği, üzerindeki ağaçların ise bu tarihten önce dikili olduğu anlaşılmaktadır. Ağaçların dikildiği tarihte devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olan ancak 3402 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesinde belirtilen kamu mallarından sayılmayan sahipsiz nitelikteki taşınmaz üzerindeki muhdesat bedeline hükmedilmesi gerektiği gibi muhdesat niteliğindeki ağaçların dava konusu taşınmaza, orman niteliği ile Hazine adına tescilinden sonra dikilmiş olması halinde dahi davalı taşınmazın 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin son fıkrasında belirtilen "...başkası adına tapulu..." taşınmaz olarak kabul edilerek değerlendirilmesi gerekmektedir. Buna göre, Mahkemece 2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalı Hazine vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davacı idare vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulüne, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine, Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,25.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog