18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29.12.2022 günü müvekkili firmanın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığı ... Plakalı aracına davalı sürücü ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç dikkatsiz, tedbirsiz ve kusurlu olarak çarptığını, kaza sonucu, müvekkili şirketin aracında hasar oluştuğunu, kaza sonucu tarafların kendi aralarında Trafik Kaza Tespit Tutanağı tuttuğunu, davalının asli kusurlu olduğunu, kusur durumlarını gösteren Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tramer kayıtlarında yer aldığını, somut olayda diğer davalı ...VE TİC. LTD. ŞTİ.'nin araç maliki olup işleten sıfatına haiz olduğundan aracın sürücüsünün kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğunu, hasar gören aracın trafiğe çıkmaya uygun hale getirilmesi için tamir, onarım, parça değişimi, boyama vb. işlemler için servise götürüldüğünü ve serviste kaldığı süre boyunca aracın kullanılamadığını, davalının kusuruyla müvekkiline ait aracın hasar görerek hareket kabiliyetini kaybetmesi sonucu müvekkilinin, müşterisini mağdur etmemek adına yedek araç tahsis ettiğini sekiz gün boyunca onarım ve tamir için serviste bekleyen ve bu süre boyunca kullanılamayan araç yerine ikame bir aracı müşterisine tahsis eden müvekkili firmanın, kazanç kaybına uğradığını, anlatılan nedenler ve Sayın Mahkemenin takdir edeceği diğer sair nedenlerle;
Kusur oranı, zarar miktarı, onarım süresi ve başkaca tüm talep ve haklarımız yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işbu belirsiz alacak davasının kabulü ile 300,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, aracın kaza tarihindeki günlük kiralama bedelinin bildirilmesi için İTO'ya müzekkere yazılmasına, usul ekonomisi ilkesi göz önüne alındığında yargılamanın uzamasını engellemek maksadıyla dosyanın bilirkişiye tevdiine, arabuluculuk sürecinde anlaşamama tutanağı düzenlenmesi sebebiyle AAÜT m.16/2-c hükmü gereğince lehimize arabuluculuk taraf vekilliği vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama harç ve masraf giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA VE KARŞI TALEP :
Davalı ...'ın cevap dilekçesinde özetle; Davacı tazminat talebi, sürücüsü olduğum ... plakalı aracın ZMMS sigorlacısı sigorta şirketi Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihinde E. ... sayılı iptal kararı uyarınca talep edilebileceğini, bu uğurda davacı tarafından Sigorta şirketi aleyhinde sigorta tahkim komisyonuna müracaat edilip edilmediğinin sorulması gerektiğini, nitekim Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde başvuru yapılmış olması haline kesin hüküm söz konusu olacağını, davacının tüm kayıpları sigorta şirketi tarafınca karşılanması gerekirken davacının açmış olduğu bu davayı sebepsiz zenginleşme aracı olarak görmekte olduğunu, davacının kötü niyetli ve haksız olarak açılmış olan davanın hak alanını ilgilendirdiğinden Anayasa Mahkemesi 17/7/2020 tarihinde E. ... numaralı dosyada, Karayolları Trafik Kanunu'nun 90.maddesinin birinci cümlesinde yer alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şarılarda., ibaresi ile ikinci cümlesindeki “,..ve genel şartlarda...” ibaresinin ve 92. maddesinin (1) bendinin Anavasa ya aykırı olduğuna ve iptaline dair karar gözetilerek sürücüsü olduğum aracım zmms siğortacısı olması hasebisle müteselsil borçlu ... Sigorta Şirketine ihbarına, haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine ve yapılacak yargılamanın esastan reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 08/01/2025 tarihli beyan dilekçesinde özetle;
Davalı tarafın kusuru sebebiyle müvekkili şirketin uğramış olduğu kazanç kaybı sebebiyle ikame edilen huzurdaki davanın taraflarınca ikame edilmesinden sonra davalı tarafın söz konusu zarar kalemlerine ilişkin taraflarına ödemeyi yaptığını, bu aşamada davalı taraftan vekalet ücretine ve bu zamana kadar taraflarınca yapılmış olan yargılama giderlerine ilişkin bir taleplerinin bulunmadığını, mahkemenizce ikmal edilmesi gereken bir harç veya yargılama giderine hükmedilecek ise davanın açılmasına sebebiyet veren davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE :
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dava; Davacının uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiraladığını beyan ettiği ... plakalı araç ile davalı ...'ın kullandığı ve davalı şirkete ait ... plakalı araçların 29/12/2022 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle davacının davalılardan belirsiz alacak nitelemesi ile 300,00 TL kazanç kaybı talebine ilişkin dava olduğu, davalılardan ...'ın davanın reddi talepli cevap dilekçesi sunduğu görüldü.
Mahkememizin 10/03/2025 tarihli ön inceleme duruşmasında davacı vekili beyanında " Önceki beyanlarımızı tekrar ediyoruz, dava konusu alacak talebimiz, vekalet ücretimiz ve yapmış olduğumuz yargılama giderlerine ilişkin olarak, davalılardan ... firmasından alacağımızı aldık, buna ilişkin 08/01/2025 tarihli dilekçemiz ekinde dekont örneğinin sunduk, bu nedenle davanın konusu kalmamıştır, yargılama gideri, vekaletname ücreti talebimiz yoktur, ancak arabuluculuk ücretine ilişkin tarafımıza bir ödeme yapılmamıştır, bu ücret davalı tarafa yükletilsin" dedi. 6100 Sayılı HMK'nın Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri başlıklı 331. Maddesinin "(1) Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." şeklindeki düzenlemesi uyarınca dava açıldıktan sonra davacının dava konusu alacak talebi davalı tarafın ödeme yapması sureti ile karşılandığından, davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların lehine aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, her bir tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafın dava açıldıktan sonra ödemesi sonucu dava konusuz kaldığından ve davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, dava açılmadan önce ödenmiş bulunan 3.800 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1.Dava açıldıktan sonra davacının dava konusu alacak talebi davalı tarafın ödeme yapması sureti ile karşılandığından, davacı vekilinin talebi de dikkate alınarak, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2.Tarafların lehine aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
3.Her bir tarafın yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafın dava açıldıktan sonra ödemesi sonucu dava konusuz kaldığından ve davalı taraf davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden, dava açılmadan önce ödenmiş bulunan 3.800 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
5.Alınması gereken 615,40 TL karar ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 427,60 TL harcın düşülmesi ile eksik kalan 187,80 TL karar ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, HMK 341/2 maddesi gereği miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/03/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)