5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2024/4005 E. , 2024/10017 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davacı ... yönünden reddine, diğer davacılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Ankara ili, Yenimahalle ilçesi, Yenikent Mahallesi 44986 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından yol geçirilmek suretiye kamulaştırmasız el atıldığından bahisle taşınmazın bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazla ilgili kamulaştırma işlemi yapmadığını, talep edilen bedelin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.09.2013 tarihli ve 2012/586 Esas, 2013/387 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne taşınmazın el atılan kısmının bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen davacı payının tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Mahkemenin 25.09.2013 tarihli ve 2012/586 Esas, 2013/387 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; kararın onanmasına karar verilmiştir.
3.Dairemizin 28.04.2014 tarihli ve 2013/29712 Esas, 2014/11555 Karar sayılı onama ilamına karşı davalı idare vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Dairemizce yapılan inceleme sonucu; davacı ...'nin dava konusu taşınmazdaki payını kamuya terk ettiğine ilişkin resmi senede göre bu davacı yönünden davanın reddine dair hüküm kurulması ve dava konusu taşınmazın imar planında park alanında kalan kısımların idare adına tescili, yol olarak el atılan kısımların ise yol olarak terkini yerine taşınmazdaki davacı paylarının iptali ile tamamının idare adına tesciline karar verilmesi hatalı olduğundan bahisle davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönlerden kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak davacı ... yönünden davanın reddine, diğer davacılar yönünden davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bedeline hükmedilen davacı paylarının tapusunun iptali ile yol olarak terkinine ve davacı idare adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu 44986 ada 1 parselin 84016/5 nolu parselasyon planı ile 12.10.2015 tarihli ve 64069 yevmiye nolu işlem ile tapu kütüğünün kapatıldığının ve davacıların payının enerji nakil hattı koruma kuşağı kullanımında olan 64306 ada 2 parsel ile ticari rekreasyon alanı kullanımında olan 64291 ada 1, 64290 ada 1, 64299 ada 1 ve 64288 ada 1 parsele hisselendirildiğini ve parsellere davalı idarece herhangi bir el atma bulunmadığını, 64306 ada 2 parsel sayılı taşınmazda da sorumluluğun ... da olduğunu, ticari rekreasyon alanı olarak ayrılan parsellede davcıların özel kullanımına konu olacak şekilde kullanım amacı getirildiğinden hukuki el atmadan da bahsedilemeyeceğini, imar planı iptal edildiğinden dava konusu taşınmazın plansız konumda olduğunu ve plansız kalan bir alanda taşınmazın kısıtlılık halinden bahsedilemeyeceği gibi maliklerin dilediği gibi tasarruf hakkını kullanabileceklerini, bilirkişi raporunda bedelin eski 44986 ada 1 parseldeki hisseler üzerinden hatalı hesaplandığını, metrekare birim fiyatının piyasa rayicinin üstünde yüksek belirlendiğini ileri sürerek temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ile 439 uncu maddeleri.
2.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar sayılı kararının ilgili bölümü şöyledir: “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, esas itibarıyla, gayrimenkulünü yola kalbeden amme hükmi şahsiyeti aleyhine meni müdahale davası açmağa hakkı olduğuna, ancak dilerse bu fiili duruma razı olarak, mülkiyet hakkının amme hükmi şahsiyetine devrine karşılık gayrimenkulünün bedelinin tahsilini de dava edebileceğine ve isteyebileceği bedelin de mülkiyet hakkının devrine razı olduğu tarih olan dava tarihindeki bedel olduğuna 16.05.1956 tarihinde ilk toplantıda ittifakla karar verildi.”
3.Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararı ile “... usulü dairesinde istimlak muamelesine tevessül edilmeksizin gayrimenkulü yola kalbedilen şahsın, gayrimenkulünün bedelinin tahsiline ilişkin olarak, gayrimenkulünü yola kalbeden hükmü şahsiyeti aleyhine açacağı bedel davasında müruruzamanın mevzuubahis olamayacağına ve bu itibarla da, hadisede Borçlar Kanunu'nun 66. maddesinin tatbik kabiliyeti bulunmadığına ...” karar verilmiştir.
3.Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun’un 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; Yenimahalle Belediye Encümeninin 22.08.2022 tarihli ve 1361/2919 sayılı kararıyla kabul edilen ve Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 12.09.2013 tarihli ve 2466/5324 sayılı kararıyla onaylanan 84016/5 nolu parselasyon planı ile davaya konu 44986 ada 1 parselin 12.10.2015 tarihli ve 64069 yevmiye nolu işlem ile tapu kütüğünün kapatıldığını ve davacıların dava konusu taşınmazdaki paylarının enerji nakil hattı koruma kuşağı kullanımında olan 64306 ada 2 parsel ile ticari rekreasyon alanı kullanımında olan 64291 ada 1, 64290 ada 1, 64299 ada 1 ve 64288 ada 1 parsele hisselendirildiği ve sonrasında da 84016/5 nolu parselasyon planı ile dayanağı imar planı değişikliğinin kesinleşen Ankara 3. İdare Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/2486 Esas, 2016/3834 Karar sayılı kararı ile iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
3.Bu durumda; dava konusu 44986 ada 1 parsel sayılı taşınmazın Yenimahalle Belediye Encümeninin 22.08.2022 tarihli ve 1361/2919 sayılı kararıyla kabul edilen ve Ankara Büyükşehir Belediye Encümeninin 12.09.2013 tarihli ve 2466/5324 sayılı kararıyla onaylanan 84016/5 nolu parselasyon planı ile dayanağı imar planı değişikliğinin iptaline dair kesinleşen Ankara 3. İdare Mahkemesinin 15.12.2016 tarihli ve 2015/2486 Esas, 2016/3834 Karar sayılı kararının gereğinin yerine getirilip getirilmediği, parselasyon planı öncesi dava konusu taşınmazlara dönüşüm sağlanıp sağlanmadığı ilgili Belediye Başkanlığından ve Tapu Müdürlüğünden sorularak alınacak cevaplar sonrasında imar planı değişikliği öncesi dava konusu taşınmazlara geri dönüşüm sağlanmamış ise 2015 yılında davacılar adına tapuya tescilleri sağlanan 64288 ada 1, 64290 ada 1, 64291 ada 1, 64299 ada 1, 64306 ada 2 parsel sayılı taşınmazlar başında yeniden keşif yapılarak bahsi geçen parsellere davalı idarece fiilen el atılıp atılmadığı kesin olarak tespit edilip, el atılmamış ise imar planında özgülenme amacı da göz önünde tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
4.Kabule göre de; 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları; "09.10.1956 ile 04.11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 ncı ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme harcının nispi olarak uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.