Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/146
Karar No
K. 2025/106
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/146 Esas
KARAR NO: 2025/106
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/03/2023
KARAR TARİHİ: 12/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilimiz kompresör işi yapmaktadır. Müvekkilimiz 07.10.2022 tarihli ... numaralı fatura ile ... mal/ hizmet kodlu sıfır vida takımı davalı şirketten satın aldığı, işbu makine parçası yakın zamanda kullanılmak üzere çalıştırılmış makinanın kilitlendiği, çalışmadığı anlaşıldığı, müvekkil yapılan ilk incelemede, gizli ayıplı olduğu fark edildiği, bunun üzerine tarafımızca derhal gerekli gizli ayıp ihbarına ilişkin ve seçimlik hakların kullanılmasına yönelik ihtar davalı şirkete gönderildiği, işbu ihtarname ile ayıplı ürünün iade alınarak satış bedelinin faiziyle birlikte 3 gün içinde ödenmesi talep edildiği,

Davalı taraf gönderilen ihtara karşı cevaplarını yazmış fakat sadece ürünün ayıplı olmadığı iddiası ile yetinmiş olup, gönderdiğimiz ihtardaki taleplerimiz yerine getirilmediği, söz konusu makine parçası ayıplı olduğundan müvekkilimiz söz konusu ürünü kullanamadığı, bu nedenle müvekkil ilgili ürünün yerine başka ürün kullanmak zorunda kalmış ve ürünü gümrük bölgesine gönderirken 15.000-TL teminat ödemek zorunda kaldığı, yukarıda izah edilen nedenlerle; fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ikame etmiş olduğumuz işbu kısmi davanın kabulü ile, müvekkilin 07.10.2022 tarihli ... numaralı fatura ile davalıdan satın aldığı ... mal/ hizmet kodlu sıfır (garantili ürün) VİDA TAKIMI (... vida grubu) üzerinde alanında uzman bilirkişi aracılığı ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak; ürünün ayıplı olduğunun tespit edilmesini ve ayıplı malın bedelinin temerrüt tarihi olan 10/02/2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte ayrıca müvekkilin ödemiş olduğu 779,29-TL ihtar masrafı ile müvekkil tarafından ödenen teminat kesintisinin tespit edilerek davalıdan ticari temerrüt faiziyle birlikte şimdilik 20.000-TL'nin tahsil edilerek müvekkilimize iade edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket makinenin ilk olarak ne zaman çalıştırıldığının, üretim hatasının nasıl anlaşıldığının belirtilmediğini, gizli ayıbın ispatına yönelik herhangi bir rapor vb. Sunulmadığını, davanın haksız olduğunu, davacı servis firmasının iddialarının dayanaksız olduğunu, malın ayıpsız teslim edildiğini, dünyada birkaç firma tarafından üretilebilen bir makine olduğunu, ... ... firması tarafından üretildiğini, birçok tipinin satıldığını, vidalı kompresörün temsili resimlerinin gösterildiğini, iki rotor grubu arasındaki boşluğun 5-8 mikron olduğunu, malzemenin çalışma hassasiyetinin bozulmaması için tozsuz temiz bir ortam gerektiğini, kullanılan yağın da uygun evsafta olması gerektiğini, bazı kurallara uyulması gerektiğini, çalıştığı ortamın tozsuz, temiz olması gerektiğini, whatsapp ortamından gönderilen fotoğraflara göre kompresörün uzun süredir çalıştırılmakta olduğunun anlaşıldığını, kompresörün çalıştığı ortamdan servise götürüldüğüne dair bir taşıma irsaliyesinin olmadığını, alınan yağın faturasının olması ve sunulması gerektiğini, davacının aldığı malzemenin garanti kapsamında olmadığını, malzemenin montaj, servis aşamasındaki tutumu ve uygulamaları nedeniyle ortaya çıktığını, davacının malzemeye uygun yağ, hava filtresi, yağ filtresi gibi malzemeleri kullanmaması sonucu mevcut durumun ortaya çıkacağını, davacının taleplerinin yersiz olduğunu, kısmi dava açıldığını belirtmiş ve davanın reddini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, satım sözleşmesi uyarınca alınan vida takımının ayıplı olduğundan bahisle ayıplı mal bedeli, gümrük teminat kesintisi ve ihtarname masrafının tahsili istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir.

Mahkememizce dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 09/10/2023 tarihli raporda özetle; "Davacı ... - ... ... adresinde bulunan işyerinde dava konusu olan malzeme (vida grubu) incelenmiş, rotorlarda darbe sonucu oluşmuş hasarın (çiziklerin, çentiklerin) bulunduğu, vida grubunun sızdırmazlığını sağlayan contanın yüzeye yapıştığı ve vida grubu bağlantı yüzeyinde conta kalıntılarının bulunduğu tespit edilmiştir. ... - ... Mak. San. Ve Tic. A.Ş. tarafından Davacı ... - ...'e hitaben yazılmış claim (talep) raporunda bulunan "vida ile plate arasındaki sentil boşluğu 0,05mm olması gerekli, ölçülen değer 0,20mm" şeklindeki değerlendirmesinin dava konusu vida grubunun ayıplı olduğunu değerlendirmek için yeterli değildir. Bu konuda birçok parametrenin de izlenmesi gerekir. İmalatçının önerdiği uygun montaj yöntemleri ve uygun yağ ile yağlamanın yapılması, yağlama için uygun filtrasyon yönteminin sağlanması da önemlidir.

Dava konusu malzemenin (vida grubunun) 633 saat çalışmış olduğu belirtilen kompresörün bulunduğu ... ... adresinde bulunan ... Sanayi ve Dış Ticaret Koll. Şti.'nde yapılan keşif esnasında çalışılan ortam sıcaklığının uygun olmadığı ve ortamda bulunan tozların teknik olarak uygun yöntemler ile ortam dışarısına atılmadığı için kompresör odasının uygun olmadığı görülmüştür. Değerlendirme ve sonuç bölümünde belirtilen nedenlerden dolayı dava konusu malzeme (vida grubu) için gizli ayıptan bahsedilemeyeceği düşünülmektedir." şeklinde görüş bildirilmiştir.

Mahkememizce tarafların itiraz ve beyanları da gözetilerek mahallinde keşif icra edilmiş, vida takımının mevcut makinelerle çalışma ortamı bilirkişi marifeti ile incelenmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 02/01/2025 tarihli raporda özetle; "13.10.2023 tarihli bilirkişi raporunda yapılan görüş ve değerlendirmelerin keşif mahallinin mevcut durumuyla uyumlu olduğu, Dava konusu kompresörün çalıştığı ortamın uygun filtrasyon şartlarına sahip olmadığı, dış ortamın tozlu ve kirli havasının doğrudan kompresör odasına girdiği ve çalışan kompresörün içine girdiği, Dava konusu kompresörde gizli veya açık bir imalat hatasına rastlanmadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir.

Satıcının ayıptan sorumluluğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 219-231. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir.

TBK. m. 219’da sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır. Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar:

a)Ortada bir ayıp bulunmalıdır.

Ayıp; maddi, ekonomik veya hukuki olabilir. Satılanın yırtık, bozuk, kırık, lekeli olması gibi haller maddi ayıp teşkil eder. Hukuki ayıp ise, satılanın değerini ve ondan beklenen faydaları etkileyen eksikliklerdir. Satıcının bildirimi yoksa fakat eşyanın niteliği gereği, eşyadan beklenen bir fayda varsa, dürüstlük kuralı çerçevesinde beklenen bu faydanın sağlanamaması durumunda ayıptan bahsedilebilir.

b)Satılandaki ayıp önemli olmalıdır. Ayıp sonucunda, söz konusu şeyin değerinin veya elverişliliğinin önemli şekilde azalması veya tamamen ortadan kalkması gereklidir. Bu gibi durumlarda, satılan şeydeki ayıp önem kazanmış olur. Önemsiz ayıplardan dolayı satıcı sorumlu tutulamaz.

c)Alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır.

Bu konu, TBK. m. 222’de düzenlenmiştir. Buna göre, “Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Satıcı, alıcının satılanı yeterince gözden geçirmekle görebileceği ayıplardan da, ancak böyle bir ayıbın bulunmadığını ayrıca üstlenmişse olur.” Böylece alıcı, sözleşmenin kurulması esnasında ayıpları biliyorsa, bunları kabul etmiş sayılır ve satıcı ayıptan sorumlu olmaz. Ancak bunların gerçekleşebilmesi için, alıcının sözleşmeden önce, satın aldığı şeyi gözden geçirme imkânını bulabilmesi gereklidir . Burada gözden geçirmeden kasıt, olağan bir muayenedir.

Alıcının satın aldığı şeyde, dikkatli özeni gösterseydi fark edebileceği ayıplardan da satıcı sorumlu değildir. Alıcının, malın ayıplı olduğunu bilmiyor olması gerekmektedir. Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Olağan gözden geçirme, malın alınırken kabaca gözden geçirilmesidir. İlk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının ayrıca bunu üstlenmesine gerek yoktur. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz.

d)Ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır

e)Alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır

f)Alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır.

Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır . Bu zorunluluklar TBK. m. 223’te düzenlenmiştir.

TBK. 223’e göre, “Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır.” Burada kesin bir süre belirlenmemiştir, ancak alıcı ayıbı en kısa sürede bildirmekle yükümlüdür.

Tacirler arası ticari satımlarda, satılanın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli değilse, alıcı teslimden itibaren 8 gün, diğer hallerde ise 2 gün içinde satılanın gözden geçirilmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu hüküm 6102 Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenmiştir. TTK. m. 23/1.c’ye göre, “Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanunu’nun 223’üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır.” Bu durumda, TBK. m. 223 burada da uygulama alanı bulacaktır. TBK. m. 225’e göre, satıcının ağır kusurlu olması halinde ayıbın kendisine zamanında bildirilmediğini ileri sürerek sorumluluktan kurtulamayacaktır. Aynı hüküm, satıcılığı meslek edinmiş kişiler için de geçerlidir. Alıcı, satılanın durumunu gecikmeksizin usulüne göre tespit ettirmekle yükümlüdür. Bunu yaptırmazsa, ileri sürdüğü ayıbın, satılanın kendisine ulaştığı zamanda var olduğunu ispat yükü alıcıya düşer. Bir sözleşmede ayıbın şartları mevcut ise ve alıcı da kendisinden beklenen külfetleri yerine getirmişse, bu durumda alıcı TBK. m. 227’de kendisine tanınan haklardan birini kullanabilir. Bu haklar; -Sözleşmeden dönme, bedelde indirim talebi, satılanın ücretsiz onarımı talebi, imkân varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesi talebi (Kaynakça: ARAL, Fahrettin, Borçlar Hukuku (Özel Borç İlişkileri), 8. Baskı, Ankara, 2009- AVUZ, Cevdet, Borçlar Hukuku Dersleri (Özel H, 9. Baskı, İstanbul, 2011)

Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; davacı tarafça alınan vida takımında gizli ayıp bulunduğu iddia edilmiş ise de; vida takımında gizli ayıp bulunup bulunmadığı yani ayıbın niteliğinin tespiti ve seçimlik hakların yasal kullanım şartları yönünden denetimin yapılabilmesi için davaya konu vida takımının kullanıldığı makinelerle çalışma ortamının keşfen incelemesi yapılmış olup, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ve dosya kapsamına göre denetime elverişli bulunan her iki bilirkişi raporu ile de satım sözleşmesine konu vida takımında ayıp bulunmadığı tespit edilmiş olmakla ayıplı ifaya dayalı işbu davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.Alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 273,85‬-TL eksik harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

3.Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,

4.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,

5.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 20.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine

6.3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/02/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.