1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/967
- Karar No
- 2024/1334
- Karar Tarihi
- 27.12.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin iç çamaşırı üretimi ve satışı konusunda faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin de dikim atölyesi bulunduğunu, davalı şirketin kumaş halindeki iç çamaşırlarını dikim yapan müvekkili şirket gibi atölyesi bulunan firmalara diktirdiğini, müvekkili şirkete belirli bir zaman aralığında teslim edilen tüm ürünlerin dikim işlemlerinin yapılarak satışa uygun hale getirildiğini ve karşı tarafa teslim edildiğini, ancak davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alacaklarının ödenmediğini, müvekkili şirketin muhtelif tarih ve zamanlarda dikimini yaparak davalı şirkete teslim ettiği iç çamaşırlarına ilişkin hizmet bedelini talep ettiğinde ise davalı şirket tarafından müvekkili şirketin alacakları ödenmediği gibi haksız iddialar ile müvekkili şirketten talepte bulunulduğunu, davalı tarafından ham kumaş olarak dikimi için müvekkili şirkete gönderilen kumaşların dikiminin yapılarak, aksesuarlarının takılarak/dikilerek, etiketleri yapıştırılarak ve paketlemesinin yapılarak satışa hazır hale getirildiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, işbu ürünlere ilişkin müvekkili şirketin hak etmiş olduğu hak ve alacaklarının ödenmediğini, müvekkili şirketin kendisine teslimi yapılan tüm ürünleri davalı şirkete teslim etmesine rağmen, davalı şirketin müvekkili şirkete haksız iddialar ile 18/11/2022 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesini gönderdiğini, bu ihtarname içeriğinde 53.718 adet ürünün teslimini, bu olmaz ise 53.718 adet ürün bedeli olduğu iddia edilen 849.345TL'nin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafından gönderilen haksız ve hukuka aykırı ihtarnameye Bakırköy ...... Noterliğinin ...... yevmiye nolu 19/11/2022 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, işbu ihtarname içeriğindeki beyanlarını aynen tekrar ettiklerini, davalı şirketin müvekkili şirketin işbu ihtarnamesine rağmen, tamamen kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine fatura düzenlediğini, sonrasında ise müvekkili şirketin davalı ..... tarafından fatura düzenlendiğinden 28/02/2023 tarihinde haberdar olduğunu ve Bakırköy ...... Noterliğinin 28/02/2023 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile faturaya itiraz ederek faturayı iade ettiğini, işbu faturanın hiçbir zaman müvekkili şirkete zaten tebliğ edilmediğini, müvekkili şirket tarafından bakiye hakkediş tutarının ödenmesi amacıyla her ne kadar davalı şirket ile irtibat kurulmuşsa da davalı tarafın çeşitli bahanelerle müvekkili oyaladığını, müvekkili şirketin fatura tanzim etmek amacıyla davalı şirketten haber beklemişse de davalı şirketin müvekkilinin bakiye alacağını ödemeyeceğini şifahen belirtmesi ile birlikte taraflarınca hukuki işlemler başlatıldığını, müvekkili şirketin gerçekleştirmiş olduğu hizmet bedeline ilişkin taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığından, müvekkili şirket alacaklarının piyasa rayiçleri göz önünde bulundurularak tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemlere ilişkin sunmuş oldukları iş teslim tutanakları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle, piyasa rayiç bedeli göz önüne alınarak KDV dahil olarak müvekkili şirket alacaklarının ödenmesi gerektiğini, müvekkili şirket alacaklarının hesaplanırken KDV alacaklarının da hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, müvekkili şirket alacaklarının ödenmesi amacıyla ticari işlerde zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuğa da başvurulmuş ise de davalı şirket tarafından müvekkilinin bakiye hak ediş alacağının ödenmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; belirsiz alacak davasının kabulü ile ileride arttırılmak koşuluyla; müvekkili şirket tarafından yapılan işlerden kaynaklanan ancak müvekkiline ödenmeyen şimdilik 50.000-TL’nin 19/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak davacı müvekkili şirkete ödenmesine, her türlü yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan davanın haksız ve mesnetsiz olup davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin iç giyim ve aksesuarlarının imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı işi ile iştigal ettiğini, müvekkili şirket tarafından davacıya muhtelif zamanlarda dikim için kumaş teslim edildiğini ancak davacı tarafın müvekkilinin tüm taleplerine rağmen, söz konusu ürünleri dikerek müvekkiline iade veya teslim etmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından davacı tarafa keşide edilen Bakırköy ...... Noterliğinin 18.11.2022 tarih ve ...... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile özetle; ihtarnamenin tebliği tarihinden itibaren en geç yedi (7) gün içinde davacıya dikim için teslim edilen ürünlerin müvekkiline teslim edilmesi, aksi halde ürün bedelinin müvekkiline ödenmesinin ihtar edildiğini, ancak davacı şirket tarafından söz konusu ürünlerin müvekkiline teslim veya iade edilmediği gibi ürünlerin bedelinin de müvekkiline ödenmediğini, davacı şirket tarafından konu ürünlerin ihtarnameye rağmen teslim ve iade edilmemesi nedeniyle konu kumaş/ürünler nedeniyle davalı şirket adına; 05.12.2022 tarih ve ....... nolu 849.345,48 TL bedelli e-faturanın düzenlenerek davalı şirkete tebliğ edildiğini, davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin davacı taraftan 05.12.2022 tarih ve ...... nolu 849.345,48 TL bedelli e-fatura nedeniyle alacaklı olduğunu, davalı şirket tarafından faturaya ve içeriğine yasal süresi içinde itiraz edilmediği gibi bu faturanın iade de edilmediğini, bu nedenle konu fatura ve bedelinin davalı hesabına borç olarak kaydedildiğini, yine bu faturanın müvekkili şirket ve davacı şirket tarafından da BA ve BS formlarıyla ilgili vergi dairesine beyan edilip bildirildiğini, ayrıca hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan -kumaşların/ürünlerin dikim için davacıya teslimine ve dikimi yapılan kumaşların/ürünlerin müvekkil şirkete teslimine ilişkin- tutanakların incelenmesi neticesinde davacı şirket tarafından yukarıda bahsi geçen fatura konusu kumaşlar/ürünlerin dışında kalan kumaş ve ürünler olduğunun anlaşıldığını, davacı şirketin müvekkili şirketten talep edebileceği herhangi bir alacağı bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili şirket adına 19.06.2019 tarihinden bu yana 6 adet fatura kesildiğini, bu faturaların cari hesaba işlendiğini ve karşılığının da davacıya ödendiğini, yine davacı tarafın dava dilekçesinde taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığını ve iddia etmiş olduğu alacağın piyasa rayiçleri gözetilerek ve KDV dahil fiyatlara göre tespit edilmesini talep etmişse de davacının bu taleplerinin de kabulünün mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacı tarafın 19.11.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi talebinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu savunarak; zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine, yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ
Dava; Alacak istemine ilişkindir.
Davacı vekili 26/12/2024 tarihinde UYAP sistemi üzerinden gönderdiği dilekçesi ile davadan feragat etmiş, vekaletnamesinin incelenmesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmış; davalı vekili tarafından da yine 26/12/2024 tarihli beyan dilekçesi ile feragati kabul ettiklerini, yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan ettikleri görülmüştür.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Davadan feragat, davacının mahkemeye karşı yapacağı tek taraflı bir irade beyanı olup feragatin geçerliliği için bunun davalı ve mahkeme tarafından kabul edilmesine veya davalının muvafakat etmesine gerek yoktur. Somut olayda, davacı vekilinin feragat beyanı nedeniyle 6100 sayılı HMK’nun 307-312 maddeleri gereğince davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur.
1.Feragat nedeniyle davanın REDDİNE,
2.Feragat ilk celseden sonra gerçekleştiğinden Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60 TL harcın 2/3 oranında hesaplanan 285,06 TL harcın peşin alınan 853,88 TL harçtan mahsubu ile artan 568,82 TL harcın dosya kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, bakiye kısmın hazineye irat kaydına,
3.Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4.Tarafların karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,
7.HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere tarafların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2024 Katip ...... Hakim .....