Esas No
E. 2021/16372
Karar No
K. 2025/1151
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2021/16372 K. 2025/1151 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/16372, K. 2025/1151, T. 22.01.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16372
Karar No
2025/1151
Karar Tarihi
22.01.2025
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2021/16372 E.  ,  2025/1151 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/189 E., 2014/304 K.
SUÇLAR: Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

1.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereğince kamu davası açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan aynı maddenin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesine muhalefet edilmesi nedeniyle hükmün bozulması yönündeki tebliğnamede görüş bildirilimiş ise de; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.03.2023 tarihli ve 2022/11-551 Esas, 2023/177 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde suç oluşturan fiilin, aynı Kanun'un birinci fıkrasının son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarının düzenlenmiş, suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiillerin nelerden ibaret olduğunun hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmış, buna göre sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmış olması, sanığın kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmesi, cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu olmadığı, sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir.

2.Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme ilişkin yapılan incelemede;

Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşıldığından, sanığın temyizi bu nedenle yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.01.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog