1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: *** Esas - ***
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
4.***
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan tazminat (cismani zarar sebebiyle açılan tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'nın sahibi olduğu, diğer davalı ...'nın ise sürücüsü olduğu 51 ...plakalı araç ile müvekkilinin içinde yolcu olarak bulunduğu 01 ... plakalı aracın 22/10/2007 tarihinde Niğde İli'nde çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, trafik kazasının haksız fiil olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin ağır yaralı şekilde 1 ay süre ile Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi ile Özel İbni Sina Hastanesi'nde yatılı vaziyette tedavi gördüğünü belirterek öncelikle kazaya karışan 51 ...plakalı araç ile ayrıca trafik kayıtlarından davalılar adına tespiti yapılacak araçlar ve taşınmazların üzerine dava sonuna kadar ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkili için şimdilik 20.000,00-TL maddi tazminat ile 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın olduğu yerin Niğde olduğunu, yetki itirazlarının olduğunu, dosyanın Niğde Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini, davacı tarafından istenen maddi ve manevi tazminata itiraz ettiklerini, istnen maddi taminatın fahiş olduğunu, manevi tazminat taleplerini de kabul etmediklerini, kusura itiraz ettiklerini, yeniden kusur tespiti istediklerini beyan etmişlerdir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazlarının olduğunu, delillerin tebliğini talep ettiklerini, husumet, zamanaşımı ve derdestlik itirazında bulunduklarını, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı müvekkil şirkete sigortalı aracının kusurlu olduğunu ispatlaması gerektiğini, kusur oranlarının tespiti ile özellikle davacının motosiklet sürücüsü olması dikkate alınarak müterafik kusur açısından da inceleme yapılmak suretiyle mahkemece bu oranlarda ayrı ayrı indirim yapılması gerektiğini, öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini aksi halde delillerin tam ve eksiksiz olarak bir suretinin tebliği ile izah ettikleri nedeniyle sakatlık oranını ve nedenin ise davacının bizzat muayeneye gönderilmek suretile tezspitini, muhakeme masrafları ile vekalet ücretinin davacı tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; trafik kazasına karıştığı belirtilen 51 ...plakalı aracın 13/06/2007 başlangıç ve 13/06/2008 bitiş tarihleri arasında geçerli olmak üzere *** nolu Zorunlu Mali Mesuliyet ( Trafik ) Sigorta Poliçesi ile ... adına maluliyet halinde kaza tarihi itibarıyla şahıs başına azami 80.000,00-TL poliçe limiti ile müvekkili sigorta şirketine sigortalı olduğunu belirterek davanın reddine, aksi halde cevap dilekçesinde belirtilen şekilde hesaplama yapılarak hüküm tesis edilmesine, manevi tazminat talebinin müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin müvekkili sigorta şirketi yönünden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır. Taraflarca nüfus kayıtlarına, sigorta poliçesine, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ilamına, SGK kayıtlarına, tedavi evrak ve grafilerine, adli tıp kurumu raporuna ve bilirkişi incelemesine delil olarak dayanılmıştır. Davacının nüfus kayıt örneği çıkarılarak dosya arasına alınmıştır. Davacının, davalılar ... ve ...'nın sosyal ve ekonomik durum araştırması için ilgili emniyet müdürlüklerine müzekkereler yazılmıştır.
Davalı sigorta şirketlerinden sigorta poliçeleri, ekleri, hasar dosyası, varsa yapılan ödemelere ilişkin kayıt ve belgeler istenmiş gelen cevaplar incelenip dosyasına konulmuştur. Kazaya karışan her iki aracın kaza tarihindeki maliklerinin kim olduğu trafik tescil şube müdürlüklerinden sorulmuş, gelen cevaplar incelenip dosyasına konulmuştur.
Davacı ...'nin dava konusu trafik kazasından dolayı yaralanmasına ilişkin olarak gördüğü muayene ve tedavilerine ilişkin tüm tıbbi rapor, kayıt, belge, film ve grafileri, hasta dosyaları Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne ve Özel İbni Sina Hastanesine yazılan müzekkerelerle istenilmiştir. gelen cevaplar okunarak dosyasına konulmuştur. Dava konusu kazayla ilgili Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin *** Karar sayılı ceza dosyasının bir sureti dosyaya celbedilip incelenmiştir. Yargılama sırasında bildirilen taraf tanıkları usulünce dinlenmişlerdir.
Tüm delil ve belgeler toplandıktan ve tanıklar dinlendikten sonra dosya Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilerek dava konusu trafik kazasından dolayı oransal kusur durumlarını gösteren raporun düzenlenmesi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi'nin 21/09/2016 tarih ve 4980 sayılı raporda:" sürücü ***'nin %25 ( yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, sürücü ...'nın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Davacının yaralanması nedeniyle geçici veya sürekli işten güçten kalıp kalmadığı, kalmışsa niteliği ve süreleri, varsa maluliyeti ve oranı yönlerinden Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'na sevki sağlanarak adli raporunun düzenlenmesi istenilmiştir. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp anabilim Dalı Başkanlığı'nın 24/08/2016 tarih 2134 sayılı raporda:" Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ( önceki adı ile SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü) kapsamında birlikte değerlendirildiğinde ***'nin 22/10/2007 tarihinde geçirdiği dalak laserasyonu ve sol üst ekstremitede (2-3/5) kuvvet kaybı ile sol humerusta kaynamamış ( nonunion) cisim kırığı ve deformite nedeniyle;
1.üç( 3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı ( tıbbi şifa süresinin 3(üç) ay olduğu), 2- Vücut genel çalışma gücünden %29,76 ( yüzde yirmidokuzvirgül yetmişaltı) oranında kaybettiği kanaatini bildirir rapordur" şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Kusur ve maluliyete ilişkin raporlar da alındıktan sonra dosya, istenen maddi tazminat talepleri yönünden inceleme, değerlendirme ve hesaplama yapılmak üzere Aktüerya bilirkişisine tevdi edilerek rapor sunması istenilmiştir. Aktüerya bilirkişisi *** 11/12/2016 tarihli raporda:" Davacının geçici iş göremezlik zararı 1.312,87-TL, davacının maluliyet zararı toplamı 122.997,29-TL olup toplam zararının 124.310,17 TL olduğu, bu zararın oluşumunda 01 ... plakalı aracın sürücüsü*** %25, davalı ...'nın %75 kusurlu olması nedeni ile ortaya çıkan zararın %25inden ... AŞ, %75inden ise diğer davalılar müşterek ve müteselsil olarak sorumludur." şeklinde rapor düzenlenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE
Dava trafik kazası nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Bu dava ilk olarak mahkememize açılmış, mahkememizin 2014/205 Esas 2014/208 Karar sayılı ilamıyla görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kararın temyizi nedeniyle dosya ilgili Yargıtay dairesine gönderilmiştir.Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/04/2015 tarih, 2014/20048 Esas ve 2015/5315 Karar sayılı ilamıyla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozulmuş ve dosya mahkememize iade edilmiştir. Mahkememizin işbu 2015/1402 Esasına kaydı yapılmış, yargılamasına devam edilmiş, taraflarına tebligatlar yapılmış ve Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizde evvelce yapılan yargılama sonunda 24/04/2017 tarihli, *** Karar sayılı gerekçeli kararı ile Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre davalı sürücünün %75 oranında kusurlu olduğu, yine davacının alınan rapora göre % 29,76 oranında sürekli çalışma gücünü yitirdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 124.310,00.-TL maddi tazminatın sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden diğer davalılar yönünden ise olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline, yine 15.000,00.-TL manevi tazminatın sigorta şirketleri dışındaki davalılardan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiştir.
Mahkememizin 24/04/2017 tarihli, 2015/1402 Esas ve 2017/365 Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davacı vekili ve davalılar ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi tarafından icra edilen istinaf incelemesi sonunda 27/10/2020 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı ile karşı aracın hatır taşıması indiriminden yararlanamayacağı, müterafik kusur indirimine yönelik iddianın davalı yanca ispat edilememesi, manevi tazminat tutarının yerinde olduğu, tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gözetilerek davacı ile davalılar ... ve ... vekillerinin diğer istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak davacı ev hanımı olup kaza tarihinde herhangi bir işte çalışmadığı, ancak raporda asgari geçim indiriminin (AGİ) dikkate alınmasının hatalı olduğu, davacının çalışma gücü kaybına yönelik itirazı yönünden duruşma açılarak Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan alınan raporda; maluliyet oranının %30.2 olarak belirlendiği, iyileşme süresinin 8 ay olduğu, AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden ve belirlenen çalışma gücü kaybına göre yeniden bilirkişiden rapor alındığı, istinaf aşamasında sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilerek davacı vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 124.310,00 TL maddi tazminatın (davalılar ... ve ...'nın 118.360,09 TL ile sorumlu olmak üzere) davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihinden, davalılar ... A.Ş. ve ... A.Ş. (Bereket Sigorta A.Ş.) yönünden poliçe limitleri ile sınırlı olma kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline, davalı ... ve ... yönünden fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2020 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz edilmiştir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi sonunda 20/03/2023 tarihli, 2021/12658 Esas ve 2023/3994 Karar sayılı ilamı ile "... Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle ilgili Yönetmelik'in A cetveli VII. listede aktif olmayan taraf için 1/5 oranında indirim yapılmasının düzenlenmiş olmasına, sürücü davacının eşi olup hatır taşıması indirimi uygulanmamasının yerinde olmasına, hatır taşıması indiriminden karşı aracın yararlanmasının mümkün olmamasına, davalı sigorta şirketlerinin İlk Derece Mahkemesince verilen karardan sonra yapmış oldukları beyan edilen ödemenin kararın infazı amacıyla icra dosyasına yapılan bir ödeme olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Davacının hak kazanabileceği sürekli iş göremezlik kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve hükme esas kabul edilen 19/03/2017 tarihli bilirkişi raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için Asgari Geçim İndirimi (AGİ) bedeli dâhil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan davacı için, iş gücü kaybı (efor kaybı) tazminat hesabı yapılırken tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dâhil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gerekir. Bu nedenle bilirkişi raporu hatalıdır. Açıklanan nedenlerle; davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. ... Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 27/10/2020 tarihli ve 2018/2549 Esas, 2020/1300 Karar sayılı kararının yok hükmünde olması sebebi ile ortadan kaldırılmasına, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına,.." karar verilmiştir.
İade edilen dava dosyası mahkememizin 2024/190 Esas sırasına kaydedilmiştir. Yeniden yapılan duruşmada Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/03/2023 tarihli, 2021/12658 Esas ve 2023/3994 Karar sayılı bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
Mahkememizce uyulan Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda daha önce rapor veren aktüer bilirkişi ***'a dava dosyasının tebliği ile yargıtay bozma ilamında açıklandığı üzere davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmasın, pasif dönem hesabının ise kök rapordaki gibi yapılması ve yargıtay bozma ilamındaki hususları kapsar şekilde ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir.
Ek rapor tanzimi için bilirkişi Alpaslan Özaslan'ın kısıtlılığı kalkmadığı ve bu nedenle kendisine görevlendirme yapılamadığı takdirde HMK'nun 30. maddesi hükmü dikkate alınarak yargılamanın çabukluğu ve ucuzluğu ilkesine nazaran anılan bilirkişiden ek rapor aldırılması ve bu konuda Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılması yerine yetki alanımız içerisinde bulunan bir aktüer bilirkişinin resen seçilerek Yargıtay bozma ilamında açıklandığı üzere davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabı yapılmasın, pasif dönem hesabının ise kök rapordaki gibi yapılması ve Yargıtay bozma ilamındaki hususları kapsar şekilde ek rapor tanzimi için bilirkişiye görev verilmesine karar verilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/09/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; -Geçici iş göremezlik zararının 1.269,19 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 80.000,00 TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması ve tüm zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla zararın tamamından sorumlu olduğu, - Sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 115.334,47-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 80.000,00-TL) aştığı, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması ve tüm zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 80.000,00-TL ile sınırlı olduğu, sigorta şirketi tarafından ilk karar tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, kanaatinde olduğu" belirtilmiştir.
Kusur durumunun değerlendirmesinde; 22/10/2007 günü saat sıralarında sürücü Abdullah Birinci'nin sevk ve idaresindeki 01 ... plaka sayılı otomobili ile Eski Kayseri Yolunu takiben İl Merkezi istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada otomobilin ön kısmıyla seyir istikametine göre yolun solundan, 21. Sokağı takiben kavşağa giriş yapan davalı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki 51 ... plaka sayılı kamyonetin sağ yan kapı kısmına çarpması neticesi davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir.
Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen 21/09/2016 tarihli raporda özetle; "Sürücü Abdullah Birinci sevk ve idaresindeki otomobili ile olay mahalli kavşağa geldiği esnada seyir istikametine göre yolun solundaki sokaktan ana yola giriş yapan kamyonet nedeniyle uyarıda bulunmayarak zamanında etkin fren tedbiri almadığı kazada dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışı ile tali kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonet ile ilk geçiş hakkını ana yol üzerinde seyreden otomobil sürücüsüne verdikten sonra kavşağa girmesi gerekirken ,kontrolsüz şekilde kavşağa girdiği ,ilk geçiş hakkını ana yol üzerinde seyreden otomobil sürücüsüne vermediği, anayol üzerinde seyreden otomobilin hız ve mesafesini gözardı ederek kontrolsüz şekilde ana yola çıktığı kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranışı ile olayda asli kusurludur. Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; a)Sürücü Abdullah Birinci'nin %25 (yüzde yirmi beş) oranında kusurlu olduğu, b)Sürücü ...'nın %75 (yüzde yetmiş beş) oranında kusurlu olduğu" şeklinde tespitte bulunulmuş olup Adli Tıp Kurumu Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi'nce düzenlenen bu tarihli rapor, gerek kaza tespit tutanağı, Niğde 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/1001 Esas 2014/286 Karar sayılı sayılı dava dosyası ve diğer tüm delillerle ve gerekse olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Dava konusu edilen maddi zarar istemlerine ilişkin değerlendirmede; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6197 Esas ve 2021/8738 Karar Sayılı ilamı)
Eldeki davada, Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen 24/08/2016 tarih 2134 sayılı raporda: "Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği (önceki adı ile SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğü) kapsamında birlikte değerlendirildiğinde ...'nin 22/10/2007 tarihinde geçirdiği dalak laserasyonu ve sol üst ekstremitede (2-3/5) kuvvet kaybı ile sol humerusta kaynamamış (nonunion) cisim kırığı ve deformite nedeniyle;
1.üç( 3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3(üç) ay olduğu), 2- Vücut genel çalışma gücünden %29,76 (yüzde yirmidokuzvirgül yetmişaltı) oranında" olduğu belirlenmiş olup, kaza tarihi gözetilerek 24/08/2016 tarihli işgöremezlik raporu dosya kapsamı ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Aktüer bilirkişi raporuna ilişkin değerlendirmede;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/6241 Esas, 2021/8658 Karar Sayılı ilamında "Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen"Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir." demek suretiyle bakiye ömür sürelerinin TRH 2010 Tablosu'na göre belirleneceğini açıklamıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/5068 Esas, 2021/3211 Karar sayılı ilamında ve aynı Dairenin 2021/2781 Esas, 2021/2223 Karar sayılı ilamında ve Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/6352 Esas, 2020/8575 Karar sayılı ilamında %1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerektiğini vurgulamıştır. Bu itibarla yukarıda yazılı emsal Yargıtay kararları ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 24/03/2022 tarihli, *** Karar sayılı karar ilamı dikkate alınarak aktüer bilirkişiden bilirkişi raporu alınmıştır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce icra edilen temyiz incelemesi sonunda 20/03/2023 tarihli,*** Karar sayılı ilamında davacının aktif dönemi olarak kabul edilen süreç için de AGİ dâhil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) konusunda rapor aldırılmasına işaret edilmiştir.
Aktüer bilirkişi ... tarafından düzenlenen 25/09/2024 tarihli raporda özetle; "Davacının dava konusu kaza sonrasında; geçici iş göremezlik zararının 1.269,19-TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketleri tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 80.000,00-TL) kapsamında kaldığı, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması ve tüm zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla zararın tamamından sorumlu olduğu, sürekli iş görmezlik (maluliyet) zararının 115.334,47-TL (Talep 100,00-TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 80.000,00-TL) aştığı, dava dilekçesinde kusura dayanılmaması ve tüm zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilinin talep edilmesi sebebiyle sigorta şirketlerinin kusur oranları nispetinde bir birlerine rücu hakları saklı kalmak kaydıyla sorumluluklarının ayrı ayrı 80.000,00-TL ile sınırlı olduğu, sigorta şirketi tarafından ilk karar tarihinden sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınması gerektiği, kanaatinde olduğu" bildirilmiştir. Bu rapor; dosya içinde bulunan delillere, Yargıtay bozma ilamına ve yerleşik Yargıtay uygulamalarına uygun, ayrıca denetime elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. Davalıların sorumluluğu ve husumet itirazına ilişkin ilişkin değerlendirmede;
İşleten tanımı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde "işleten" tanımı; “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nun 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür. 2918 sayılı KTK'nun 85. maddesi; “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Dava konusu olayda kazaya karışan 51 ...plakalı aracın trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihi itibarı ile davalı ... adına trafikte kayıtlı olduğu, kaza tarihinde sürücüsünün davalı ... olduğu, bu aracın *** Sigorta A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, yine kazaya karışan 01 ... plakalı aracın davalı ... A.Ş. nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, "İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1. maddesinde, "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar."; 85/son. maddesinde ise, "İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." hükümlerine yer verilmiştir. Yine, aynı sorumluluk olgusu Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de benzer düzenlemeye yer verilmiştir. Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık bu yönüyle haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Davalı ...'nın işleten sıfatı ile, davalılar Bereket (Işık) Sigorta A.Ş.'nin ve ... A.Ş.'nin ZMMS sigortacısı olmaları sıfatı ile sorumlulukları söz konusu olup, davalı ...'nın sorumluluğu ise haksız fiil hükümlerine dayanmaktadır. Buna göre davacı ...'nin trafik kazasından kaynaklanan maddi zararını araçların sürücüsünden, aracın işleteninden ve kazaya karışan araçların ZMMS poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketlerinden talep etmesinin mümkün olduğu, yine davalı sigorta şirketlerinin sorumluluğunun ZMMS poliçesi teminat limiti ile sınırlı olduğu değerlendirilmiştir.
Dava konusu edilen manevi zarar istemine ilişkin değerlendirmede;
Zaman itibarı ile somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünü zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedelsel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarında da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiştir.
Ayrıca 22/06/1966 tarih ve 2/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda manevi tazminat, bir ceza ya da gerçek anlamda bir tazminat olmayıp, zarara uğrayan kişinin manevi ıstırabını bir nebze dindiren, ruhsal tahribatını onaran bir araç olabileceğini belirtmiştir.
Dosya kapsamı ve toplanan bütün delilere göre kazanın oluş şekli, kazanın oluşumunda davalı ... adına trafikte kayıtlı olan kazaya karışan 51 ...plaka sayılı araç sürücüsü ...'nın %75 oranında ve 01 ... plaka sayılı araç sürücüsü dava dışı Abdullah Birinci'nin %25 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazaya etken kusurunun bulunmadığı, yine davacının zararın doğmasına veya artmasına sebep olan mütefarik kusurunun olmadığı, davacının bu trafik kazası sonucu meydana gelen dalak laserasyonu ve sol üst ekstremitede (2-3/5) kuvvet kaybı ile sol humerusta kaynamamış (nonunion) cisim kırığı ve deformite nedeniyle;
1.üç( 3) ay süreyle mutat iş ve gücünden kaldığı (tıbbi şifa süresinin 3(üç) ay olduğu), 2- Vücut genel çalışma gücünden %29,76 (yüzde yirmidokuzvirgül yetmişaltı) oranında olduğunun sağlık kurulu raporu ile tespit edildiği, bu nedenle davacının 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinin 1. fıkrası uyarınca manevi tazminat talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının davaya konu trafik kazasında yaralanmasının ağırlığı, davalıların kusur durumu, kusurun tamamen davalılarda olması, davacının kusurunun olmaması, davacının kazada yaralanması nedeniyle uzun süreli tedavi görmek durumunda kalması, maluliyeti, duyduğu elem ve üzüntüler, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihine göre paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri,
TBK'nun 56. maddesinin hükmü ve yukarıda sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararı ve usuli kazanılmış haklar bir arada değerlendirildiğinde davacının manevi tazminat talebinde haklı olduğu değerlendirilmiş ve davacının manevi tazminat davasının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının ... ve ... hakkındaki fazlayla ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmıştır. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Yargılama sonunda tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak; davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 1.312,87-TL geçici iş göremezlik zararı ve 123.380,93-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 124.203,09-TL maddi tazminattan davalı ... A.Ş. ve davalı Bereket (Işık) Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi teminat limitinden, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden dava tarihi olan 16/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar ... ve ...'nın ise 1.312,87-TL geçici iş göremezlik zararı ve 115.334,47-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 116.647,34-TL'lik kısmından trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının ... ve ... hakkındaki fazlayla ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, ilk karardan sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır.
1.Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile 1.312,87-TL geçici iş göremezlik zararı ve 123.380,93-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 124.203,09-TL maddi tazminattan davalı ... A.Ş. ve davalı Bereket (Işık) Sigorta A.Ş.'nin geçici iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sağlık/tedavi teminat limitinden, sürekli iş göremezlik zararı yönünden ZMMS poliçesinin sakatlık/ölüm teminat limiti üzerinden dava tarihi olan 16/06/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sorumlu olmaları, davalılar ... ve ...'nın ise 1.312,87-TL geçici iş göremezlik zararı ve 115.334,47-TL sürekli iş göremezlik zararı olmak üzere toplam 116.647,34-TL'lik kısmından trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte sınırlı sorumlu olmaları koşulu ile davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacının davalılar ... ve ... hakkındaki fazlaya ilişkin maddi tazminat istemlerinin REDDİNE,
3.Davacının manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 15.000,00-TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan 22/10/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacının ... ve ... hakkındaki fazlayla ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,
5.İlk karardan sonra yapılan ödemelerin infaz sırasında dikkate alınmasına,
6.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince hükmedilen maddi tazminat yönünden alınması gereken 16.452,49-TL karar ve ilam harcından davacıdan peşin olarak alınan 239,10-TL ile 357,00-TL ıslah harcı toplamının mahsubu ile bakiye eksik kalan 15.856,39-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
7.492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince hükmedilen manevi tazminat yönünden alınması gereken 1.024,65-TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına,
8.Davacı tarafça yatırılan 25,20-TL başvurma harcı, 239,10-TL peşin harç ve 357,00-TL ıslah harcı, temyiz yoluna başvurma harcı 267,80-TL, istinaf yoluna başvurma harcı 85,70-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
9.Davacı tarafça bozma öncesinde yapılan 84,60-TL müzekkere gideri, 542,00-TL tebligat gideri, 247,40-TL adli tıp ve postası masrafı, 59,00-TL talimat gideri, 18,00-TL temyize gönderme masrafı, 350,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.301,00-TL ve bozma sonrasında yapılan 60,00-TL e-tebligat gideri, 590,00-TL tebligat gideri ve 2.500,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 3.150,00-TL ve genel toplamda 4.451,00-TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesap edilen 4.447,17-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacının üzerinde bırakılmasına,
10.Davalı ... tarafından bozma öncesinde yapılan 82,00-TL tebligat, 59,00-TL talimat gideri, 9,00-TL müzekkere masrafı olmak üzere toplam 150,00-TL nin davanın kabul oranına göre 18,64-TL'nin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, bakiyesinin bu davalı üzerinde bırakılmasına,
11.6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflara yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
13.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden lehine takdir olunan manevi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap ve taktir olunan 15.000,00-TL nispi vekalet ücretinin ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
14.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra temyiz incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin ile davalı ***A.Ş. vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2024 Katip ***
(e-imzalıdır)
Hakim ***
(e-imzalıdır)